Ay ve Güneş

/

 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  Video BölümüVideo Bölümü  
SIK KULLANILAN BÖLÜMLER
Tıkla Dinle Kutucukları & Maneviyat& Aşk ve Sevgi & Lakırdı Ovası & SEYR-i ALEM & DİVAN-I EDEBİYAT
GİTMEK İSTEDİĞİNİZ BÖLÜMÜN İSMİ ÜZERİNE TIKLAYIN
EN SON GÖNDERİLEN 10 MESAJ
Konu Yazan GöndermeTarihi
C.tesi 17 Haz. 2017, 13:04
Perş. 25 Mayıs 2017, 09:45
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:58
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:56
Perş. 04 Mayıs 2017, 09:33
Salı 25 Nis. 2017, 09:47
Çarş. 19 Nis. 2017, 09:57
Perş. 30 Mart 2017, 09:46
Perş. 23 Mart 2017, 09:03
Ptsi 20 Mart 2017, 09:18

‘Yâ Müfettihü’l Ebvâb…’ – Hilmi Yavuz

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
emiroğlu




Yaş : Kayıt tarihi : 09/09/08 Mesaj Sayısı : 589 Nerden : İş/Hobiler : Lakap : amcasını arıyor

MesajKonu: ‘Yâ Müfettihü’l Ebvâb…’ – Hilmi Yavuz Perş. 16 Haz. 2016, 12:58

Bilineni Âşık Veysel’den alıntılayarak söyleyeyim: Yaşam, ‘iki kapılı bir han’dır. Evet, ama bu han’ın içinde de birtakım kapılar var: Bunlar, Jerome ve Alissa’nın, sadece onların mı, hepimizin, geçmek durumunda kaldığımız ‘Dar Kapı’lardır… André Gide hatırlatıyor bize: Hangimiz bu ‘dar kapı’lardan kolaylıkla geçebiliyoruz ki?

Dahası, ‘algı kapıları’mız vardır, Aldous Huxley’in bize ‘The Doors of Perception’da gösterdiği gibi… Bu ‘kapı’lar açılınca görmediklerimizi görmek, işitmediklerimizi işitmek mümkün olur. Sadece ‘algı’ mı; -değil elbette! Belleğin de ‘kapı’ları vardır: Zaman zaman, Ahmet Muhip Dıranas’la birlik olup, ‘unutuşun tunç kapısını zorla[dığımız]’ olmamış mıdır?

Ya, şiirin ‘kapı’ları? Ahmet Haşim, ‘büyük şiirlerin medhalleri[nin], ‘tunç kanatlı müstahkem şehir kapıları gibi sımsıkı kapalı’ olduklarını söyler: ‘Her el, o kanatları itemez ve o kapılar bazen asırlarca kapalı durur.’

Şairler, sevgililerin kapılarındadırlar, -Oktay Rifat gibi:
‘Bulunmaz sevdazede Fuzulî, Nedîm
Kanayan aşklarıyle yaşarlar bende
Sevdiğim, devletlû sultanım, efendim
Emreyle şiirler söyleyeyim kapında’
Bazan o kapılar açılmaz, kapı duvar olmuştur. Orhan Veli’nin
‘Kapılar pencereler savletime bigâne
Ses sedâ yok, bu değil sanki o devlethâne’
dizeleri işte tastamam bu durumu anlatır.

Ve elbette ‘hükümet kapısı’! Namık Kemal’in ‘izzet ü ikbal ile’ çekildiği bâb-ı hükümet! Elbet herkes Namık Kemal kadar yiğit ve erdemli olamıyor: ‘Yağlı kapı’ya kapılananlar kolay kolay vazgeçemiyorlar, çekilemiyorlar ‘izzet ü ikbal ile bâb-ı hükûmetten’! Günün birinde bütün kapıların yüzlerine kapanacağını bilmiyorlar mı? Bütün yüzsüzlükleri ile başvurdukları kapılardan, ‘başka kapıya!’ diye onursuzca kovulacakları günlerin geleceğini?

Biz, bırakalım bunları; -bu ‘kapı kulları’nı! ‘Ya Müfettihü’l-ebvâb’a, O’na, kapıların açıcısı’na dönelim! Çünkü O, Fettâh ve Razzak’tır… Yahya Kemal, ‘zamanımızdan hicret edip’ yaşadığı ‘İstanbul’u fethettiğimiz günlerde’ yazdığı, yıl 1922’dir, ‘Ezan ve Kur’an’ başlıklı yazısında, Akşemseddin’in, Bizans surlarının önündeki duasını şöyle anlatır:

‘Fâtih’in Edirne’den İstanbul üzerine yürüdüğü 857 senesinin bahârını hissettim. Edirne’den İstanbul üzerine o yürüyüş, yirmi iki yaşında bir çocuk olan o Fâtih, Kostantiniyye fethine dair bir hadisin müjdesini hisseden o asker…

İhtiyar Akşemseddin’in, kocamış bir kartal gibi, kollarını açarak, top gürültüsüne karışmış bir sesle:

“Yâ Müfettihü’l-ebvâb!”
diye bağırdığı tepelerden surlara baktım.’

Paul Eluard’ın, Sabahattin Eyuboğlu’nun müstesnâ Türkçe söyleyişiyle çevirdiği ‘Karartma’ şiiri,
‘Kapılar tutulmuş, neylersin,
Neylersin içerde kalmışız’
diye başlıyordu. Evet, ama o kapılar açıldı ve elbette açılacak!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör

‘Yâ Müfettihü’l Ebvâb…’ – Hilmi Yavuz

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ay ve Güneş :: DİVAN-I EDEBİYAT :: EDEBİYAT -

/

Yeni bir forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Yetkinblog