Ay ve Güneş

/

 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  Video BölümüVideo Bölümü  
SIK KULLANILAN BÖLÜMLER
Tıkla Dinle Kutucukları & Maneviyat& Aşk ve Sevgi & Lakırdı Ovası & SEYR-i ALEM & DİVAN-I EDEBİYAT
GİTMEK İSTEDİĞİNİZ BÖLÜMÜN İSMİ ÜZERİNE TIKLAYIN
EN SON GÖNDERİLEN 10 MESAJ
Konu Yazan GöndermeTarihi
C.tesi 17 Haz. 2017, 13:04
Perş. 25 Mayıs 2017, 09:45
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:58
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:56
Perş. 04 Mayıs 2017, 09:33
Salı 25 Nis. 2017, 09:47
Çarş. 19 Nis. 2017, 09:57
Perş. 30 Mart 2017, 09:46
Perş. 23 Mart 2017, 09:03
Ptsi 20 Mart 2017, 09:18

Sultan Abdülhamit ve ABD elçisi Abdülhamit Bilici

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
emiroğlu




Yaş : Kayıt tarihi : 09/09/08 Mesaj Sayısı : 589 Nerden : İş/Hobiler : Lakap : amcasını arıyor

MesajKonu: Sultan Abdülhamit ve ABD elçisi Abdülhamit Bilici Çarş. 20 Şub. 2013, 00:53

Türkiye’de görev yapan ABD elçileri ile Ankara arasındaki atışmalar, bir süredir rutin halini aldı. Son örnek, Büyükelçi Ricciardone’nin Ergenekon davasından hareketle Türk yargısı aleyhine sözleri üzerine Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanlığı’nın verdiği sert tepkiydi.
Bir önceki yazıda, içişlerine müdahale olarak görülüp eleştirilen Ricciadone’nin çıkışının neden yanlış olduğunu ifade etmiştim. Bugün ise konuya tarihi perspektiften bakarak Cumhuriyet’ten önce, Osmanlı döneminde ABD elçileri ile yönetimin ve padişahların ilişkisine değineceğim.

Bu açıdan, 10 Şubat’taki ölüm yıldönümünde tekrar hatırladığımız Sultan Abdülhamit ile Amerikan Büyükelçisi Samuel Sullivan Cox arasındaki ilişki dikkat çekici. Uzunca bir süre Amerikan Kongresi’nde Demokrat Parti’den milletvekili olarak da görev yapan Büyükelçi Cox’un, 1885-1887 arasında İstanbul’da yaptığı 2 yıllık büyükelçilik dönemine ait hatıraları çarpıcı ayrıntılarla dolu.

İş Bankası Kültür Yayınları ve Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası’nın yayımladığı “Bir Amerikan Diplomatının İstanbul Anıları” isimli kitapta Büyükelçi Cox, Osmanlı’nın dünyayla ilişkileri, Avrupa ülkelerinin İstanbul’daki nüfuz savaşı, geleceğin stratejik maddesi petrol, misyonerlik tartışmaları, imparatorluk sınırları içindeki Amerikan okulları gibi görev olarak ilgilenmesi gereken birçok konuya değinmiş ama gözlem alanı bunlarla sınırlı kalmamış.

Muhtemelen ülkesinde bir dönem yaptığı gazeteciliğin de etkisiyle sarayın özel dünyası, Türklerin yanı sıra Yahudi, Çerkes, Rum ve Ermeni gibi farklı grupların özellikleri, çarşı pazar, giyim kuşam, sokak köpekleri ve köleler gibi hayatın içinden pek çok konuya dair gördüklerini de yazmış. Yer yer sübjektif olsa da kitap, mütecessis yenidünyalı bir diplomatın aynasından, 100 yıl önceki kadim İstanbul’u önünüze seriyor.

Bütün bu renkli konular içinde şahsen en çok merak ettiğim, 125 yıl önceki ABD elçisinin Sultan Abdülhamit’le görüşmesi, ilişkileri ve bir kısım Batılı çevrelerin de etkisiyle ‘kızıl sultan’ diye yaftalanan bu padişaha dair gözlemleriydi.

Kendisiyle birkaç kez özel görüşme fırsatı bularak samimi bir ilişki kurduğu anlaşılan Amerikan elçisinin yazdıklarına bakınca, kafası ülkesinin kalkınmasıyla meşgul, bulduğu her fırsatı bunun için değerlendirmeye çalışan, sürekli yeni şeyler öğrenmeye meraklı, mütevazı bir Sultan Abdülhamit portresi çıkıyor karşınıza.

Padişahın, masrafını kendisinin karşılayacağını özellikle söyleyerek Amerikan elçisinden istediği şeylerden biri, içinde ABD’deki her tür ateşli silah ve bu alandaki icatların bulunduğu bir fotoğraf albümü. Diğer bir talebi, ABD’deki önemli manzaraların, nesnelerin, köprülerin, yolların ve diğer yapıların stereoskopik görüntüleri; çeşitli yaprak dökmeyen ağaçlar ile Amerikan meyve ağaçlarını içeren albümler.

Büyükelçi Cox’un Amerika’daki son nüfus sayımında bizzat görev aldığını öğrenen padişah, Osmanlı coğrafyasındaki kaynakları ve insan varlığını tespite yönelik benzer bir sayım yapmak için bunu hemen fırsata dönüştürüyor. Büyükelçiden, sayım hazırlığından sonuçlarına kadar tüm dokümanları İstanbul’a getirmesini istiyor. Sayım yasası, talimatlar, formlar, sonuç raporları ile diğer albümleri taşıyan koca sandık Yıldız Sarayı’ndaki kütüphanede açıldığında Büyükelçi Cox, Abdülhamit’in yaşadığı büyük mutluluğa şaşırıyor. Padişah, sayımla ilgili 12 cildin detaylarını (nüfus, madenler, vergiler, borçlar, imalat, petrol, tarım, vb.) tek tek dinliyor. Sayımın maliyetini de öğrendikten sonra Sadrazam Kamil Paşa’dan nüfus sayımı için çalışmaya başlamasını, elçinin de sürece yardımcı olmasını istiyor.

Sandıktan çıkan Kızılderili fotoğraflarıyla da yakından ilgilenip geçmişlerini, inançlarını öğrenmeye çalışan Abdülhamit, hediyelerden duyduğu memnuniyetin göstergesi olarak mabeyincisine, elçiye özel parkını gezdirmesini söylüyor. Bununla da yetinmeyip büyükelçi ve eşini akşam yemeğine davet ediyor. ABD elçisi; Yıldız’daki o yemeği, eşine verilen Şefkat-i Ali Nişanı’nı, saraydaki teşrifat düzenini, padişahın günlük hayatını hayranlık dolu ifadelerle anlatıyor.

İlişkileri geliştirmek için Abdülhamit’in, Amerikan savaş gemisi Quinnebaug’u Haliç Tersanesi’nde tamir ettirip masraflarını karşıladığını da not edersek, Osmanlı sultanı da olsa diplomaside esas olanın iyi ilişkileri geliştirmek olduğunu anlatmak için başka söze gerek kalmaz. Yazıyı, ABD elçisinin Abdülhamit’in karakterine dair sözleriyle noktalayalım: “Kendisi dünyanın en çalışkan, titiz, dürüst, vicdanlı ve tedbirli hükümdarlarından biri. Dost canlısı, üstelik adil. Her bir sözü, iyi bir kalbin ve ferasetli bir zihnin alameti.”
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör

Sultan Abdülhamit ve ABD elçisi Abdülhamit Bilici

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ay ve Güneş :: DÜNYA VE ÜLKEMİZDE YAŞAM :: GAZETE YAZILARI ve YAZARLARI -

/

Yetkinforum | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Yetkinblog