Ay ve Güneş

/

 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  Video BölümüVideo Bölümü  
SIK KULLANILAN BÖLÜMLER
Tıkla Dinle Kutucukları & Maneviyat& Aşk ve Sevgi & Lakırdı Ovası & SEYR-i ALEM & DİVAN-I EDEBİYAT
GİTMEK İSTEDİĞİNİZ BÖLÜMÜN İSMİ ÜZERİNE TIKLAYIN
EN SON GÖNDERİLEN 10 MESAJ
Konu Yazan GöndermeTarihi
C.tesi 17 Haz. 2017, 13:04
Perş. 25 Mayıs 2017, 09:45
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:58
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:56
Perş. 04 Mayıs 2017, 09:33
Salı 25 Nis. 2017, 09:47
Çarş. 19 Nis. 2017, 09:57
Perş. 30 Mart 2017, 09:46
Perş. 23 Mart 2017, 09:03
Ptsi 20 Mart 2017, 09:18

Akıl ile nefis ( İskender Pala )

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
mcnn38
Admin
avatar

Erkek
Yaş : 36 Kayıt tarihi : 04/09/08 Mesaj Sayısı : 1871 Nerden : Geliyon İş/Hobiler : Yaşamak Lakap : GARİB

MesajKonu: Akıl ile nefis ( İskender Pala ) Perş. 25 Haz. 2009, 13:26





İSKENDER PALA
i.pala@zaman.com.tr

Akıl ile nefis

Akıl, en basit tanımıyla 'düşünme, anlama, kavrama ve davranışları ayarlama melekesi' olarak bilinir.
Bütün çağlar boyunca insanoğlunun en ziyade düşündüğü, tanımlamaya çalıştığı, anlamak için çırpındığı meleke bu olsa gerektir. En eski filozoflardan en derin mutasavvıflara kadar düşünen her insanın, varlıkla ilgili idrak noktasının baş köşesinde akıl durur. Bu yüzden hakkında sayısız yorumlar yapılmış, bütün dillerin sözlüklerinde sayfalar dolusu yer ayrılmış, ansiklopedilerde birbiriyle kâh örtüşen, kâh nakzeden fikirler öne sürülmüştür.
Felsefeciler onu neredeyse Tanrı ile özdeş kabul ederek insan düşüncesinin mutlak değeri olarak düşünmüşler ve onu değişmez, zorunlu bir Raison mertebesine koymuşlar, bu yüzden daima büyük harfle yazmışlardır. İnsana has düşünme tarzı ve eşyanın sebeplerini yakalama melekesi olduğunu iddia edenler ise onu nesnelleştirip öznel akıldan (meleke) ayırmışlardır.

İslam düşüncesi (Farabî, İbn Sina vb.) aklın Vacibü'l-Vücûd'dan doğduğunu söyler ve biri diğerinden çıkan dokuz aklın varlığını kabul eder. Bunlar hem ontolojik, hem de bilgi değeri olan birer varlık sayılırlar. Batı düşüncesinde bilgi kaynağı olarak aklı gören ve aklın üstünlüğünü takdis eden rasyonalizm ile ayrılan yanı gönül ve nefsin akılla ilişkisini dışlaması sebebiyledir. "Aklî olan reel, reel olan da aklidir (Hegel)" düsturuna ulaşasıya kadar pek çok filozof aklı öncelemiş ve "aklın kanunlarını eşyanın kanunları olarak (Aristo)" görmüştür. Bunlar içinde bir tek Pascal "Kalb (gönül) öyle sebeplere (Raisons) sahip ki akıl onların hiçbirini tanıyamaz!" diyerek doğunun akıl anlayışındaki zenginliğe referans olmuştur. Çünkü doğuda akıl kutsal olmakla birlikte gönül (rahmanî) veya nefisle (şeytanî) olan ilişkisi sayesinde kimlik kazanır. Oysa doğulu anlayış aklın gelebileceği son noktanın gönül olduğunu söyler. Bu da imanın bir tezahürüdür. Hani Cüneyd'e "Falanca yerde bir alim var, Allah'ın varlığını 99 delil ile ıspat ediyor!" dediklerinde, "Demek onun, Allah'ın varlığıyla ilgili 99 şüphesi varmış!" cevabını vermesi gibi. Bu bakımdan sufiler aklı, "Hak ile batılı birbirinden ayırd etmeye yarayan nur" olarak görürler ve akl-ı evvel olarak Nûr-ı Muhammedî'ye işaret edip vahdet mertebesine işarette bulunurlar. "Allah'ın ilk yarattığı şey akıldır!" hadisini de buna delil gösterirler.

İnsan aklı nefis ile de sıkı ilişkidedir. Nefis, batı düşüncesine göre bir şeyin aslı ile tasavvurunun aynı olmasıdır ki mantıktaki özdeşlik ilkesiyle izah edilir. Bir şey aslında, özünde var ise, yani idesi kendisinde ise, varlığı düşüncesiyle birlikte ortaya çıkıyorsa nefs sahibidir. Tasavvufta buna insanın zatı, mahiyeti gözüyle bakılır. İnsanda kötü huylara ve çirkin vasıflara zemin olan soyut varlığa nefis denildiği gibi insanı yönlendiren, sorgulayan cism-i latîfe de nefis denir. Bu sorgulama süfli arzulara karşı olur da sahibini kınarsa nefs-i levvâme, kötülüklerden kişiyi arındırırsa nefs-i mutmaine adıyla anılır. Sorgulama melekî hasletlere karşı olursa insanın o nefisten kurtulması gerekir. Çünkü o insanın en büyük düşmanıdır. Çile yaparak, riyazete girerek, mücahede ederek onu ezmek, kırmak, öldürmek gerekir. Böyle nefse nefs-i emmâre veya nefs-i şehvanî denir. "Nefsini bilen Rabbini bilir" düsturu insana bu yüzden gerekir.

GÜLE GÜLE!..

Akıl ile nefis ilişkisini göstermek için Mevlânâ'nın Mesnevi'de anlattığı bir hikâyenin özetini sizlerle paylaşmak istiyorum (Mesnevi, b. 1533-1545):

Akıl ile nefis, Mecnun ile dişi devesi gibidir. Mecnun Leyla'ya doğru yol almaya çalışırken devesi geri dönüp yavrusuna varmaya gayret ediyordu. Ne vakit Mecnun gafil olsa deve yoldan sapar geri gitmeye çalışırdı. Mecnun aşkla, sevdayla dolu olduğu için sık sık kendinden geçiyor, aklı gidiyordu. Leyla'nın sevdası akıl mı bırakmıştı zavallıda!.. Deve onu pek iyi gözetliyor, yuları gevşediği vakit fırsatı değerlendirip gerisin geri yol almaya başlıyordu. Pek de çevikti üstelik. Mecnun kendinden geçmeye görsün, gerisin geriye hızla ilerliyordu. Mecnun ise kendine gelip gözlerini açınca önce gittikleri yerlerden fersahlarca geride kaldıklarını görüyordu. İki üç gün böyle yol aldılar. Mecnun yıllarca yol almış gibi şaşkınlık içindeydi. Sonunda "Ey deve!" dedi, "İkimiz de âşıkız; fakat aşklarımız birbirine aykırı ve zıt. Demek ki biz iki yoldaş olamayız.

Senin sevgin de yuların da bana göre değil. O halde ayrıl git benden, beni yolumdan saptırma. Güle güle!.."(Şefik Can, Mesnevi Hikayeleri'nden özetle, s.363)

Kıssadan hisse: Nefis devesi, heva ve heves adlı yavrularını hiç terk etmeyecektir. O halde deveyi terk etmekten gayrı yol kalmıyor. Yapabilene!..

Nefis üç köşeli dikendir. Cebine nasıl koyarsan koy, o sana batar.

BERCESTE:
Ben isterim akıldan delalet
Akıl bana gösterir dalalet
Fuzuli
Ben akıldan rehberlik istiyorum, o bana sapkınlık gösteriyor

_________________
Yoruldum her sabah, dönüşüne dair düş görmüş olarak uyanmayı hayal etmekten.
Ben yalanına bile razıyım artık seninle ilgili her şeyin. Bir umudun, bir güneşin...

Yürek sancımın tek refakatçisi, sözcüklerimin yegane bekçisi..
Aldırma satırlarıma bulaşmış hüzün rutubetine.
Önemseme kendimle olan savaşın galibine.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://med-cezir.eniyiforum.org

Akıl ile nefis ( İskender Pala )

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ay ve Güneş :: DİVAN-I EDEBİYAT :: EDEBİYAT :: İSKENDER PALA & NAZAN BEKİROĞLU -

/

Bedava forum kurmaya hazir misin ? | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Yetkinblog.com