Ay ve Güneş

/

 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  Video BölümüVideo Bölümü  
SIK KULLANILAN BÖLÜMLER
Tıkla Dinle Kutucukları & Maneviyat& Aşk ve Sevgi & Lakırdı Ovası & SEYR-i ALEM & DİVAN-I EDEBİYAT
GİTMEK İSTEDİĞİNİZ BÖLÜMÜN İSMİ ÜZERİNE TIKLAYIN
EN SON GÖNDERİLEN 10 MESAJ
Konu Yazan GöndermeTarihi
C.tesi 17 Haz. 2017, 13:04
Perş. 25 Mayıs 2017, 09:45
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:58
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:56
Perş. 04 Mayıs 2017, 09:33
Salı 25 Nis. 2017, 09:47
Çarş. 19 Nis. 2017, 09:57
Perş. 30 Mart 2017, 09:46
Perş. 23 Mart 2017, 09:03
Ptsi 20 Mart 2017, 09:18

..::Kalp::..

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
mcnn38
Admin
avatar

Erkek
Yaş : 37 Kayıt tarihi : 04/09/08 Mesaj Sayısı : 1871 Nerden : Geliyon İş/Hobiler : Yaşamak Lakap : GARİB

MesajKonu: ..::Kalp::.. Paz 07 Eyl. 2008, 22:19

Kalb (veya yürek) adını verdiğimiz kas kitlesinden yapılmış bu canlı hidroforun (veya pompa) muhteşem yapısındaki hassas nakışlara ait bazı rakamlara bakalım:

Uzunluğu 15 cm, genişliği 10 cm ve sıkılmış yumruk büyüklüğünde olan, üst kısmı geniş, alt kısmı daralarak sivrileşen kalb -üçte ikilik kısmı vücudun sol yarısında, üçte birlik kısmı da sağ tarafta kalacak şekilde- göğüs boşluğuna yerleştirilmiştir. Toplam vücut ağırlığının % 0,5’i kadar (yaklaşık 300-350 gram) olan torba şeklindeki bu kas kitlesinin duvarları, dört pompa odacığı teşkil edecek şekilde inşa edilmiştir. Bu odacıkların her birinin duvar kalınlığı, pompalama gücüne ve yapacağı işe uygun olarak güçlendirilmiştir. Sadece akciğere kan gönderen sağ karıncığın duvarı 4-5 mm, vücudun tamamına kan gönderen sol karıncığın duvarı da 12 mm olduğu hâlde, vücuttan ve akciğerden dönen kanı toplayıp hemen altındaki karıncıklara gönderen sağ ve sol kulakçıkların duvarları ise 1,5 mm kadardır. Azamî tasarruf prensibine göre yaratan Rabb’imiz kalb kasını da ihtiyaca göre vermiş, ona fazladan ve gereksiz bir kas kitlesi yerleştirmemiştir.

Kalb kası

Kalb kası hücresinin eni 10-25 µm, boyu ise 50-100 µm’dur. Kas hücresindeki protein liflerinin hücre hacmine nispeti % 55-60, aktin/myosin liflerinin birbirine olan nispeti 2/1’dir. İstirahat halindeki kalb kası hücresinin zarındaki potansiyel -90 mV; bir aksiyon potansiyelinin süresi 180-350 ms, iletilme hızı 0,5-1 m/s; bir kalb kası hücresinin tek kasılma süresi 200-300 ms iken, azamî kısalma nispeti de yaklaşık % 40 kadardır. Bu kasılma neticesinde 1,3 N/cm2’lik bir azamî kasılma gücü meydana gelir.

Kalb odacıkları

Kalb odacıklarının toplam hacmi 780 ml’dir. Kısa mesafe koşucularıyla jimnastik ve eskrimcilerde ise bu rakam 790 ml’dir. Orta mesafe koşucularında, tenisçi ve futbolcularda hacim 880 ml’ye kadar yükselebilirken, uzun mesafe koşucularında ve kürek çekenlerde 920 ml’ye, bisikletçilerde ise 1.000 ml’ye ulaşır. Kalb odacıklarının iç hacim ayarlaması, yapılan spora ve hayat tarzına göre çok hikmetli şekilde ayarlanır. Bu ayarı insan kendi yapmaya kalkışsa, bilgisayar programlarıyla bile, istenen şekilde bir hacim ayarlaması yapılamazdı; fakat ezelî ilmi ve sonsuz kudreti ile Rabb’imiz, biz farkında olmadan koştuğumuz mesafenin zorluğuna göre kalbimizi ayarlamaktadır.
Her bir kalb odacığının iç boşluğu ve duvar kalınlığı yaptığı işe göre farklı olduğundan ağırlığı da farklıdır. En zorlu işi yapmakla vazifelendirilen (kanı bütün vücuda pompalamak) sol karıncığın ağırlığı 150 gramdır. Akciğerlere kan gönderme vazifesini yürüten sağ karıncığın ağırlığı 50 g; sağ kulakçık 13 g, sol kulakçık 17 g; kulakçıklar arasındaki bölme ise 10 gramdır.



Kalb faaliyetlerine ait ölçüler

İstirahat hâlindeyken sağlıklı genç bir insanın kalbi dakikada 4,9 litre kan pompalar. Bu rakam 30 yaşında 3,4 litre/dak., 40 yaşında 3,2 litre/dak., 50 yaşında 3 litre/dak., 60 yaşında 2,7 litre/dak., 70 yaşında ise dakikada 2,5 litre kadardır. Bu ölçüler içinde hesabı uzatırsak; bir saatte 290 litre, bir günde 7.000 litre, bir senede 2.550.000 litre kan pompalanırken, 75 yaşına ulaşmış bir insanda yaklaşık 178.850.000 litre kan pompalanmış demektir. Bu faaliyeti iş cinsinden hesaplarsak, kalbin bir vuruşunda 1,1 joule’lük, günde 96 kilojoule’lük veya 23 kilokalorilik, 75 senede ise 2.628.000 kilojoul’lük iş yapılmış denebilir. Bu büyüklükte bir işi yapabilmek için günde 70-90 kcal’lik, enerjiye ihtiyaç vardır. Bu enerjinin % 86’sı sol karıncığın kanı aort damarına 100 mmHg’lık bir tansiyon meydana getirecek şekilde pompalamasında, % 14’ü de sağ karıncığın kanı 20 mmHg’lik basınçla akciğerlere göndermesinde harcanır.

Harcanan enerji ile yapılan iş neticesinde kanın hareketi temin edilirken, kalb odacıklarında ve ana damarlarda bir basınç meydana gelmektedir. En yüksek basınç, sol karıncıkta ve aort atardamarında ortaya çıkan 90-130 mmHg’lık sistol (kasılma) basıncıdır ki, buna büyük tansiyon denmektedir. Diastolde (gevşemede) ise sol karıncıktaki basınç 2-8 mm Hg olurken, aortta küçük tansiyon dediğimiz 60-90 mmHg kadar bir basınca düşer. Sağ karıncık ve akciğer atardamarındaki sistol basıncı 20-30 mmHg iken, diastol basıncı sağ karıncıkta 0-4 mmHg, akciğer atardamarında ise 8-12 mmHg olur. Kulakçıkların ise kanı depolayıp hemen altlarındaki karıncığa geçirdikleri için işleri kolay ve basınçları düşüktür; sağ kulakçık sistolde 1-5 mmHg, diastolde 0-2 mmHg’lık düşük bir basınca sahiptir. Sol kulakçık sistolde 8-12 mmHg, diastolde 5-9 mmHg basınçla kanı karıncığa nakleder.

Yarattıklarını hem sanatlı, hem ekonomik, hem de hassas ve estetik ölçülerle yaratan ilmi ve kudreti sonsuz Allah (cc), insanın hayatı boyunca karşılaşacağı her türlü şartı en ince teferruatına kadar çok iyi bildiğinden, kalbin çalışma ritmini uyuma, yürüme, koşma, heyecanlanma veya sevinme gibi her türlü durum için otomatik ayarlanacak şekilde yaratmıştır. İnsan yaşlandıkça kalbin dakikada yapabileceği azamî vurum sayısı da giderek düşer. 30 yaşında dakikada 200, 40 yaşında 182, 50 yaşında 171, 60 yaşında 159 vurum yapabilen insan kalbi, 70 yaşında ise en fazla 150 vuruma çıkabilir.
Spor yapanların kalbleri kanı daha verimli pompalamak gayesiyle bir nevi eğitimden geçtiği için, daha az vurumla daha fazla kan pompalama kabiliyetine sahiptir. İstirahat hâlindeyken bir eskrimcinin kalbi dakikada 68, haltercinin 65, voleybolcunun 60, kısa mesafe koşucusunun 58, futbolcunun 55, kürekçinin 50, yüzücü ve uzun mesafe koşucusunun 40-45, maratoncunun ise 35 vurum yapar. Vücut ısısının 1 °C artışında, kalbin dakikadaki vurum hızı 10 artar. Yeni doğmuş çocuklarda normal vurum sayısı dakikada 140, 10 yaşındakilerde 90 kabul edilirken, sağlıklı ergin insanlarda dakikada 65-75 vurum normal değer kabul edilir. Bünye ve fıtrata göre 50-100 arasında değişebilen vurum sayıları da çok büyük sapma kabul edilmez.

Kalbin sakin hâldeyken bir vurumda gönderdiği kan, gençlerde 70 ml kadardır (dakikada 70 vurum yapınca 70x70=4.900). Ağır bir işe girişildiğinde bir vurumda atılan kan miktarı 130 ml’ye çıkabilir.

İnsanın hayatı boyunca üç milyar civarında durup dinlenmeden vurum yapan bu kas kitlesi, normal durumlarda çalışması için gerekli enerjinin % 34’ünü serbest yağ asitlerinden, % 31’ini glikozdan, % 28’ini lâktattan (veya süt asidi), % 7’sini de piruvat, keton ve aminoasitlerden karşılar. Ağır ve yorucu faaliyetlerde, laktattan elde edilen enerji miktarı % 61’e yükselirken; yağ asitleri (% 21), glikoz (16), keton, piruvat (% 2) gibi kaynaklardan elde edilen enerji miktarı azalır.

Kalbin kendi dokusunun beslenmesi için yaratılmış koroner damar sisteminden istirahat hâlindeyken dakikada 250 ml kan geçmesi gerekir. Ağır faaliyet durumlarında kalbin koronerlerinden geçen kan miktarı 1.050 ml’ye kadar çıkabilir. Bu da kalbin her vurumunda aorta gönderilen kanın yaklaşık % 5’inin kalbin kendi dokusu içine yönlendirilmesi demektir. Kalbin oksijen ihtiyacı sakin hâlde iken dakikada 30 ml kadar olup, vücudun toplam oksijen ihtiyacının % 10’u kadardır. Ağır faaliyet yaparken ise 165 ml’ye kadar yükselen oksijen miktarına ihtiyaç duyulur.

Kalbin sağ kulakçığında yaratılan elektrik dalgasının, kalbin duvarlarını teşkil eden kas dokusu içine dalga hâlinde yayılarak bütün kalbde münavebeli şekilde, önce sistole, sonra da diastole sebep olmasına bir kalb devri denir. Bir vurumun zaman olarak değeri (dakikada 75 vurumdan hesap edersek) 800 ms (milisaniye) olup, bunun 400 ms’si sistolde, 400 ms’si ise diastolde geçer. Dakikada 150 vurum yapan bir kalbde ise, bir vurumun zaman süresi 400 ms’dir.

Bu hassas zamanlama ile kalb odacıkları; dolma ve boşalmada hiçbir aksaklıkla karşılaşmadan, taşmadan, sıkışmadan ve patlamadan, kanı kapakçıklardan komşu odacığa veya atardamara geçirir. İnsanın uykusunda bile durup dinlenmeden devam eden bu faaliyetin hiç şaşırıp teklemeden sürmesi için, kimin bir hesabı veya gayreti olmuştur? Yaşamamıza vesile olan bu muhteşem makineyi göğsümüze yerleştiren Rahmeti Sonsuz’un, çok değerli ikramına karşı, O’na teşekkür etmemiz gerekmez mi?

_________________
Yoruldum her sabah, dönüşüne dair düş görmüş olarak uyanmayı hayal etmekten.
Ben yalanına bile razıyım artık seninle ilgili her şeyin. Bir umudun, bir güneşin...

Yürek sancımın tek refakatçisi, sözcüklerimin yegane bekçisi..
Aldırma satırlarıma bulaşmış hüzün rutubetine.
Önemseme kendimle olan savaşın galibine.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://med-cezir.eniyiforum.org

..::Kalp::..

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ay ve Güneş :: DİYAR-I İLİM :: BİYOLOJİ -

/

forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Kendi blogunuzu yaratın