Ay ve Güneş

/

 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  Video BölümüVideo Bölümü  
SIK KULLANILAN BÖLÜMLER
Tıkla Dinle Kutucukları & Maneviyat& Aşk ve Sevgi & Lakırdı Ovası & SEYR-i ALEM & DİVAN-I EDEBİYAT
GİTMEK İSTEDİĞİNİZ BÖLÜMÜN İSMİ ÜZERİNE TIKLAYIN
EN SON GÖNDERİLEN 10 MESAJ
Konu Yazan GöndermeTarihi
C.tesi 17 Haz. 2017, 13:04
Perş. 25 Mayıs 2017, 09:45
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:58
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:56
Perş. 04 Mayıs 2017, 09:33
Salı 25 Nis. 2017, 09:47
Çarş. 19 Nis. 2017, 09:57
Perş. 30 Mart 2017, 09:46
Perş. 23 Mart 2017, 09:03
Ptsi 20 Mart 2017, 09:18

Hamakattan koru bizi Allah'ım

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
mcnn38
Admin
avatar

Erkek
Yaş : 36 Kayıt tarihi : 04/09/08 Mesaj Sayısı : 1871 Nerden : Geliyon İş/Hobiler : Yaşamak Lakap : GARİB

MesajKonu: Hamakattan koru bizi Allah'ım Salı 09 Haz. 2009, 09:04





İSKENDER PALA
i.pala@zaman.com.tr

Hamakattan koru bizi Allah'ım
Eskiler "Hamakatın remzi merkeptir" derlermiş. Yani ahmaklık ve budalalık konusunda tarifler ve tanımlamalar yetersiz kaldığında eşeğe bakmak, ahmaklığın ne olduğunu anlamak için yeterli sayılırmış.
Ahmaklığın ifadesi için sözlüklerde bönlük, kıt akıllılık, anlayışsızlık gibi karşılıklar yer alır. Oysa ahmaklığı en iyi halk tanımlamıştır. Ahmak birisi için "kalın kafalı" derler. Bir insan sizi anlayamaz duruma gelmişse, anlatılan şeyin inceliğini kavrayamıyorsa, yani zekâsı kıt kalıyorsa kalın kafalı sayılır.

Nitekim halk arasında birisine "bön, anlayışsız" denirse pek o kadar kızmaz, ama "kalın kafalı" denilince birdenbire kendisine hakaret edildiğini düşünür. Hiç kimse üzerine alınmasa da cemiyette ahmakların sayısı hiç de az değildir. Söyleneni anlayamayan cahil ahmaklardan başlayıp anlamamakta ısrar eden entelektüel hamakat erbabına kadar ahmaklık derece derecedir. Bazen akıl kumaşındaki küçük bir defo gibidir, tamir edilirse anlaşılmaz, ama bazen koca bir deliktir ki tamiri imkânsız olur. Bazen anatomik bir hastalıktır ki devası mümkün değildir.

Ahmaklık ne zaman ciddi, ne zaman şaka olduğu anlaşılmayan bir söz gibidir; insanı sonuçtan daima uzak tutar. Bu yüzden, ahmaklarla oturup kalkmak insanın ömür törpüsüdür. Amaç doğru olsa da gidilen yol yanlışa çıkar. Bu yüzden ahmaklar, süngerin suyu çektiği gibi insanın şevk ve gayretini sömürüp ziyan ederler; havanın suyu yavaş yavaş buharlaştırması gibi ahmaklar da insandan bir şeyleri çalar, ruh hırsızlığı yaparlar. Ahmaklık zehirli bir tür sarmaşıktır ki selvi boyluları, çınar heybetlileri sardığı vakit içini kurutur, hayat suyunu çalar, özünü yitirtir. Ahmak öyle bir hırsızdır ki muhatabındaki enerjiyi, gülümsemeyi, iyi niyeti velhasıl hayat ısısını çalıp götürür. Onun olduğu yere öyle bir soğukluk yayılır ki kolunuz kanadınız kırılır. Kuşu kafesinden kaçan bir vali "Aman şehrin kapılarını kapattırınız!" diyorsa vay o valinin hamakatına!..

Hz. Ömer, "Ey insan!. Seni ihsanı bol Rabbine karşı aldatan nedir?" ayetini (İnfitar, 6) okuyunca, "Ahmaklıktır, ey Allah'ım!" diye cevap vermiş.

Doğu medeniyetinde ahmaklık üzerine sayısız hikâyeler anlatılmış, pek çok kitaplarda bölümler yazılmıştır. Bunların tamamı ahmaklıktan kaçınmak ve insanları hamakattan uzaklaştırmak içindir. Bilmiyorum Batı dünyasında da hamakat üzerine kitaplar yazılmış mıdır; yahut oralarda da ahmaklık bizdeki kadar yaygın mıdır?!.. Ahmaklık öyküleri içinde en ziyade hoşa giden bir

tanesini Mevlânâ hazretleri Mesnevi'sinde yazmıştır. Hz. İsa'nın ahmaklardan kaçış öyküsüdür bu. Özetleyelim (b.2570-2597):
"Hz. İsa, dağa doğru kaçıyordu. Gören, peşinde bir aslan var sanırdı. Birisi ardından yetişip sordu:

-Hayrola! Kuş hızıyla kaçmak niye? Peşinde birisi yok!
Hz. İsa telaşından onu duymadı bile; cevap vermeden koşmaya devam etti. Adam da peşinden... Sonunda tekrar yetişip bağırarak sordu:

-Allah için azıcık dur! Böyle kaçışın dert oldu bana. Kimden kaçıyorsun? Peşinde ne bir düşman, ne bir canavar var!..
-Ayağımı bağlama benim. Kaçtığım bir ahmaktır, bırak da kendimi kurtarayım.

-Hayret!.. Nefesi ile körleri ve sağırları iyileştiren sen değil misin?
-Benim!

-O halde neden korkuyorsun ey temiz ruh! Her istediğini yaptıktan, her mucizeye sahip olduktan sonra kim sana kul olmaz?! Kim önünde köle olmaz?!..

-Ruhu yaratıp ona örneksiz beden giydiren Allah'a; tertemiz sıfatlarının ve adlarının hürmetine göklerin yaka yırttığı Allah'a yemin ederim ki onun ism-i azamını sağıra okudum kulağı açıldı; köre okudum gözü görür oldu, kayalık bir dağa okudum, dağ çatladı; ölmüş bir adamın cesedine okudum, adam dirildi; hiçbir şey olmayana okudum, meydana geldi, fakat ahmakların gönlüne okudum, hem de sevgiyle, şefkatle yüz binlerce kere okudum, yine de faydası olmadı. O ahmak bir taş kesildi de ahmaklık tabiatından dönmedi, çorak bir kum oldu da bir tek ot bitmedi.
-İsm-i azamın her şeye tesiri olduğu halde ahmağa tesir etmemesinin nedir hikmeti? Onlar da hasta, bu da hasta; onlara derman oluyor da neden buna olmuyor?

-Hamakat Allah'ın bir kahrıdır. Hastalıklar, körlük, sağırlık ise kahır değil, bir belaya uğrayıştır. Ahmaklık insana vurulmuş İlahi bir dağlama mührüdür ki kimse çaresini bulamaz."

KİNAYE

Muallim Cudî Efendi Selanik İdadisi'nde bir gün, sersemce ve tembel bir çocuğun dersi dinlemeyerek, yanındakini de konuşturduğunu görmüş. Çocuğu yanına çağırıp eliyle kapıyı işaret ederek:

—Dışarı çık, demiş. Seni hamakat bekliyor.
Çocuk kelimeyi isim sanıp çıkmış. Bir dakika sonra geri girmiş:
—Kimseyi bulamadım efendim!
Cudî Efendi, zehirli bir gülüşle:
—O senden ayrılmaz. Otur yerine, dilini tut.

_________________
Yoruldum her sabah, dönüşüne dair düş görmüş olarak uyanmayı hayal etmekten.
Ben yalanına bile razıyım artık seninle ilgili her şeyin. Bir umudun, bir güneşin...

Yürek sancımın tek refakatçisi, sözcüklerimin yegane bekçisi..
Aldırma satırlarıma bulaşmış hüzün rutubetine.
Önemseme kendimle olan savaşın galibine.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://med-cezir.eniyiforum.org

Hamakattan koru bizi Allah'ım

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ay ve Güneş :: TEMAŞA MEYDANI :: Aşk ve Sevgi :: SİZDEN GELENLER :: Lakırdı Ovası -

/

Yeni bir forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Ücretsiz blog