Ay ve Güneş

/

 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  Video BölümüVideo Bölümü  
SIK KULLANILAN BÖLÜMLER
Tıkla Dinle Kutucukları & Maneviyat& Aşk ve Sevgi & Lakırdı Ovası & SEYR-i ALEM & DİVAN-I EDEBİYAT
GİTMEK İSTEDİĞİNİZ BÖLÜMÜN İSMİ ÜZERİNE TIKLAYIN
EN SON GÖNDERİLEN 10 MESAJ
Konu Yazan GöndermeTarihi
C.tesi 17 Haz. 2017, 13:04
Perş. 25 Mayıs 2017, 09:45
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:58
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:56
Perş. 04 Mayıs 2017, 09:33
Salı 25 Nis. 2017, 09:47
Çarş. 19 Nis. 2017, 09:57
Perş. 30 Mart 2017, 09:46
Perş. 23 Mart 2017, 09:03
Ptsi 20 Mart 2017, 09:18

İMPARATORLUĞUN MEZARCILARI:İTTİHATÇILAR

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
emiroğlu




Yaş : Kayıt tarihi : 09/09/08 Mesaj Sayısı : 589 Nerden : İş/Hobiler : Lakap : amcasını arıyor

MesajKonu: İMPARATORLUĞUN MEZARCILARI:İTTİHATÇILAR Perş. 28 Mart 2013, 16:07

İktidarı ellerine alalı yüz seneden fazla zaman geçti. Koca imparatorluğun mezarcısı oldular. Buna rağmen izleri ve sesleri eksilmedi. Bu muvaffakiyete destan yazılsa yeridir.

İttihat ve Terakki Cemiyeti, Sultan Hamid devrinin sıkı, an’aneci ve dindar hayatından sıkılanlarca kuruldu. Bir yanda İngiltere ve Fransa, öte yanda Almanya’yı arkasına aldı. Hürriyet, eşitlik, vatan, millet edebiyatı sloganlaştırıldı. Sultan Hamid’in mazur görülebilecek, ama sevenlerini bile bizar eden kuşkuculuğu ellerini güçlendirdi.



İttihat ve Terakki kurucuları


1908’de Rumeli’deki İttihatçı subaylar, “İngiltere Kralı ile Rus Çarı Reval’de Rumeli’yi paylaştı” yaygarasıyla dağa çıktı. Kumandanlarını vurdular. Reval’de böyle bir mevzu konuşulmadığı sonradan anlaşıldı. İhtilâl büyüdü. 23 Temmuz 1908’de Meşrutiyet ilan edildi. Meclis toplandı. İttihatçılar mecliste çoğunluk elde etti.



1908 meşrutiyetini tasvir eden kartpostal



Sansür kaldırıldı. Sultan Hamid aleyhinde neşriyat başladı. Halk, taht değişikliğine ruhen hazırlandı. Abdullah Cevdet, “Sultan Hamid hakkında yüz yalan uydurdum. Birine ben de inandım. O da Harbiye talebesinin ayağına taş bağlanıp Sarayburnu’ndan denize atılması idi” dedi.

Darbe Alman yanlısıydı. İngilizler, 31 Mart 1909’da bir karşı darbe yapmak istedi. Beceremedi, ama hilafet gücü ile emperyalizme zarar veren Sultan Hamid’den kurtuldu. Padişah, zorla alınmış fetva ile tahttan indirildi. Tarihte görülmemiş bir traji-komik bir hâdise: Fetva mecliste oylandı. Padişah, ailesinden bazıları ile Selânik’e sürgün edildi. Bir Yahudi’nin köşküne hapsolundu. (Siyonistlere toprak vermediği için başına gelen bir başka traji-komik hâdise.)

Yıldız Sarayı, yağma edildi. Sonradan bu yağma mahkemeye çıkarıldı, kimlerin ne çaldığı gazetelerde ilan edildi. Bir iki isim sayılsa, kıyamet kopar. Saray kadınları sokağa atıldı. Ailesi olanlar memleketine döndü. Yaşlılar Dârülaceze’ye; gençler Beyoğlu’na düştü. Böylece “hürriyete kavuşturuldular”. Sultan Reşad tahta çıkarıldı; ama bütün salahiyetleri budanarak.



31 Mart Vakası'nda asılanlar



Rol modeli olan Masonlar gibi cemiyetin her sınıftan adamı vardı. Ateistten (Abdullah Cevdet), İslâmcıya (Akif); milliyetçiden (Ziya Gökalp), dönmeye (Cavid) varıncaya kadar geniş bir kitleyi kucaklamayı becerdi. Talat Paşa gibi her gece içeni de vardı; Enver Paşa gibi namazını, orucunu bırakmayanı da… Kendilerince bir vatanseverlik ve dürüstlük anlayışına sahiptiler. Ama hepsine ortak olan nokta komitacılıktı: “Ben doğruyum, sen yanlışsın!” Muhaliflerini kiralık katillerle susturdular. En yakın akrabalarını öldürmekten çekinmediler. Padişahın eniştesi bile suçsuz yere asıldı.

İlk icraat: Bulgaristan istiklâlini ilan etti; Avusturya, Bosna-Hersek’i ilhak etti (1908). İtalya, Libya’ya çıktı (1911). O sırada sadrazam Hakkı Paşa, İstanbul'daki İtalyan general Robilan ile poker oynuyordu. Sultan Hamid’in birbirine düşürdüğü Balkan milletleri arasındaki ihtilaflar halledildi. Onlar da birleşip Osmanlı Devleti’ne saldırdı. Burnundan kıl aldırmayan İttihatçılar, küçücük Balkan devletleri karşısında mağlup oldu. Bütün Rumeli kaybedildi (1912). Bunun üzerine suçlu arayıp, Bâbıâli’yi basarak darbe yaptılar.

Alman dostlara yardım için Cihan Harbi’ne girildi. Müslümanların gözünü boyamak maksadıyla o zamana kadar adet olmayan mukaddes cihad fetvası çıkarıldı. Ciddiye alınmadı. Kıbrıs, Mısır elden çıktı. Türk tarihinin en büyük felâketi yaşandı. Kafkas cephesinde onbinlerce asker donarak öldü. Bir günde binbaşılıktan paşalığa terfi eden Enver Paşa, İstanbul’da zafer alayı yaptırdı. “Zaten ölmeyecekler miydi?” diyerek tevekkül buyurdu. Yüzbinlerce yüksek tahsilli gencin yok yere öldüğü Çanakkale felâketi hâlâ zafer olarak kutlanır.

Meclis kapatıldı. Gazetelere sansür kondu. Memleket Alman müstemlekesi hâline geldi. Avrupa’dan gelen vagonların üstüne tebeşirle Enverland yazılıyordu. Kıtlık çıktı. Halk süpürge tohumundan ekmek yerken, İttihatçılar ve sempatizanları, vagon ticareti ve karaborsacılık sayesinde zengin oldu. Herkesin bulamadığı bulgura Enver Paşa pirinci dendi. Bulgur karaborsasıyla zengin olan birinin köşküne halk Bulgur Palas adını taktı. Başta İttihatçıların yanındaki Tevfik Fikret bile “Yiyin efendiler yiyin!” diye başlayan şiiriyle bunlardan yüz çevirdi. Halk, istibdad olarak gördüğü eski devri arar oldu. Hayat serbestleşti. Kadınlar sokağa döküldü. Kaçgöç gevşedi. Tramvay, vapur, lokanta, tiyatroda kadınlara mahsus mahfil kaldırıldı. Eskiyi özleyenlere mürteci dendi.



Bâbıâli baskını



1913’te 120 bin Egeli Rum, sebepsiz Yunanistan’a sürüldü. 1915’de Ruslar gelir de müttefik bulurlar bahanesiyle yurt sathında bir milyona yakın Ermeni, Suriye’ye göçürüldü. Yarısı yolda açlık, soğuk, hastalık, hükümet çeteleri ve Kürt eşkıyası elinde can verdi. Arapça konuşmak yasaklanarak, Araplar; “Ne Mutlu Türküm Diyene!” sloganı ile Kürtler küstürüldü. Sırplara karşı teyakkuzdaki Arnavutların silahları toplandı. Hepsi isyan etti. Arnavutluk elden çıktı. Arap isyanı bastırılamadı. Dört asırlık Osmanlı hâkimiyetinin yıkıldığı Arap toprakları İngiliz ve Fransızlar tarafından işgal edildi.



I. Cihan Harbi'nde dört müttefik hükümdar



Almanya’dan borç alındı. Hazine iflas etti. Hemen her cephede ordular yenildi. Bir milyon kişi hayatını kaybetti. Memleket enkaza döndü. İttihatçıların elebaşları, tekrar dönüp “hizmete devam etme” emeliyle memleketten firar etti. Birkaç Ermeni genci, bunları vurup intikam aldı. Yeni kurulan hükümet zamanında, İttihatçılar muhakeme edilip mahkûm oldu. Bunları İngilizler serbest bıraktı. Bunlar da kaçıp, Ankara’ya sızdılar. Yeni bir kisveye büründüler. İktidarlarını korumak için hemen her komplonun içinde yer aldılar. İttihatçı elebaşılar kahraman ilan edildi; şehitliklere gömüldü. O gün bu gündür millet bunlardan yakasını kurtaramadı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör

İMPARATORLUĞUN MEZARCILARI:İTTİHATÇILAR

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ay ve Güneş :: DİYAR-I İLİM :: TARİH :: OSMANLI -

/

Yetkinforum.com | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Yetkinblog.com