Ay ve Güneş

/

 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  Video BölümüVideo Bölümü  
SIK KULLANILAN BÖLÜMLER
Tıkla Dinle Kutucukları & Maneviyat& Aşk ve Sevgi & Lakırdı Ovası & SEYR-i ALEM & DİVAN-I EDEBİYAT
GİTMEK İSTEDİĞİNİZ BÖLÜMÜN İSMİ ÜZERİNE TIKLAYIN
EN SON GÖNDERİLEN 10 MESAJ
Konu Yazan GöndermeTarihi
C.tesi 17 Haz. 2017, 13:04
Perş. 25 Mayıs 2017, 09:45
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:58
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:56
Perş. 04 Mayıs 2017, 09:33
Salı 25 Nis. 2017, 09:47
Çarş. 19 Nis. 2017, 09:57
Perş. 30 Mart 2017, 09:46
Perş. 23 Mart 2017, 09:03
Ptsi 20 Mart 2017, 09:18

Karaciğer ve safra kesesi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
mcnn38
Admin
avatar

Erkek
Yaş : 37 Kayıt tarihi : 04/09/08 Mesaj Sayısı : 1871 Nerden : Geliyon İş/Hobiler : Yaşamak Lakap : GARİB

MesajKonu: Karaciğer ve safra kesesi Paz 07 Eyl. 2008, 22:17



Karaciğer :
1.500 gr’lık ağırlığı ile en büyük iç organ olan ve insan vücudunun merkezî kimya lâboratuvarı hükmündeki karaciğer, kanın terkibinin bozulmaması için çalıştırılır. Karaciğerin vazifelerinin sayısı hakkında ilim adamları arasında farklı mülâhazalar vardır. Bunun sebebi, karaciğerin yaptığı çok sayıda işi tasnif ederken, hangi seviyede ele alınması gerektiği hususundaki tartışmalardır. Karaciğerin, binlerce proteinin işlenmesi esas alındığında farklı; sentezlediği yüzlerce enzim, parçaladığı ve hâlden hâle geçirdiği birçok maddenin metabolik süreçlere sokulması esas alındığında da farklı işler yaptığı söylenebilir. Orta seviyedeki işler esas alındığında, 500-700; moleküler seviyedeki işler esas alındığında ise, 4.000-5.000 farklı kimyevî sürecin kontrolüyle vazifeli bir organ olan karaciğer, açık bir mu’cize olarak Yaratan’ı göstermektedir. İnsanın anlamaktan bile âciz olduğu yüzlerce kimyevî analiz ve sentezi, saniyelerle ifade edilebilecek sürelerde hayat boyu işleyen bu müthiş fabrikanın matematikî bazı değerlerine bakılacak olursa:

Karaciğer, henüz altı aylık bir embriyoda, vücut ağırlığının 1/10’unu teşkil ederken, bu ağırlık erişkin bir insanda 1/50 kadardır. Ekseriye dört büyük lobdan yapılmıştır. Karaciğer diğer organlara nazaran sâde ve yeknesak bir yapıya sahiptir. Bu yapının % 72’lik büyük kısmını hepatocyt denen karaciğer hücreleri teşkil eder. % 6’sını kan ve lenf gibi diğer hücrelerle, kanalların duvarındaki epitelyum hücreleri meydana getirir. Geri kalan % 22’lik kısım ise, hücrelerin dışında kalan safra, lenf ve kan damarlarının teşkil ettiği boşluklardır. Her bir karaciğer lobu çok sayıda, 1-2 mm. çapında, küçük altıgen şekilli lopçuklardan yapılmıştır. Sayıları 50.000-100.000 arasında değişen bu lopçuklar karaciğer fabrikasının asıl işleyen birimleridir.

Bir karaciğer hücresinin (hepatocyt) ömrü 150-180 gündür. Karaciğer hücrelerinin % 80’i tek çekirdekli, % 20’si de iki çekirdeklidir. Bir hücrenin içinde enerji santrali olarak çalıştırılan güç motorları da diyebileceğimiz 1.000-3.000 kadar mitokondri, 200-300 kadar çeşitli parçalayıcı enzim taşıyan peroksizom ve milyonlarca da protein sentezi yapan ribozom bulunur. Her bir karaciğer hücresi, tam teşekküllü bir fabrika gibi hem parçalama hem de birleştirme işlerinde çalıştırılabilir. Karaciğer, embriyonik dönemin 2. ve 8. ayları arasında kan yapımının da olduğu bir organdır; ancak kan yapımı doğumdan sonra karaciğerde durdurulur ve sadece kemik iliğinde devam eder.

Kalbin her vurumunda attığı kanın % 28’i karaciğerden geçirilir. Diğer bir tâbirle, karaciğer dokusunun her 100 gramına dakikada 100 ml. kan verilir. Bütün karaciğerin ise dakikada 1,5 litre kana ihtiyacı vardır. Bu kanın % 80’i bağırsaklardan emilmiş gıdaları karaciğerden geçiren kapı toplarından (vena porta hepatica), % 20’si de karaciğer atardamarından (arteria hepatica) temin edilir. Bu kadar çok iş yapan karaciğerin elbette çok fazla da oksijene ihtiyacı olacaktır. Karaciğer dokusunun her 100 gramı dakikada 5 ml oksijene ihtiyaç duyduğundan bütün karaciğere (1,5 kg) dakikada 75 ml oksijen taşınmalıdır. Bunun % 60’ı karaciğer kapı toplardamarından, % 40’ı da karaciğer atardamarından karşılanır.

Safra kesesi
Karaciğerin üzerine yapışık hâlde bulunan kesenin boyu 8-12 cm, genişliği 4-5 cm, duvar kalınlığı da 1 mm’dir. Kesenin iç hacmi küçük çocuklarda 8,5 ml’dir, erişkinlerde ise 50-65 ml arasında değişmektedir. Karaciğerin ürettiği safra maddesinin depolandığı bu kesenin içine her gün 600-700 ml kadar sarımsı yeşil renkte safra tuzu salgılanır. Safranın % 80’i karaciğer hücrelerinden (hepatocyt), % 20’si de safra kanalcıklarının içini döşeyen epitelyum tarafından salgılanır. Günlük en fazla salgılanan değer, 1.600 ml olarak kaydedilmiştir.

Kesedeki salgının salınması için, yağlı gıdaların bağırsak duvarına temas etmesi gerekir. Bu uyarmadan 2 dakika sonra kesenin duvarlarındaki kaslar dakikada 2-6 kasılma yaparak içindekini bağırsağa boşaltmaya başlar; bu süre 15-90 dakika arasında değişebilir. Salgıyı boşaltacak olan ductus hepaticus communis kanalının boyu 4-6 cm, ductus choledochus kanalının boyu ise 3-10 cm. arasında değişir. Safra salgısının % 50’si doğrudan onikiparmakbağırsağına salınırken, % 50’si kesede kalır ve eksildikçe üzerine yenisi eklenir, yani kese hiçbir zaman tamamen boşalmaz. Kesedeki safra bekledikçe dört saatte 1/10 nispetinde koyulaşır. Bu yüzden karaciğerde yapılan safranın ilk hâli ile kesedeki safranın muhteviyatında bazı farklılıklar vardır. Aşağıdaki tabloda bu durum özetlenmiştir:

Safra içindeki maddelerin yoğunluğu ve safranın akışkanlığı yukarıdaki maddelerin miktarlarının ayarlanmasıyla kontrol edilir. Bu işleyişe tesir eden çok sayıda faktörü (genetik, beslenme alışkanlıkları v.s.), Kudreti Sonsuz her an kontrol etmekte, bazen de imtihan için bu salgıyı çamur kıvamına veya taş hâline getirerek hastalıklar yaratabilmektedir.

İnsan vücudunda devamlı olarak 2-4 gram safra asidi bulunur. Gün boyunca salgılanan 600 ml safra salgısının içinde 12-18 gram kadar safra asidi bulunur. Yağ sindirimi için gerekli olan ve deterjanların kirleri parçalaması gibi yağları çok küçük kürecikler hâline getiren safra asitlerinden 100 gram yağ için 20 gram kullanılır, 60-100 gramlık safra asidi günlük gıdalarla alınan yağı parçalamak için harcanır. Ancak kıymetli bir madde olan safra asitlerinin israf edilmemesi için Allah (cc), bağırsaklarda ayrı bir sistem kurmuştur. Günde 6-10 kere ince bağırsaklardan geçen safra asitlerinin % 95’i geri emilir ve kan yoluyla tekrar karaciğere getirilir. Görüldüğü gibi bu işleyişte herhangi bir israfa yer yoktur; her şey oldukça hikmetli ve yerli yerinde yaratılmıştır.

Bilirubin isimli renkli ve demirli madde safranın içinden günde 200-250 mg kadar ayrılır. Bağırsakta % 15-20 kadarı geri emilen bilirubinin % 10 kadarı da böbreklerden ayrılır. Sarılık hastalığında karaciğerin fonksiyonları bozulduğunda, gözlerin ve cildin sararmasının sebebi bilirubinin kandaki seviyesinin 2 mg/dl (35 µmol/l) üzerine çıkmasıdır. Safra kesesindeki tuzların yoğunlaşarak taş teşkil etmesi genel nüfus içinde yaklaşık % 12’dir. Bu taşların % 90’ı kolesterol temelli, % 10’u da bilirubin kaynaklıdır.

Karaciğerin yüzlerce fonksiyonu ile safranın yağ sindirimi başta olmak üzere birkaç fonksiyonu incelemekle bitmeyecek hikmetlerle doludur. Mevzuumuz esas olarak bu fizyolojik hâdiseleri incelemek değil, bu iki organın matematik lisanıyla belirlenmiş ölçü ve sınırlarına göz atmaktı. Bu kadar kısa bir bakış bile her şeyi ölçü, nizâm ve hikmetle yaratan Allah’ın (cc) varlığına bir delil değil midir?

_________________
Yoruldum her sabah, dönüşüne dair düş görmüş olarak uyanmayı hayal etmekten.
Ben yalanına bile razıyım artık seninle ilgili her şeyin. Bir umudun, bir güneşin...

Yürek sancımın tek refakatçisi, sözcüklerimin yegane bekçisi..
Aldırma satırlarıma bulaşmış hüzün rutubetine.
Önemseme kendimle olan savaşın galibine.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://med-cezir.eniyiforum.org

Karaciğer ve safra kesesi

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ay ve Güneş :: DİYAR-I İLİM :: BİYOLOJİ -

/

Bedava forum kurmaya hazir misin ? | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Yetkinblog.com