Ay ve Güneş

/

 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  Video BölümüVideo Bölümü  
SIK KULLANILAN BÖLÜMLER
Tıkla Dinle Kutucukları & Maneviyat& Aşk ve Sevgi & Lakırdı Ovası & SEYR-i ALEM & DİVAN-I EDEBİYAT
GİTMEK İSTEDİĞİNİZ BÖLÜMÜN İSMİ ÜZERİNE TIKLAYIN
EN SON GÖNDERİLEN 10 MESAJ
Konu Yazan GöndermeTarihi
C.tesi 17 Haz. 2017, 13:04
Perş. 25 Mayıs 2017, 09:45
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:58
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:56
Perş. 04 Mayıs 2017, 09:33
Salı 25 Nis. 2017, 09:47
Çarş. 19 Nis. 2017, 09:57
Perş. 30 Mart 2017, 09:46
Perş. 23 Mart 2017, 09:03
Ptsi 20 Mart 2017, 09:18

Gıdalar ve Metabolizma

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
mcnn38
Admin
avatar

Erkek
Yaş : 37 Kayıt tarihi : 04/09/08 Mesaj Sayısı : 1871 Nerden : Geliyon İş/Hobiler : Yaşamak Lakap : GARİB

MesajKonu: Gıdalar ve Metabolizma Paz 07 Eyl. 2008, 22:16

Biyolojik hayatın devamı için her hücrenin programlandığı şekilde çalışması ve bir iş yapması gerekir. Boş duran, faydasız bir hücre yoktur. Hücrelerin kimi gerekli bir maddeyi sentezlerken, kimi de parçalanması, zararsız hâle getirilmesi gereken bir maddeyi akıl almaz biyokimyevî süreçlerle parçalar ve bazı maddeleri lüzumu hâlinde tekrar kullanmak üzere depolar. Bazı hücreler kasılıp gevşeyerek bir harekete vesile olurken, bazıları da elektrik sinyalleri şeklinde bilgi iletir. Bu tür hayatî faaliyetlerin yürütülmesi için, hücrelerin enerjiye ihtiyacı vardır. İhtiyaç duyulan enerjinin, oksijen kullanılarak yakılan gıda maddelerinden temin edildiğini daha önceki bölümlerimizde anlatmış ve bu hâdiseyi odun veya kömürden ısı elde edilmesine benzetmiştik. Mesele, “Bir hücrenin ne kadar enerjiye ihtiyacı olur ki!” diye küçümsenebilir; ancak 100 trilyon kadar hücrenin enerji ihtiyacı düşünüldüğünde bunun ne kadar büyük rakamlara tekabül ettiği daha iyi anlaşılır. Gıdalar belirli öğünlerde alındığı hâlde, hücreler her an kesintisiz olarak gıdaya ihtiyaç duyarlar. Vücudun belli dokularına gıda depolama hususiyeti veren Rahmeti Sonsuz ve Rezzâk Rabb’imiz, yiyecek bulunamayan dönemlerde bu gıdaların kullanılmasını mümkün kılarak, insanı ölümden korur.

Canlıların rızkını tekeffül eden Rezzâk-ı Hakîm, hücre ve organların vazifesini yerine getirebilmesi için gerekli enerjiyi alabilmesi adına da her türlü tedbiri almıştır. Müdebbir-i Hakiki olan Allah (cc), her dokunun yapabileceği azamî ve asgarî faaliyetleri ezelî ilmi ile bildiğinden, onların kullanacağı enerjinin miktar ve sınırlarını da belirlemiştir; sabah-akşam, yürürken-otururken, yatarken-koşarken dokuların ihtiyacı olan enerjiyi açığa çıkaracak şekilde nefes alma hız ve derinliğini ayarlarken, kalbin de vurum sayısını ayarlamıştır. Sabahleyin sakin bir şekilde, aç karına, normal vücut ısısında ve sâbit dış ortam sıcaklığında vücudun hayatiyetini devam ettirmesi için gerekli olan asgarî enerjiye bazal metabolizma denir. Bir kilogramlık vücut ağırlığının bir saatlik ihtiyacı için gereken enerji miktarı erkeklerde 1,002, kadınlarda ise 0,907 kaloridir. Günlük toplam bazal metabolizma için gerekli enerji ise erkeklerde 1.700, kadınlarda 1.500 kilokaloridir. Hayatta kalabilmek için harcanması gereken bu enerji karşılığında yapılan işin değeri, erkeklerde 85, kadınlarda ise 76 Watt’tır. Bu enerjiyi elde edebilmek için erkekler dakikada 145, kadınlar ise 215 ml oksijene ihtiyaç duyarlar. Bu rakamlardan anlaşılacağı üzere, erkekler hayatta kalmak için kadınlara nazaran oksijene daha az ihtiyaç duyarlar. Kadınların daha fazla oksijen kullanmaları, büyük ihtimalle hamilelik dönemlerinde taşıdıkları yavrunun ihtiyacı sebebiyledir.

Yaşlandıkça ihtiyaç duyulan enerji miktarı düşmekte, yani vücut daha az yakıt yakmaktadır. Bu sebeple yaşlandıkça kilo vermek zorlaşmaktadır. İnsanlar boş otururken bile bazal metabolizmanın üzerinde enerjiye ihtiyaç duymaktadır. Boş dururken erkeklerin 2.300, kadınların ise 2.000 kilokaloriye ihtiyaçları vardır. Bu enerjinin iş verimi olarak değeri erkeklerde 115, kadınlarda 100 W’tır. Bu sırada erkekler dakikada 330, kadınlar ise 275 ml oksijen kullanırlar.

Günlük faaliyetlerin zorluk derecesine göre doku ve organların ihtiyaç duyduğu enerji miktarı arttığından, ilâve gıdalarla bu miktarı karşılamak gerekmektedir. Ancak alınan gıdaların kalori değeri günlük harcanandan fazla olduğunda, fazla miktarı taşıyan gıdalar yağa dönüştürülerek iç organlarda depolanır. Şişmanlamamak için, yapılacak işe karşılık gelen enerji miktarı iyi hesaplanmalıdır.

Boş otururken harcanan enerjinin üzerine, yapılacak işe göre ilâve edilmesi gereken enerji miktarı erkek ve kadınlarda farklılık göstermez. Hafif bir işte 480, nispeten ağırca bir işte 950, orta ağırlıkta bir işte 1.430, ortanın biraz üzerinde ağır bir işte 1.900, çok ağır işlerde ise 2.400 kilokalori ilâve enerji gerekir. Uzun yıllar boyunca bir meslekte veya zorluk derecesi aynı işte çalışanların günlük harcayabileceği en yüksek ortalama değer; erkeklerde 5.040, kadınlarda da 3.700 kilokalori olarak hesaplanmıştır. Bunların iş verimi olarak değeri; erkeklerde 240, kadınlarda 186 W’tır. Bu enerjiyi elde etmek için dakikada alınması gereken oksijen miktarı; erkeklerde 690, kadınlarda ise 535 ml’dir.

İnsanı en güzel şekilde yaratan Allah (cc), onun organlarının vazifeleri ve büyüklükleri ile mütenasip olarak harcayacağı oksijen miktarını da en âdil şekilde, her an ayarlamaktadır. Aşağıdaki tabloda, vücudun toplam ağırlığına nispeti verilen organların ne kadar oksijen harcadığı ve bazal metabolizmaya ne nispette yük getirdiği verilmiştir:

Organların ihtiyacı olan enerjinin depolandığı gıda maddelerinin cinsi ile bunların vücutta bulundukları yerler de oldukça hikmetlidir. En acil ihtiyaç, kandaki şekerle karşılanırken, daha sonraki ihtiyaçlar sırasıyla karaciğerdeki glikojen ve yağlar yakılarak karşılanır. Normal ölçülere sahip (zayıf veya şişman olmayan) 70 kg’lık ergin bir erkeğin vücudunda 60.000 kilokalorilik enerji taşıyan 6,4 kg’lık depo edilmiş yağ dokusu bulunur. Karaciğerinde 100 kcal’lik glikojen ve 750 kcal’lik yağ taşıyan böyle bir kişinin kanında (plasmasında) 8 kcal değerinde glikoz, 3 kcal yağ asitleri ve 5 kcal kadar da trigliserit mevcuttur. Bir insanın günlük 2.200 kcal’lik ihtiyacının 1.600 kcal’i yağlardan, 600 kcal’i de glikoz ve aminoasitlerden elde edilir.

Enerji harcama nispeti organların faaliyetlerine göre farklılık gösterir. Hücrelerdeki taşıma fonksiyonları, biyosentez mekanizmaları, kas-sinir liflerinin her an gerekli potansiyelinin korunması; uyartı iletme ve kasılma faaliyetlerinin gerçekleştirilebilmesi için, toplam enerjimizin % 50–55 kadarı harcanır. Ayrıca kalb kası, iskelet kasları ve iç organlardaki düz kasların kasılma faaliyetleri için gereken ilâve enerji % 20–25 kadardır. Sindirim metabolizması için artan faaliyetlerde kullanılan enerji % 6–8, sindirim artıklarını atmak için bağırsak faaliyetlerinde gerekli enerji % 4–6, idrarı atma için gerekli enerji de toplamın % 3-4’ü kadardır.

Vücuda giren her türlü gıdanın ihtiva ettiği enerjilerin toplamı ile sistemli hayatî faaliyetler için harcananların miktarı, mükemmel bir dengenin varlığını ortaya koymaktadır. Nefsin lezzetlere olan meftuniyeti belli sınırlar içinde tutulabildiği nispette beden sağlığı iyi olacaktır. Beslenme ve yakmayı dengelediğimizde, birçok hastalıktan da korunmuş olacağız. Efendimiz’in (sas) modern tıbbın çok önünde bulunan bu husustaki tavsiyeleri, bizleri bekliyor

_________________
Yoruldum her sabah, dönüşüne dair düş görmüş olarak uyanmayı hayal etmekten.
Ben yalanına bile razıyım artık seninle ilgili her şeyin. Bir umudun, bir güneşin...

Yürek sancımın tek refakatçisi, sözcüklerimin yegane bekçisi..
Aldırma satırlarıma bulaşmış hüzün rutubetine.
Önemseme kendimle olan savaşın galibine.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://med-cezir.eniyiforum.org

Gıdalar ve Metabolizma

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ay ve Güneş :: DİYAR-I İLİM :: BİYOLOJİ -

/

forum kurmak | Sanat, Kültür ve Hobiler | Other literature | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Kendi blogunuzu yaratın