Ay ve Güneş

/

 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  Video BölümüVideo Bölümü  
SIK KULLANILAN BÖLÜMLER
Tıkla Dinle Kutucukları & Maneviyat& Aşk ve Sevgi & Lakırdı Ovası & SEYR-i ALEM & DİVAN-I EDEBİYAT
GİTMEK İSTEDİĞİNİZ BÖLÜMÜN İSMİ ÜZERİNE TIKLAYIN
EN SON GÖNDERİLEN 10 MESAJ
Konu Yazan GöndermeTarihi
C.tesi 17 Haz. 2017, 13:04
Perş. 25 Mayıs 2017, 09:45
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:58
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:56
Perş. 04 Mayıs 2017, 09:33
Salı 25 Nis. 2017, 09:47
Çarş. 19 Nis. 2017, 09:57
Perş. 30 Mart 2017, 09:46
Perş. 23 Mart 2017, 09:03
Ptsi 20 Mart 2017, 09:18

Dolaşım Sistemi ve Damarlar

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
mcnn38
Admin
avatar

Erkek
Yaş : 37 Kayıt tarihi : 04/09/08 Mesaj Sayısı : 1871 Nerden : Geliyon İş/Hobiler : Yaşamak Lakap : GARİB

MesajKonu: Dolaşım Sistemi ve Damarlar Paz 07 Eyl. 2008, 22:17


Damar şebekesi, büyük barajlardan gelen oldukça geniş ve basınçlı ana boruların, gittikçe dallanarak incelen ve basıncı düşen ince borular şeklinde evlerimizdeki musluklara kadar ulaşmasına benzetilebilir. Mühendislik zaviyesinden bakıldığında, bu mükemmel taşıma sisteminin oldukça hassas dengeler üzerinde işletildiğini görüyoruz. Bilgisayarlarla yapılan hesaplamalar, kanın taşınması için yaratılmış bu sistemde, birim zamandaki hız, hacim, kan damarı sayısı ve kanlandırılan sahaya uygunluk bakımından akılları durduracak bir ilim ve iradenin işlediğini göstermektedir. Aşağıdaki tabloda görüleceği üzere, kalın ve büyük damarlardan kılcallara doğru inildikçe damarların sayısı artarken, boy ve çapları küçülmektedir.



Yukarıdaki tabloya uygun olarak her bir damarın çap ve boyunun küçüldüğü; fakat dallanmalar arttıkça, bütün dalların toplamda çok geniş bir kesit ve yüzeye ulaştığı, dolayısıyla kanlandırılan (tabiri caizse sulanan) sahanın müthiş bir şekilde arttığı görülmektedir.



Bütün bu hassas ölçü ve sistemli düzenlenme ile damarlar arasındaki hiyerarşik derecelenmenin kendi kendine veya tesadüfen ortaya çıktığını aklı başında bir insan iddia edemez. Zîrâ bütün organların işleyişini, her an yapılan faaliyete göre intizam içinde yürütmek, ancak Sonsuz Kudret ve İlim Sahibi bir Yaratıcı’nın takdiriyle mümkündür. Kas, kemik, böbrekler, beyin ve karaciğerin, vazifeli oldukları işi aksatmadan yerine getirebilmeleri için gereken miktarda kan almaları lâzımdır. Damarlarla organlara getirilen kan; oksijeni, glikozu ve gerekli diğer maddeleri (vitamin, aminoasit, tuzlar v.s.) hücrelerin emrine sunarken, sözkonusu organın dokusu içinde birikmiş artıkları (karbondioksit, azotlu atıklar v.s.) yüklenerek dışarı atılmak üzere oradan uzaklaştırmaktadır. Bu madde alışverişinin iyi bir şekilde yapılabilmesi, ancak kanın kılcal damarlarda çok yavaş akması ile mümkündür. Bunun için de kanın basıncı düşürülmelidir. Ancak basınç çok fazla düşerse, bu sefer de maddeler damar çeperlerinden dışarı süzülemez. Bu yüzden aorttan yüksek basınçla gelen kanın her dallanma ile hızı ve basıncı düşürülür. Kılcallara gelindiğinde, damar çeperinden madde geçişine imkân verebilecek kadar bir basınç kalır. Ayrıca kanın içinde bulunan maddelerin yoğunluğu ile doku arası sıvısının yoğunluğunun da kan basıncına karşı olduğu düşünüldüğünde, âhenkli işleyişin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan hesaplamaların ‘tabiat’ denen akıl ve iradeden mahrum sanat eseri tarafından yapılamayacağı daha bariz anlaşılır. Damar çapı, kan basıncı ve kanın akış hızını gösteren aşağıdaki tablo incelendiğinde bu durum daha iyi görülecektir.



30 milyar kılcal damar -yukarıdaki üç tabloda da görüldüğü gibi- yaratılış gâyelerine uygun olarak hücrelerin gıda ve oksijen ihtiyacının karşılanmasında vazife yapmaktadır. İstirahat hâlinde kılcalların yaklaşık % 30’u kapalıdır, dolayısıyla bu kılcalların içinden kan geçmez, böylece muhtemel bir israf önlenmiş olur. Çapı 7 µm olan kılcal damarların içlerinden geçen alyuvarın 7,5 µm çapında olduğu, damar çeperinin esneme payı da nazar-ı dikkate alınarak düşünüldüğünde, ne kadar uyumlu bir yaratılış olduğu görülür. Bütün kılcal damarların toplam kesit sahası 3.000 cm2, madde alışverişi için teşkil edilen toplam yüzey de yaklaşık 300 m2 olmasına rağmen, bütün kılcallar içindeki toplam kan hacminin ancak 60 cm3 olması, kanın ne kadar ince bir yüzey hâlinde yayılıp madde alışverişi için uygun hâle getirildiğini gösterir.

Kılcal damarların sayısı, organdan organa değişmektedir. Kasların faaliyet durumuna göre 1 mm2’lik sahadaki kılcal damar sayısı 300–1.000 arasında değişirken, Beyin, böbrek ve kalb kası gibi dokuların 1 mm2’lik alanlarındaki kılcal damar sayısı 2.500–4.000’e kadar çıkar.

Bir alyuvarın, 1 mm. uzunluğunda, 0,5 µm. kalınlığındaki kılcal içinden geçerken madde alışverişi için 0,5–5 saniye bir süreye ihtiyacı vardır. Bu açıdan hesaplandığında insanın kılcal damarlarında dakikada yaklaşık 55 litre, günde ise 80.000 litre su alışverişi yapılır. Aynı şekilde dakikada 14 gram, günde ise 20.000 gram (yani 20 kg) glikoz (şeker) mübadelesi yapılır. Günlük glikoz ihtiyacımızın yaklaşık 400 gram olduğunu düşündüğümüzde, hücrelerimizin ihtiyacına en uygun taşınma işini yaptıran Gerçek Rızık verenin önünde hürmetle eğilmemiz gerekir.

_________________
Yoruldum her sabah, dönüşüne dair düş görmüş olarak uyanmayı hayal etmekten.
Ben yalanına bile razıyım artık seninle ilgili her şeyin. Bir umudun, bir güneşin...

Yürek sancımın tek refakatçisi, sözcüklerimin yegane bekçisi..
Aldırma satırlarıma bulaşmış hüzün rutubetine.
Önemseme kendimle olan savaşın galibine.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://med-cezir.eniyiforum.org

Dolaşım Sistemi ve Damarlar

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ay ve Güneş :: DİYAR-I İLİM :: BİYOLOJİ -

/

Yeni bir forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Yetkinblog