Ay ve Güneş

/

 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  Video BölümüVideo Bölümü  
SIK KULLANILAN BÖLÜMLER
Tıkla Dinle Kutucukları & Maneviyat& Aşk ve Sevgi & Lakırdı Ovası & SEYR-i ALEM & DİVAN-I EDEBİYAT
GİTMEK İSTEDİĞİNİZ BÖLÜMÜN İSMİ ÜZERİNE TIKLAYIN
EN SON GÖNDERİLEN 10 MESAJ
Konu Yazan GöndermeTarihi
C.tesi 17 Haz. 2017, 13:04
Perş. 25 Mayıs 2017, 09:45
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:58
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:56
Perş. 04 Mayıs 2017, 09:33
Salı 25 Nis. 2017, 09:47
Çarş. 19 Nis. 2017, 09:57
Perş. 30 Mart 2017, 09:46
Perş. 23 Mart 2017, 09:03
Ptsi 20 Mart 2017, 09:18

Çağrı tekrar çekilir mi? (5) M.Nedim Hazar

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
emiroğlu




Yaş : Kayıt tarihi : 09/09/08 Mesaj Sayısı : 589 Nerden : İş/Hobiler : Lakap : amcasını arıyor

MesajKonu: Çağrı tekrar çekilir mi? (5) M.Nedim Hazar Cuma 07 Ara. 2012, 19:32

Burada Milli Sinema Tarihi ya da Yücel Çakmaklı filmografisinin analizini yapacak durumumuz yok. Merak edenler, bir kısmına benim de katkıda bulunduğum (özellikle 'Milli Sinema ve Yücel Çakmaklı' maddesi) "Türk Sineması'nda Yerli Arayışlar" isimli kitaba bakabilirler. (Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, 2010)

Fakat 100 yıldan fazla bir geçmişe sahip olan sinemanın 40 yıldan daha büyük bir diliminde varlık göstermeye çalışan 'inanç' merkezli filmler dikkatle analiz edildiğinde, bugün için şu temel sorunları görmek mümkün.

Hikâye: Her fırsatta çok büyük tarihe, önemli bir geçmişe ve destansı hikâyelere sahip olduğumuzu söyleyip bununla gurur duyarız. El hak, haklılık payı büyük bir tespittir bu. Ancak sıkıntı şurada; tarihi ciddiyetle ve bilimsel objektiflikte ele alabilen eser sayımız yok denecek kadar az. İslam ya da Türk tarihini hakkıyla filme alabilmek için, filme malzeme olacak derecede sağlam metinler –yeteri kadar- olup olmadığı tartışma konusudur.

Senaryo: Var olan önemli tarihsel metinleri anlayabilecek, bunu hakkıyla sinemaya aktarabilecek derecede sinemayı ve dramaturjiyi bilen insan sıkıntısı da en önemli etkenlerden biri. Merhum Akkad'ın dediği gibi, tarihi, inancı, hassasiyetleriyle bilen insanların sinemayı bilmemesi, sinemayı bilenlerin de bu hassasiyetleri umursamaması, ya 'İstanbul Kanatlarımın Altında' gibi oryantalist yapımlar yahut 'Muhteşem Yüzyıl' gibi garabetler üretilmesinden başka bir işe yaramıyor.

Senaryo meselesi sadece 'teknik' açıdan sıkıntılı bir alan değil, 'tercih' açısından da problemli. Film Arası Dergisi'nin son sayısında kapak yaptığı 'Darbe ve Sinema' dosyası vesilesiyle de belirtmiştim; inanç hassasiyeti olan sinemacılarımızın 'toplumu doğru okumak' gibi bir problemleri olduğunu düşünüyorum. Çok basit bir örnek: 28 Şubat bu ülkenin üzerinden silindir gibi geçmiş, toplumu; özellikle muhafazakâr kesimi dümdüz etmiş bir süreç. Siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel vesaire, birçok alanda inanılmaz kırılmalar, ezilmeler, deformasyon yaşanmış. Peki, siz sadece bir adet bile olsa, bu süreci aklı başında irdeleyen (başarısız da olsa) bir film gördünüz mü?

Yönetmen: Diyelim ki çok güçlü metinler bulundu ve şuurlu/yetenekli senaristler ile bunlar birer sinema tekstine dönüştürüldü. 40 yıllık (elbette ülkemiz için söylüyorum) yerli (bunu coğrafi/lokasyon anlamında kullanmıyorum) sinema hassasiyeti olan film tarihimize baktığımızda, bu tür çalışmaları yapan yönetmen sayısının bir elin parmaklarını geçmediğini görüyoruz. Olanlar da, neredeyse her adımda destek yerine köstek görmüşler. Şüphesiz kusursuz ya da yanlışsız değiller. Lakin eleştirilirken hatalarını fark ettirecek bir dil kullanmak yerine, 'Bu ne kepazelik' yaklaşımıyla büsbütün küstürülmüş ya da kimin ne dediğini umursamaz hale gelmişler.

Yapımcı: Hiç unutmam, 'İslami Holding' olarak bilinen kuruluşlardan birinin patronuyla, vaktiyle yaptığımız görüşmede, "Kardeşim getirin Çağrı gibi senaryo, ne kadar para istiyorsanız verelim!" demişti. Aynı zat, bir süre sonra hiç de fena olmayan bir senaryoyu, başkasına (bir bilene) okutmak yerine kendi okumuş ve 'Bu ne biçim senaryo kardeşim, bir 'Selamünaleyküm' bile yok' diyerek iade etmişti.

Ve bir dostumun şöyle bir iddiası var: Bu zihniyete, Cesur Yürek, Gladyatör gibi filmlerin senaryolarını versen dahi beğenmezler. Ki hatta merhum Akkad yaşıyor olsa ve eliyle Çağrı'nın senaryosunu verip yapımcılık teklif etse, kabul görür müydü emin değilim.

Belki biraz sert gelebilir bu iddia ama tamamen haksız da sayılmaz... Bugün İslami hassasiyeti olan büyük şirketlere baktığımızda, hemen hiçbirinde kültür-sanat ile ilgili bir kaygı görmüyoruz maalesef. 'Olmasın' demiyorum asla ama futbola, basketbol ve diğer sporlara yapılan harcamaların yüzde birini sanata-sinemaya ayırmış olsalar, bugün bu tartışmaların hiçbiri yapılıyor olmazdı. Harcadıkları para o kadar büyük ki, günümüzde sponsorluk aracılığıyla alınan bir sporcu fiyatına film çekmek mümkündür.

Bir yazılık daha mesafemiz kaldı, ha gayret!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör

Çağrı tekrar çekilir mi? (5) M.Nedim Hazar

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ay ve Güneş :: ABİDE ŞAHSİYETLER :: Tarihi Şahsiyetler -

/

Yetkinforum.com | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Yetkinblog