Ay ve Güneş

/

 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  Video BölümüVideo Bölümü  
SIK KULLANILAN BÖLÜMLER
Tıkla Dinle Kutucukları & Maneviyat& Aşk ve Sevgi & Lakırdı Ovası & SEYR-i ALEM & DİVAN-I EDEBİYAT
GİTMEK İSTEDİĞİNİZ BÖLÜMÜN İSMİ ÜZERİNE TIKLAYIN
EN SON GÖNDERİLEN 10 MESAJ
Konu Yazan GöndermeTarihi
C.tesi 17 Haz. 2017, 13:04
Perş. 25 Mayıs 2017, 09:45
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:58
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:56
Perş. 04 Mayıs 2017, 09:33
Salı 25 Nis. 2017, 09:47
Çarş. 19 Nis. 2017, 09:57
Perş. 30 Mart 2017, 09:46
Perş. 23 Mart 2017, 09:03
Ptsi 20 Mart 2017, 09:18

[]27 Mayıs'ın asker valisi: Darbe anayasal suçtur, gereği yapılmalı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
mcnn38
Admin
avatar

Erkek
Yaş : 36 Kayıt tarihi : 04/09/08 Mesaj Sayısı : 1871 Nerden : Geliyon İş/Hobiler : Yaşamak Lakap : GARİB

MesajKonu: []27 Mayıs'ın asker valisi: Darbe anayasal suçtur, gereği yapılmalı Perş. 18 Eyl. 2008, 15:50

Darbeden önce Akademi'de derslere giren emekli Kurmay Albay Vefa Poyraz, MBK üyeleri Orhan Erkanlı, Orhan Kabibay, Alparslan Türkeş ve Ekrem Acuner'e hocalık yaptı.
Eski Başbakan Adnan Menderes ile bakanları Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ın idam edilişinin üzerinden 47 yıl geçti. Ancak millet, geçen yarım asra rağmen idamların acısını hâlâ yüreğinde taşıyor.



Halkın yanı sıra darbecilerle çalışmak zorunda kalan askerler de 27 Mayıs'ı hayırla yâd etmiyor. Bu isimlerin başında emekli Kurmay Albay Vefa Poyraz geliyor. Cuntacıların müdahaleden sonra vali olarak görevlendirdiği Poyraz, 27 Mayıs'ı ihtilal değil, her zaman darbe olarak gördüğünü belirtiyor. Poyraz, "Millete rağmen, onun oylarıyla kurulmuş demokrasi abidelerini, meclisleri, hükümetleri ortadan kaldırmak, anayasa ihlalidir, suçtur. Gereği yapılmalıydı, maalesef bugüne kadar yapılmadı." diyor.

27 Mayıs darbesinden sonra Milli Birlik Komitesi (MBK), valilerin tümünü değiştirdi. Vilayetlerden 61'ine sivil, stratejik konumdaki 6'sına ise asker kökenli isimler atandı. Asker kökenli valilerden biri de emekli Kurmay Albay Vefa Poyraz'dı. Poyraz, sırasıyla Bitlis, Trabzon, Bursa ve İstanbul'da görevde bulundu.

1973 yılında İstanbul valiliği görevinden ayrılarak Adalet Partisi'nden siyasete atıldı. Cumhuriyet Senatosu üyeliği seçimlerine giren Poyraz, daha sonra Birinci Milliyetçi Cephe Hükümeti'nde köyişleri bakanı oldu. Türkiye'nin fırtınalı yıllarında kritik görevler üstlenen Poyraz, anılarını Bizim Kitaplar Yayınevi'nde çıkan "Bir Cumhuriyet Valisinin Anıları" isimli kitapta topladı.

Emekli Kurmay Albay, görevi icabı darbecileri yakından gözlemleme fırsatını bulmuş. Poyraz, cuntacıların önceden geliştirilmiş plan ve programlara sahip olmadıklarının kısa zamanda görüldüğünü ifade ederken, ilk hedefin DP'yi ortadan kaldırmak olduğunu vurguluyor. Ancak demokrasilerde her sorunun yasalar çerçevesinde düzene konulması gerektiğinin altını çiziyor. Poyraz, şöyle devam ediyor: "Böyle olmayıp da darbelerle 'Yapamadılar, biz yaparız' diye ortaya çıkmak ve ortalığı karmakarışık etmek asla tasvip edilemez.

Darbecilere diyorum ki, 'Siz kimsiniz? Kim size bu yetkiyi verdi?' Şayet ülkeyi yönetenler, başarılı olamamışsa hatta suç işlemişse bunların cezası, anayasal kurumlar tarafından ve anayasa çerçevesinde verilir. Asıl cezayı ise seçimlerde halkımız verir. Millete rağmen ceza uygulamak, demokrasinin ruhuna ve özüne aykırıdır. 27 Mayıs, millete rağmen, milleti yönetme teşebbüsüdür. Bunun dikta rejiminden bir farkı yoktur."

Vefa Poyraz, Menderes ve arkadaşları idam edildiğinde Trabzon'da görevliymiş. Bu yüzden idamların halkın üzerindeki etkisine bizzat şahit olmuş. Poyraz, kararlar açıklandığında halkın ağzını bıçak açmadığını ifade ediyor. İnsanları hayata döndürmek için sarfettiği çabayı şöyle anlatıyor: "İlin valisi olarak halka ümit aşılamak için gayret sarf ediyor, sık sık ilçeleri ziyaret ederek, toplantılar düzenliyor, kırsal kesimde yaşayan vatandaşlarıma nasihatlerde bulunuyordum. 27 Mayıs idaresinin katılığını unutturup halkı bölge meseleleri ile meşgul etmeye, önümüzdeki günlerin aydınlık olacağına inandırmaya çalışıyordum. Uyanık halk, her şeyi biliyor ve değerlendiriyordu."

Başarılı subaylar tasfiye edildi

27 Mayıs darbesini yapanların ilk icraatı 200'den fazla general ve 5 bin 600 kadar subayı emekli etmek oldu. Ben o dönemlerde hocaydım. Özellikle başarıları ve birikimleriyle generallik sırası bekleyen çok sayıda kurmay subay maalesef ordudan tasfiye oldu. Bu tasfiyelerin yapılmasında darbeciler arasında, yer alan havacı subaylardan Mucip Ataklı büyük rol oynadı.

Deniz Gezmiş ile vilayette görüştüm

Deniz'in babasının İstanbul'da ilköğretim müfettişlerinden biri olduğunu öğrendim. Kendisini çağırttım. Oturduk; dostane ikazlarda bulundum. "Size katılıyorum ama önleyemiyorum. Elimden çıktı, ama bir defa da siz uyarsanız, belki etkili olur." dedi. 'Gönder, görüşürüm.' dedim. Deniz geldi, bir saate yakın görüştük. Saplantılarından kopmadı. En sonunda dedim ki; 'İstanbul polisi senden usandı, başına bir iş gelebilir.' Çekindiğini ve sözlerimin tesirli olduğunu sezinledim. Ayrıldı. Sonraları Deniz'in başına gelenleri herkes bilir. Aslan gibi bir delikanlıydı; yazık oldu.

Bitlisli ağaları tutuklatmadım

Bitlis valisi iken Diyarbakır'da sıkıyönetim komutanı olan Tümgeneral Cemal Tural, bölgeden gözaltına aldığı "ağa" ve "şeyh" diye vasıflandırılan kişileri, Sivas'taki bir askerî kışlaya gönderdi. Bu arada benden de Bitlis yöresindeki ağa ve şeyhleri gözaltına alıp Sivas'a sevk etmemi istedi. Tümgeneral Tural'ın bu tavrını tasvip etmem mümkün değildi. Israr etti. Ama tüm ısrarları göz ardı ederek, hiç kimseyi göndermedim.



--------------------------------------------------------------------------------

[İdamların 47. yıldönümü]
Köksal Toptan (TBMM Başkanı): Demokrasiyi Menderes'e borçluyuz
Bugün demokrasi içerisinde yaşıyorsak, bunu Adnan Menderes ve diğer demokrasi şehitlerimize borçluyuz. O ve arkadaşları, siyasi ve demokrasi hayatımızda yeni ufuklar açarak çok partili hayata girişin, halkın demokratik yollarla ülke yönetiminde söz sahibi olmasının aydınlık kapısını açmışlardır. Halkıyla bütünleşen bir başbakan olan Menderes, Türkiye'nin kalkınması için cesur kararlar alan müstesna bir liderdi. Vefatı, milletimizde derin yaralar açtı. Menderes, yenilikçi ve alçak gönüllü bir devlet adamı olarak gönlümüzde yaşamaya devam etmektedir.

Süleyman Soylu (DP Genel Başkanı): Üç asil evlat, barbarlığa kurban verildi
Türk milletinin üç asil evladı, uyduruk mahkemelerin hukuksuz ve adaletsiz kararlarıyla şehit edildi. Üç asil evlat, gözü dönmüş bir barbarlığa kurban verildi. Yıllar sonra itibarlarının iade edilmesi bile bu siyasi cinayetlerin bilincimizde yarattığı tahribatı ortadan kaldırmaya yetmemiştir. O cinayet kararını verenler milli iradeyle birlikte milletin kendine güven duygusunu da ipe çekti. O darağacını kuran ve Türkiye'ye o utancı yaşatanların hiçbiri elbette hain değildi. Ama tarih, millete ödettikleri bedel ve bu ülkeye çektirdikleri acılar yüzünden onları ebediyen ve temyizi mümkün olmayacak biçimde mahkûm etmiştir. Umarız ki, tarihin bu doğru ve kesin hükmünden darbe tartışması yapan kişi ve çevreler gerekli dersi çıkartır.

Aydın Menderes (Adnan Menderes'in oğlu): Darağacına çekilen milletin sevgisiydi
O gün darağacına çekilen milletin iradesi, sevgisi ve ümitleri olmuştur. O gün, demokrasi, hürriyet, kalkınma, refah, güçlü ve itibarlı bir devlet olma yolundaki yükselme çizgisi kırılmıştır. 27 Mayıs, Yassıada mahkemeleri ve idamlardan sonra Türkiye bir kan denizinin içine düşmüştür. Buna mukabil merhum Adnan Menderes ve tüm DP'nin egemenliğin kayıtsız şartsız millette olması, mamur bir vatan, müreffeh bir devlet, hür ve kalkınan bir Türkiye idealleri sönmez bir meşale olarak geride kalan 47 yılda olduğu gibi gelecekte de milletimizin yolunu aydınlatacaktır.

Cahit İleri (dönemin bakanı Tevfik İleri'nin oğlu): Adeta cehennem azabı yaşadık
27 Mayıs 1960 ile 17 Eylül 1961 arası bizim için cehennem azabı gibiydi. Millete hizmet etmekten başka gayesi olmayan insanlar, milletimizin üniformasını giyen birileri tarafından katledildi, işkence gördü. Babam müebbet hapis aldı. Bu soytarılıklara insanın 'mahkeme' demeye dili varmıyor. İşte o mahkemede babam sözü kesilince, "Başsavcı başımızla oynamaktan hoşlanıyor, varsın oynasın, ama şerefimizle asla oynatmayacağız." demişti.

Prof. Dr. Akile Gürsoy (Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın torunu): Millete yaptıkları hizmetle anılacak
Onlar bu ülkeye ve bu millete yaptıkları hizmetlerle anılacak. O dönemi yaşatanların bir daha milletin başına gelmemesini temenni ediyorum. Bu tür vakaların bir daha yaşanmaması için topluma büyük görev düşüyor.

Filiz Önder (dönemin milletvekili Necmettin Önder'in kızı): 27 Mayıs'taki işkencelerin üstü kapatılıyor
Eğer hâlâ darbe konuşuyorsak bunun sebebini doğru tespit etmek lazım. Her şeyin başlangıcı 1960 darbesidir. 12 Eylül'de yapılan işkencelerden bahsediliyor ama 27 Mayıs'ta yapılanların üstü kapatılıyor.

Erkan Acar
18 Eylül 2008, Perşembe

_________________
Yoruldum her sabah, dönüşüne dair düş görmüş olarak uyanmayı hayal etmekten.
Ben yalanına bile razıyım artık seninle ilgili her şeyin. Bir umudun, bir güneşin...

Yürek sancımın tek refakatçisi, sözcüklerimin yegane bekçisi..
Aldırma satırlarıma bulaşmış hüzün rutubetine.
Önemseme kendimle olan savaşın galibine.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://med-cezir.eniyiforum.org

[]27 Mayıs'ın asker valisi: Darbe anayasal suçtur, gereği yapılmalı

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ay ve Güneş :: DÜNYA VE ÜLKEMİZDE YAŞAM :: Sosyal Hayat & Medya :: RÖPORTAJ -

/

Forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Bir blog yaratın