Ay ve Güneş

/

 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  Video BölümüVideo Bölümü  
SIK KULLANILAN BÖLÜMLER
Tıkla Dinle Kutucukları & Maneviyat& Aşk ve Sevgi & Lakırdı Ovası & SEYR-i ALEM & DİVAN-I EDEBİYAT
GİTMEK İSTEDİĞİNİZ BÖLÜMÜN İSMİ ÜZERİNE TIKLAYIN
EN SON GÖNDERİLEN 10 MESAJ
Konu Yazan GöndermeTarihi
C.tesi 17 Haz. 2017, 13:04
Perş. 25 Mayıs 2017, 09:45
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:58
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:56
Perş. 04 Mayıs 2017, 09:33
Salı 25 Nis. 2017, 09:47
Çarş. 19 Nis. 2017, 09:57
Perş. 30 Mart 2017, 09:46
Perş. 23 Mart 2017, 09:03
Ptsi 20 Mart 2017, 09:18

Kadının soyunma özgürlüğü olur ama örtünme özgürlüğü olmaz

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
mcnn38
Admin
avatar

Erkek
Yaş : 37 Kayıt tarihi : 04/09/08 Mesaj Sayısı : 1871 Nerden : Geliyon İş/Hobiler : Yaşamak Lakap : GARİB

MesajKonu: Kadının soyunma özgürlüğü olur ama örtünme özgürlüğü olmaz Salı 23 Haz. 2009, 11:12

Bir süredir gündemde ve uzun sürede gündemden düşmeyecek. Ayşe Arman’ın, Nihat Odabaşı’na çektirdiği fotoğraflar.
Kendi deyimiyle “baştan çıkarıcı kadın pozları”.
Eşinin isteğiyle“seks fotoğrafları değil seksi fotoğraflar”.
Kimseyi ilgilendirir mi? Yok, kesinlikle ilgilendirmez. İstediği gibi çektirir fotoğrafları. Ve isteyen bakar. Üzerine konuşur, geyik çevirir. Ya da bakmaz başını çevirir.
Gazetesindeki yazar arkadaşları, hemen hiç kimse bu fotoğraflar hakkında olumsuz yorum yapmadan “kadının bedeni üzerindeki söz sahibi olması hakkında” yazıp ona destek verdiler. Dedim ya kime ne..Desteğe ihtiyacı yok ki..
Ama destek yazısı yazan arkadaşlarla ilgili bir kafa karışıklığı içindeyim. Bu demokrat ve hoşgörülü arkadaşlarımızın çifte standartları olduğunu düşünüyorum. Ve onlara sormak istiyorum:
Peki bir kadın bedeni üzerindeki özgürlüğünü kullanıp soyunabiliyor da niye bir kadın bedeni üzerindeki özgürlüğünü kullanıp örtünemiyor?
Biliyorum çoğunuzun cevabı hazır: Babaları, ağabeyleri, kocaları zorluyor. Kendi özgür iradeleri değil ki.
.Ne ilginç bir düşünce tarzı. Kafası açık tüm kadınlar sonuna kadar özgür, rahat, istediğini yapıyor ama kafasını örten kadınlar o kadar zavallı ki her şeyi emir komuta zinciri içinde yapıyor. Gerçekten inanıyor musunuz siz buna?
Ya da kimileri çağdaşlıktan bahsedecek: “Bu devirde örtünülür mü hiç? “
Örtünülür de soyunulur da…
Bu devrin bana göre en önemli özelliği “daha çok demokrasi, daha çok insan hakları” ile özdeşleşiyor olması. Yani kimsenin kimseye müdahale etmeden, zorlamadan, birbirinin hakkına saygı duyarak birlikte yaşaması.
Benim için soyunmak ya da örtünmek çağdaşlık veya çağdışılık diye tanımlanacak filler değil. Ne kimse soyundu diye çağdaş olur ne de diğeri örtündü diye çağdışı..
Fikir jimnastiğine devam. Diyeceksiniz ki. “Ya mahalle baskısı”. Örtünmek istemediği halde zorlananlar. Ya da örtüsüz yaşamak isteyip, etraflarından korkup örtünenler. O zorlayanlarla mücadele hepimizin boynunun borcu. Kanun falan yetmez öncelikle vicdanlarımızla dur demeliyiz bu baskıcılara.
Ama biliyor musunuz farklı bir mahalle baskısı daha var üzerimizde. Hepimizin ne giyeceğimizden, nerede yiyeceğimize, nerede eğleneceğimizden, ne şekil davranacağımıza kadar yaşam şeklimizin belirlenmeye çalışıldığı bir baskı bu. Öyle giyinmezsek, eğlenmezsek, yaşamazsak, “çağdaş Türkiye bu imiş” gibi kabul ettirilmeye çalışılan düzenin, dışındaki kişiler gibi görünme-gösterilme endişesi taşıyoruz.
Onların çizdiği bir resim var. Ve bu resmin biraz dışına taşan her insan, fikir, yaşam tarzı; “yok sayılmaya, ezilmeye, horlanmaya, aşağılanmaya” çalışılıyor.
Kendini dini otorite sayıp kişilerin inançlarını yargılayanlar kadar kendini çağdaşlığın otoritesi görüp insanların yaşam tarzlarını kendilerine göre belirlemeye çalışanlar da rahatsız ediyor beni.
Yazıyı Ayşe Arman’ın çektirdiği fotoğraflarla ilgili yazdığı yazının bir bölümüyle bitirmek istiyorum. Bakın Türkiye’nin en özgür kadını ne diyor:
“ En büyük hayallerimden biri...

40 olmadan Nihat Odabaşı’na "baştan çıkarıcı bir kadın" olarak poz vermekti.

Sevgilime sordum:

"Yapabilir miyim?"

"Ben senin baban değilim, benden izin almana gerek yok!" dedi.

"Yooook yemezler!" dedim.

"Hiçbir şeyden korkmuyorum ama seni kaybetmekten korkuyorum. Kontrollü bir kontrolsüzlük yaşamak istiyorum o kadar..."

Güldü.

"Sonra da o fotoğrafları yatak odamıza asacaksın di mi?"

"Evet" dedim, "Sen benim beynimi okuyorsun!"

"Yap ama seks fotoğrafları olmasın, seksi fotoğraflar olsun..." dedi.

Sözünü ettiği ayrım, bayağılık ve samimiyet arasındaki ince çizgi gibi bir şeydi.

"Tamamdır" dedim.

Yine de kendime güvenemedim.

(İtiraf ediyorum, ben bazen bayağılıktan da hoşlanıyorum)

"Nihat’ın pespaye bir şey yapmasına olanak yok, ama fotoğraflar senin de onayından geçsin, öyle verelim Hello’ya" dedim.

Ekledim: "Yine de bir sürü insan, sevgilisi nasıl izin vermiş diyecektir..."

"Desinler, umurumda değil" dedi, "Seninle birlikte olmaya karar verdiğim gün, bir sürü şeyi göze almam gerektiğini biliyordum..."


Şimdi bu diyalogu başka bir kadının ağzından yazalım.
Başımı örtmeye karar verdim ve örtümle Nihat Odabaşı’na bir fotoğraf çektirmeye gidecektim. Sevgilime sordum:
“Yapabilir miyim?”
“Ben senin baban değilim bana sormana gerek yok” dedi.
“Yokkk” dedim. Yemezler”
Diyalogu alın yazıdan kendiniz devam ettirin. Ama tarafsız olun. Böyle bir diyaloga hoşgörüyle bakar mıydınız? Ya da en basitinden demezmiydiniz “bak gördün mü kadın kocasına soruyor?” diye…



Murat Sabuncu

http://www.gazeteport.com.tr/YAZARLAR/NEWS/GP_485072

_________________
Yoruldum her sabah, dönüşüne dair düş görmüş olarak uyanmayı hayal etmekten.
Ben yalanına bile razıyım artık seninle ilgili her şeyin. Bir umudun, bir güneşin...

Yürek sancımın tek refakatçisi, sözcüklerimin yegane bekçisi..
Aldırma satırlarıma bulaşmış hüzün rutubetine.
Önemseme kendimle olan savaşın galibine.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://med-cezir.eniyiforum.org
mcnn38
Admin
avatar

Erkek
Yaş : 37 Kayıt tarihi : 04/09/08 Mesaj Sayısı : 1871 Nerden : Geliyon İş/Hobiler : Yaşamak Lakap : GARİB

MesajKonu: Geri: Kadının soyunma özgürlüğü olur ama örtünme özgürlüğü olmaz Salı 23 Haz. 2009, 11:13

Hepimizin mahallesi ses verdi

Çocukluğumdan hayal meyal hatırlıyorum, girilebilen ve girilemeyen mahalleleri. İdeolojinize göre kabul ya da reddedildiğiniz. Elleri silahlı “abi”lerin nöbet beklediği…
Şimdi gidilen ve gidilmeyen, istenen ve istenmeyen mahalleler oluşturulmaya çalışılıyor. Bu kez silah yok. Söz var, ima var, yazı var. Ama silah kadar etkili..
Bu mahalleleri oluşturmaya çalışanlar, kendi dünyalarını kabul etmeyenleri bir kalemde silip atıyorlar. Durumunuza göre dinsizsiniz ya da dinci, gericisiniz ya da öncü, vatanseversiniz ya da bölücü..
Bu fikirlere varırken öyle derin bir analize ihtiyaç da duymuyorlar. Hatta bazen sadece giyiminize bakarak bile sizinle ilgili karara varıveriyorlar. Dün Gazeteport’ta Ayşe Arman’ın çektirdiği fotoğraflardan hareketle “kadının soyunma özgürlüğü olur ama örtünme özgürlüğü olmaz” diye bir yazı yazdım. Bu yazıya gelen tepkiler,“sessiz ve makul bir çoğunluğun” olduğunu “küçük ama cabbar” grupların “fikirsel tacizlerinden sıkıldıklarını” düşündürttü bana. Benim değişik sitelerde okuyabildiğim 500’ün üzerinde yorumla ya da gelen telefonlarla oluşturduğum bir kanaat tabi ki bu. İstatistiki bir çalışma değil. Kimbilir belki de temas edebildiğim kitle “gerçek sonuçları vermekten uzak”. O yüzden büyük, kocaman cümleler kurup altında kalmak istemiyorum.
Size sadece bir telefon konuşmasıyla bir mail’den bahsetmek istiyorum. Önce telefon.
Türkiye’nin önemli işadamlarından birisi. O kadar popüler bir yüz ki..Son dönem otelcilik işleriyle gündemde deyip daha fazla uzatmayayım. Hemen anlarsınız.. Akşamüzeri telefon etti. “Ne kimse soyundu diye çağdaş olur ne örtündü diye çağdışı. Kendini dini otorite sayıp kişilerin inançlarını yargılayanlar kadar kendini çağdaşlığın otoritesi görüp insanların yaşam tarzlarını kendilerine göre belirlemeye çalışanlar da da rahatsız ediyor beni. Bu cümlelerinin altına imza atarım. Umarım bir gün bu ülkenin Başbakan’ı da bunları söyler ve hepimiz rahatlarız. Bir arada huzurlu bir şekilde yaşarız”
Öğlen saatleri. Cep telefonuma bir SMS geliyor. “Murat Bey mailiniz neydi?”. Sık sık görüştüğüm büyük bir gazetede çalışan üst düzey yönetici bir kız arkadaşım. “Müsaitim isterseniz telefon da edebilirsiniz ama mailimi atıyorum.”
15 dakika sonra gelen mail aynen şöyleydi:
Telefonda rahat konuşamam diye yazmak istedim. Beraber yaşama kültürüne sahip bir ülkeyiz. İnsanların birbirine uzaylı gibi bakmasından o kadar rahatsızım ki. Bir de bize sürekli olarak “nasıl yaşarsak çağdaş kadın-insan olacağımızın” anlatılmasından, öyle sıkıldım ki..”
Daha pek çok telefon, sms, mail. Benim gibi “hepimizin mahallesinde hep beraber” yaşamak isteyenlerin sessiz çığlığı. İnanan inanmayan, örtünen soyunan, Kürt Türk….Birbirimizi taciz etmeden hep beraber…Kimsenin bize “nasıl yaşamamız gerektiğini dikte etmediği”. Öyle yaşamazsak damgalamadığı….Bir gün mutlaka…




Murat Sabuncu


http://www.gazeteport.com.tr/YAZARLAR/NEWS/GP_485862

_________________
Yoruldum her sabah, dönüşüne dair düş görmüş olarak uyanmayı hayal etmekten.
Ben yalanına bile razıyım artık seninle ilgili her şeyin. Bir umudun, bir güneşin...

Yürek sancımın tek refakatçisi, sözcüklerimin yegane bekçisi..
Aldırma satırlarıma bulaşmış hüzün rutubetine.
Önemseme kendimle olan savaşın galibine.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://med-cezir.eniyiforum.org
hasret

avatar

Kadın
Yaş : 28 Kayıt tarihi : 19/09/08 Mesaj Sayısı : 146 Nerden : İş/Hobiler : VUSLAT Lakap : USTA_2

MesajKonu: Geri: Kadının soyunma özgürlüğü olur ama örtünme özgürlüğü olmaz Salı 23 Haz. 2009, 19:59

eline sağlık ihtiyar düşünülmesi gereken bi konu
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör

Kadının soyunma özgürlüğü olur ama örtünme özgürlüğü olmaz

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ay ve Güneş :: DÜNYA VE ÜLKEMİZDE YAŞAM :: GAZETE YAZILARI ve YAZARLARI -

/

Yeni bir forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Ücretsiz bir blog yaratın