Ay ve Güneş

/

 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  Video BölümüVideo Bölümü  
SIK KULLANILAN BÖLÜMLER
Tıkla Dinle Kutucukları & Maneviyat& Aşk ve Sevgi & Lakırdı Ovası & SEYR-i ALEM & DİVAN-I EDEBİYAT
GİTMEK İSTEDİĞİNİZ BÖLÜMÜN İSMİ ÜZERİNE TIKLAYIN
EN SON GÖNDERİLEN 10 MESAJ
Konu Yazan GöndermeTarihi
C.tesi 17 Haz. 2017, 13:04
Perş. 25 Mayıs 2017, 09:45
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:58
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:56
Perş. 04 Mayıs 2017, 09:33
Salı 25 Nis. 2017, 09:47
Çarş. 19 Nis. 2017, 09:57
Perş. 30 Mart 2017, 09:46
Perş. 23 Mart 2017, 09:03
Ptsi 20 Mart 2017, 09:18

Aşırı dozla gelen ölüm EKREM DUMANLI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
emiroğlu




Yaş : Kayıt tarihi : 09/09/08 Mesaj Sayısı : 589 Nerden : İş/Hobiler : Lakap : amcasını arıyor

MesajKonu: Aşırı dozla gelen ölüm EKREM DUMANLI Ptsi 07 Eyl. 2009, 10:22

Güncel siyasî olayların peşine takılıp gidiyoruz; ancak farkında olamadığımız bir manzara var karşımızda. Derinden derine çürüme, içten içe çöküş yaşanıyor bu ülkede. Her şeyi ideolojik kalıplar içinde değerlendirenler derin dalgalarla büyüyen bir bunalımı hissetmiyor. Oysa bastığımız zemin kayıyor, tutunduğumuz dallar kırılıyor, beslendiğimiz memba kuruyor...
Birkaç gün önce Begüm "aşırı dozdan" hayata veda etti. Gazetelere yansıdığına göre 23 yaşında ölen genç kız eroine lisede başlamış. Ailesi "erkek arkadaşı alıştırdı" diyor. Boy friend! İstanbul'da bir Anadolu lisesinden Kocaeli Üniversitesi'ne; oradan uyuşturucu tedavisi için bir yıl AMATEM'e. Ve annenin "Zaten sürekli toplanırlardı" dediği "arkadaş evi"nde tuvalete kendini kapatan Begüm artık yok. Yürekleri dağlayan bir son. Yazık, çok yazık!
Dünkü gazeteler Burdur'da 19 yaşındaki bir genç kızın ölüm haberini veriyordu. Reyhan ismindeki genç kız "arkadaşının evinde" çıplak bir şekilde ölü bulunmuştu. Polis, genç kızın aşırı dozda uyuşturucudan ölme ihtimali üzerinde duruyormuş. 19 yaşında aşırı dozdan ölen bir genç kız. Ve o genç kızın gözaltına alınan sekiz arkadaşı... Nereye gidiyoruz Allah aşkına?
Günlük tartışmaların beyhude telaşına yakamızı öyle kaptırmışız ki (derinlikli analizlerle ve bilge yaklaşımlarla konulara yaklaşabilseydik bari) kapımızı çalan felaketi bile umursamıyoruz. Sosyal bir buhranın en derin çukuruna doğru yuvarlanırken şen şakrak şarkılar söylemek yakışıyor mu bu ülkeye? Üstelik "On bir ayın sultanı Ramazan'da" yaşanıyor bu korkunç olaylar. Meyhanelerinin "Ramazan münasebetiyle kapalıyız" nezaketini gösterdiği bir ülkede...
Amerikan filmlerinde görür de inanmazdık. Meğer bizim ülkemizde de ölüm medyatik bir pazarlama-satış faaliyeti haline gelmiş. Münevver Karabulut'un başını vahşice kestiler. Cinayeti işleyen, bu ülkenin en zengin ailelerinden birine mensup. Mesele "sosyetik bir cinayet" fantezisinden çok daha vahşi bir manzarayı işaretliyor. Ne var ki medya Münevver'in babasının, katil zanlısının ailesinden talep ettiği 3 milyon Euro'yu konuşuyor. Konuşuldukça vahşet, kanıksanıyor, sıradanlaşıyor. Oysa Münevver'i ölüme götüren "arkadaşlık"ı, o "ilişki"ye izin veren, hatta teşvik eden aileyi, her şeye sahip olduğu halde tatminsiz bir arayış sonucunda kâtil ve câni haline gelen genç adamı; hepsinden önemlisi; toplumsal cinneti ve cinnetin kara deliklerini konuşmak zorundayız.
Gün geçmiyor ki yeni bir bunalım öyküsü çıkmasın karşımıza. Daha geçenlerde genç bir kızımız daha hayata veda etti. Türk medyası onu "denize çırılçıplak girdi, polislerle tartıştı" diye "özgür kız" ilan etmiş, gazetelerin birinci sayfalarından adeta ona alkış tutmuştu. Üniversite öğrencisi D.Ö. geçenlerde beşinci kattaki evinin terasından düştü ve öldü. Ege Üniversitesi 4. sınıf öğrencisinin "aşırı alkolün etkisi" ile dengesini kaybetmiş olacağına dair haberler yapıldı. Medya olayı "özgür kızın feci sonu" diye verdi. Geçtiğimiz ay Zaman'a konuşan acılı baba "Kızımın ölümünden en başta ben suçluyum." dedi. Heyhat!
Türkiye benzer olayları sıkça yaşar hale geldi aslında. Profesör annesini vahşice öldüren Başak Aydıntuğ 21 yaşındaydı ve Bilkent Üniversitesi'nde hukuk öğrencisiydi. Şimdi müebbet hapse mahkûm. Başak'ın her şeyi vardı; ama mutlu değildi, buhrandan buhrana savruluyordu. Tıpkı sayısını tahmin edemediğimiz on binlerce genç gibi...
İnsanlar yalnızlaşıyor. Saygının, sevginin, şefkatin, merhametin yerini başka duygular alıyor. İç zenginliğimiz ve derinliğimiz kayboldukça huzurumuz da karanlığa karışıp gidiyor. Saçma sapan sembol kavgaları yüzünden insan gerçeğinin metafizik boyutundan kaçıyoruz. Din dışı bütün yolları alkışlayanlar, ortaya çıkan o amansız boşluğu dolduracak herhangi bir şey de önermiyor. Öneremez de zaten! Aktüalitenin vıdı vıdısı yapılırken aslî meselelerimiz unutulup gidiyor. Batı'nın şiddetli bir şekilde yaşadığı o korkunç travmayı bizim nesiller neden yaşasın ki? Komşuluk, akrabalık, arkadaşlık gibi bizi birbirimize kenetleyen değer yargılarından niçin kopalım ki!
03 Eylül 2009, Perşembe
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör

Aşırı dozla gelen ölüm EKREM DUMANLI

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ay ve Güneş :: DÜNYA VE ÜLKEMİZDE YAŞAM :: GAZETE YAZILARI ve YAZARLARI -

/

Yetkinforum.com | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Bir bloga sahip olmak