Ay ve Güneş

/

 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  Video BölümüVideo Bölümü  
SIK KULLANILAN BÖLÜMLER
Tıkla Dinle Kutucukları & Maneviyat& Aşk ve Sevgi & Lakırdı Ovası & SEYR-i ALEM & DİVAN-I EDEBİYAT
GİTMEK İSTEDİĞİNİZ BÖLÜMÜN İSMİ ÜZERİNE TIKLAYIN
EN SON GÖNDERİLEN 10 MESAJ
Konu Yazan GöndermeTarihi
C.tesi 17 Haz. 2017, 13:04
Perş. 25 Mayıs 2017, 09:45
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:58
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:56
Perş. 04 Mayıs 2017, 09:33
Salı 25 Nis. 2017, 09:47
Çarş. 19 Nis. 2017, 09:57
Perş. 30 Mart 2017, 09:46
Perş. 23 Mart 2017, 09:03
Ptsi 20 Mart 2017, 09:18

Tuzunu Sudan Çıkaran Mahir Kimyager ?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
mcnn38
Admin
avatar

Erkek
Yaş : 37 Kayıt tarihi : 04/09/08 Mesaj Sayısı : 1871 Nerden : Geliyon İş/Hobiler : Yaşamak Lakap : GARİB

MesajKonu: Tuzunu Sudan Çıkaran Mahir Kimyager ? Paz 07 Eyl. 2008, 22:18

Sodyum, vücuttaki hemen hemen bütün reaksiyonlar için hayati bir önem taşır. Birçok hayvan, nadir bulunan tuzun peşine düşer, bulduğunda yalamaya başlar, sonra terleyerek dışarı atar veya termitler gibi tümsekler halinde depolar. Güveler ise tuz ihtiyaçlarını çok farklı bir şekilde karşılarlar. Muhtaç oldukları sodyumu absorbe etmek için birkaç saat içinde yaklaşık 40 mililitre su içerler. İnsanla kıyaslandığında bu, saniyede 4 litre olmak üzere toplam 40 bin litreye eşittir.

Kirli su birikintilerinde su içen kelebek ve güveleri inceleyen araştırmacılar, 1970’Ii yıllarda şu gerçeği tesbit ettiler: Farklı tuzluluk derecelerinde su verildiğinde kelebekler en tuzlu olan suyu tercih ediyorlardı. Cornell Üniversitesi’nden çevrebilimci Scott R. Smedley ve Thomas Eisner, vücudundaki suyu dışarıya idrar şeklinde uzun mesafelere atabilen erkek Gluphisia septentrionis adlı güveyi inceledikten sonra bu “idrar çıkarma” işleminin, tuz tedarikinde önemli bir rol oynadığını gördüler. 1,5 cm uzunluğundaki bu minik güveler, 3,5 saat içinde 38 mililitreden fazla su içerler. Bu da vücut kütlelerinin 600 katına eşittir. Su içerken, aynı anda kullanılmış suyu da yaklaşık yarım metre uzağa yani kendi boyundan 35 misli bir mesafeye idrar olarak atarlar, böylelikle su birikintilerinin tuz nisbetini düşürmemiş olurlar. Vücuttan atılan suyu inceleyen araştırmacılar bu suyun, içilenden daha az miktarda sodyum ihtiva ettiğini buldular. Yani Gluphisia’nın asıl tuza karşı bir susuzluğu vardı. Erkek Gluphisia tam bu işleme göre yaratılmıştı. Bu güvenin, elek görevi yapan çıkıntılar taşıyan bir hortumu ve sodyumun daha iyi absorbe edilmesini sağlayan uzun bağırsakları vardı.

Yetişkin erkek güveler bir haftadan fazla yaşamazlar. Kendilerinde yansıyan İlahi sanatları ve manaları gösterdikten sonra görevlerini tamamlarlar. Bu kadar kısa yaşamasına rağmen güveler acaba tuz tedarikinde neden bu kadar gayret göstermektedirler? Nesillerinin devam etmesi için güveler hummalı bir çalışma içine girmektedirler. Gluphisia larvasının en çok sevdiği yiyecek olan kayak yaprağı, sodyum açısından zengin değildir. Bu yüzden yetişkin güveler, mesuliyet şuuru taşırcasına, yavrularının büyüme devresinde kritik bir rol oynayan iyonlardan onları mahrum etmemek için kendilerine ilham edilen başka bir yol ararlar. Bu defa asıl yük, erkek güvenin sırtındadır.

Araştırmacılar bu teorilerini şu tesbitle de desteklemektedirler: Erkek güvenin üreme sisteminde sodyum yoğunluğu oldukça fazladır. Erkek güve çiftleşme anında, spermleriyle birlikte yüksek yoğunlukta tuz da aktarır. Dişi güve de kendisinde tecelli eden şefkatin eserini göstererek sodyumu yumurtalarına transfer eder. Aciz lavra ise dünyamıza gelir gelmez, muhtaç olduğu tuz nimetinin kendisini beklediğini görür. Küçücük bir güvenin tuz ihtiyacının karşılanması için onun boşaltım sisteminin, vücudunun tuz metabolizmasının, suların tuz yoğunluğunun ve üreme fonksiyonlarının bütünüyle birden tesadüfen oluşması için gereken ihtimalleri hesap etmeye hiç gerek var mı?

_________________
Yoruldum her sabah, dönüşüne dair düş görmüş olarak uyanmayı hayal etmekten.
Ben yalanına bile razıyım artık seninle ilgili her şeyin. Bir umudun, bir güneşin...

Yürek sancımın tek refakatçisi, sözcüklerimin yegane bekçisi..
Aldırma satırlarıma bulaşmış hüzün rutubetine.
Önemseme kendimle olan savaşın galibine.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://med-cezir.eniyiforum.org

Tuzunu Sudan Çıkaran Mahir Kimyager ?

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ay ve Güneş :: DİYAR-I İLİM :: BİYOLOJİ -

/

forum kurmak | Sanat, Kültür ve Hobiler | Other literature | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Yetkinblog.com