Ay ve Güneş

/

 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  Video BölümüVideo Bölümü  
SIK KULLANILAN BÖLÜMLER
Tıkla Dinle Kutucukları & Maneviyat& Aşk ve Sevgi & Lakırdı Ovası & SEYR-i ALEM & DİVAN-I EDEBİYAT
GİTMEK İSTEDİĞİNİZ BÖLÜMÜN İSMİ ÜZERİNE TIKLAYIN
EN SON GÖNDERİLEN 10 MESAJ
Konu Yazan GöndermeTarihi
C.tesi 17 Haz. 2017, 13:04
Perş. 25 Mayıs 2017, 09:45
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:58
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:56
Perş. 04 Mayıs 2017, 09:33
Salı 25 Nis. 2017, 09:47
Çarş. 19 Nis. 2017, 09:57
Perş. 30 Mart 2017, 09:46
Perş. 23 Mart 2017, 09:03
Ptsi 20 Mart 2017, 09:18

Bir ortaçağ oyunu paralel ejderha GÜN AĞAR TAN 23 Ocak 2015, Cuma

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
emiroğlu




Yaş : Kayıt tarihi : 09/09/08 Mesaj Sayısı : 589 Nerden : İş/Hobiler : Lakap : amcasını arıyor

MesajKonu: Bir ortaçağ oyunu paralel ejderha GÜN AĞAR TAN 23 Ocak 2015, Cuma C.tesi 24 Ocak 2015, 14:34




Milyon yıllık dinozorların günümüzde çok sayıda fosili bulunmuş; ancak ejderha fosili bugüne kadar bulunamamıştır. Çünkü o, insanoğlunun sadece hayallerinde olan sanal bir canavardır. Sanal varlıklar kendilerini anlatamayacaklarından kullanılmaya ve tüm kötülüklerin müsebbibi olan hilkat garibesine dönüştürülmeye de çok müsaittir.

Propaganda veya direniş konusunu işleyen karikatürlerin hemen algılanabilmesi için ‘siyasal’ ejderha imgesi sıklıkla kullanılır. Bu çizimlerde ejderha her zaman ötekidir. Ve günümüzde bu tür işler artık postmodern algı yönetimi ile gerçekleştirilir. Enflasyon canavarı ve trafik canavarı imgesi gibi. Enflasyon ve trafik kazalarının tek sorumlusu canavarlarıdır.

İnsanın kendini yüceltmesi için ejderhayı yenmesi ve ondan üstün olduğunu ispat etmesi gerekir. Ortaçağ ejderhayı, dehşet saçan ve kötülükler yapan iblisvari bir yaratık olarak öne çıkarır. Bu çağda sıradan insanların şövalye, prenslerin kral, kurtarıcıların aziz olması için o ejderhayı öldürmeleri şarttı.

Kapadokyalı bir hatip olan Aziz George, Libya eyaletinin Silenos kentine gider. Burada kente musallat olmuş vebalı bir ejderhanın öfkesini yatıştırmak için halkın her gün can teslim etmek zorunda olduğunu görür. Halkın elindeki tüm oğullar ve kızlar tükenince kralın tek kızı ejderhaya gönderilir. Oradan geçen Aziz George, kendini tanrıya emanet ederek mızrağını ejderhaya gözü kara bir şekilde sallar. Yere serdiği ağır yaralı ejderhayı şehre götürür. Ejderha ile kendisini beraber görünce kaçan halka Aziz George; “Korkmayın, çünkü tanrı beni size ejderhanın yaptığı eziyetlerden kurtarmam için gönderdi. Eğer İsa’ya inanır ve hemen vaftiz olursanız, o zaman bu ejderhayı öldürürüm.” der. O zaman kral ve tüm halk vaftiz olurlar, Aziz George da kılıcını kınından çekip ejderhayı öldürerek şehrin koruyucu azizi olur.

Halkı Hıristiyanlığa geçirmek için Hz. İsa’dan sonra bu ejderha hikâyeleri o şehirde Aziz ve Azize olmak için çokça kullanıldı. Prenslerin ise kral olması için en kolay yöntem halka musallat olan ejderhayı öldürmeleriydi.

Algı operasyonu için biçilmiş kaftan

Günümüzde postmodern yöntemle toplumda siyaset mühendisliği yapmak isteyenlerin manipülasyonları için ejderha, harc-ı alem malzemeydi. Algı operasyonları içinse ağzından ateş saçan ejderha biçilmiş kaftandı. Günümüz Türkiye’sinde bu ejderhadan kurtulmanın tek yolunun ise ‘kurtarıcının’ safında olmak algısı oluşturulmasıdır. Ejderhanın ise kaplan pençeleri ile dokunduğu yeri parçaladığı, kocaman dişlerinin olduğu ağzıyla her şeyi yuttuğu, kustuğu ateş ile önüne geleni yaktığı ve işlediği suçların delillerini bile yok etmeden orada bırakıp kanatları ile kaçtığı anlatılmalıydı. Giderken de bu ejderhanın, masum insanları ve genç kızları kaçırıp onların kanını içtiği ve işin kötüsü, toplumu haraca bağlayıp her gün birkaç insanı, hatta bazı bakanları bile kurban olarak istediği anlatılmalıydı bu masum halka. Bu bilgiler etrafa yayılıp, toplumda bu canavar ejderhaya karşı nefret ve korku algısı öyle bir seviyeye ulaşmalıydı ki, kurtarıcı ortaya çıkıp mızrağı ile ejderhayı öldürdükten sonra kahraman olabilsindi. Böylece ‘ininde’ öldürdüğü canavardan sonra ‘kurtarıcı’ sarayına devletin başı olarak oturabilirdi. Böylece toplum da ölen ejderha ile zaten huzura ermiş olurdu.

Şimdi algı operasyonları ile ‘paralel ejderha’nın üzerine atılan suçlara bakalım;

Tüm hâkim ve savcıları o ele geçirmiştir.

Tüm polisleri o ele geçirmiştir.

Tüm bürokrasiyi o ele geçirmiştir.

CIA-MOSSAD ile de o işbirliği yapmıştır.

PKK ile de o beraber olmuştur.

Karanlık cinayetleri de o işlemiştir.

Medyayı da o ele geçirmiştir.

Hatta 17-25 Aralık operasyonlarını da o yapmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin seçilmiş hükümet ve cumhurbaşkanına da darbeyi o yapmıştır.

Hatta bakan çocuklarının evlerine para dolu kasa ve ayakkabı kutularını da o koymuştur.

Yetmemiş, diğer cemaatlere de operasyonu o yapmıştır.

Yetmemiş, milyonlarca insanı da bu dokuz canlı, yedi başlı, 14 telekulaklı o canavar ejderha dinlemiş.

Doymayan karnı için tüm ülkenin hayvanlarını yemiş, halkın tüketecek eti de kalmamış, önlem alınmazsa halkın içeceği tüm sütü ve yumurtayı da lop diye yutuverirmiş.

Kısacası ejderha, içinden geçtiği her kurumu bir taraftan kustuğu ateş ile yakarken diğer taraftan sağa sola salladığı çekiç kuyruğu ile yerle yeksan ediyormuş da haberimiz yokmuş, heyhat! Kandırılmışız.

Halka pompalanan algı barometrede hâlâ yeterli seviyeyi göstermiyorsa; devamında ‘paralel ejderha’ milli siyaset belgesine yazılır ve hakkında kırmızı bülten çıkarılır ki küresel tehlike olduğu algısı oluşturulabilsin. Hatta halka ejderha ile mücadele için MİT ve ‘makul şüphe’ gibi yasaları torbalara doldurma fedakârlığını bile göze aldığı anlatılır ‘kurtarıcı’nın.

Böylece ejderhanın inine girilip kalbini sökmek için her şey tamamdır artık.

Kahramanlıktan krallığa...

Ejderhanın boynuna, -kurtarıcınınkiler de dahil- işlenen tüm suçların günahı yüklendiyse eğer; canavarı öldürerek ülkeyi ve halkı kurtaracak kişinin sahnedeki yerini alıp mızrağı canavarın kalbine saplama zamanı gelmiş de geçmektedir. Artık sanal canavar ile beraber tüm kötüler ve kötülükler de imha edilmiştir. Tüm suçları işleyen ejderha öldürüldüğü için ortada artık suç ve suçlu da kalmamıştır. Böylece ejderha miti ile içindeki iblisi billurlaştırmış ‘kahraman’, elindeki mızrağı ile muhteşem sarayına oturup ülkeye başkan olmayı hak etmiştir.

‘Kurtarıcı’nın derin devletle beraber işlediği tüm suçların ihalesi ejderhaya kaldığından, artık ‘kahraman’, tüm suçlardan ari olarak tam bir kral olabilir. Ejderhanın kafatasındaki dracontios mücevherini de alıp tacına taktığı an!

Bu durum Retorik’te, ‘Hangi mutlakiyetçi kral, ona lerna hydra’sı (yedi başlı –her kesilen baş için iki baş çıkan- efsanevi yaratık) gibi görünen baş kaldırıların hepsini yere serme düşleri kurmamıştır.’ diye anlatılır. Aristotales, bu eserinde antik Yunan’da yasa koyucuyu “Bu yasalar bir insanın değil, bir dragon’un elinden çıkmıştır.” diyerek eleştirir. [II, 23, 29] Ne ironi ama!

Ancak unutulan bir şey var, bunlar ortaçağda oynanan ve tutan oyunlardı. Biz 21. yüzyıldayız!

Bugüne kadar yaşananlara bakılırsa gelecekte ‘kurtarıcı’, büyük bir gürültü ve şatafatla başlayıp acınacak halde sona eren girişimler için kullanılan ‘ejderha başı ile başlayıp, it kuyruğu ile bitirmek’ atasözü ile anılır olacak galiba.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör

Bir ortaçağ oyunu paralel ejderha GÜN AĞAR TAN 23 Ocak 2015, Cuma

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ay ve Güneş :: DÜNYA VE ÜLKEMİZDE YAŞAM :: GAZETE YAZILARI ve YAZARLARI :: Aksiyon Dergisi Yazıları -

/

forum kurmak | Sanat, Kültür ve Hobiler | Other literature | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Bir bloga sahip olmak