Ay ve Güneş

/

 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  Video BölümüVideo Bölümü  
SIK KULLANILAN BÖLÜMLER
Tıkla Dinle Kutucukları & Maneviyat& Aşk ve Sevgi & Lakırdı Ovası & SEYR-i ALEM & DİVAN-I EDEBİYAT
GİTMEK İSTEDİĞİNİZ BÖLÜMÜN İSMİ ÜZERİNE TIKLAYIN
EN SON GÖNDERİLEN 10 MESAJ
Konu Yazan GöndermeTarihi
C.tesi 17 Haz. 2017, 13:04
Perş. 25 Mayıs 2017, 09:45
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:58
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:56
Perş. 04 Mayıs 2017, 09:33
Salı 25 Nis. 2017, 09:47
Çarş. 19 Nis. 2017, 09:57
Perş. 30 Mart 2017, 09:46
Perş. 23 Mart 2017, 09:03
Ptsi 20 Mart 2017, 09:18

Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi inanırdı. müslümanlar neden dini yaymaya çalışıyor?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
mcnn38
Admin
avatar

Erkek
Yaş : 37 Kayıt tarihi : 04/09/08 Mesaj Sayısı : 1871 Nerden : Geliyon İş/Hobiler : Yaşamak Lakap : GARİB

MesajKonu: Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi inanırdı. müslümanlar neden dini yaymaya çalışıyor? Çarş. 08 Ekim 2008, 07:21

Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi inanırdı. Öyle iken insanları inanmaya sen mi zorlayacaksın? Madem bu sure var müslümanlar neden dini yaymaya çalışıyor?


Eğer Senin Rabbin dileseydi, dünyada ne kadar insan varsa hepsi imana gelirdi. Ama bunu irade etmedi. Şimdi sen mi, imana gelsinler diye insanları zorlayacaksın? (Yunus 99)



Ey Muhammed, eğer rabbin dilemiş olsaydı yeryüzündeki bütün insanlar, ister istemez iman etmiş olurlardı. Fakat rabbin, hikmetinin gereği, herkesi iman edip etmemekte, kendi iradesiyle başbaşa bıraktı. O halde sen onları zorla iman ettiremezsin. Senin vazifen sadece tebliğ etmektir


Eğer Rabbin dileseydi, elbet­te bütün insanlar iman ederdi. Lâkin hikmete aykırı olduğu için bunu iste­medi. Çünkü Yüce Allah, kullarının kendi ihtiyaçları ile iman etmelerini ister, zorla iman etmelerini istemez. İnsanla­rı iman etmeye ve senin dinine girmeye sen mi zorlayacaksın? Sonra böyle bir görev verilmedi. Bu âyet, bütün insanların iman etmelerini şiddetle ar­zulamasından dolayı duyduğu sıkıntıya karşı Nebî (s.a.v)'yi tesellî etmekte ve onun içini rahatlatmaktadır.



Evet Allah’ın Resûlü zaman zaman insanlar yola gelmiyorlar diye üzülüp hayıflanıyordu. Cehenneme doğru giden insanları görüyordu çevresinde ve üzüntüsünden kendisini yiyecek duruma geliyordu. Çevresindeki insanların cehenneme gidişini gördüğü halde bir Müslümanın buna razı olması asla mümkün değildir


İşte Allah’ın Resûlü bu insanları cehennemden engellemek ve cennete kazandırmak için çareler arıyordu. Acaba ne yapsam da bu insanları hidâyete ulaştırsam? Nasıl etsem de bunları cennete kazandırsam? Bu konuda öyle haristi ki Allah’ın Resûlü elinde avucunda, evinde, cebinde nesi varsa hepsini bu uğurda harcamaya çalışıyordu. Yapması gerekenleri yapıyordu da acaba bundan başka daha ne yapsam? diye çırpınıyordu.



Bakın Rabbimiz buyuruyor ki ey peygamberim, bu konuda kendini yiyip bitirecek bir noktaya gelmene gerek yok. Unutma ki eğer Rabbin dileseydi insanların tamamını Müslüman yapardı. Allah dileseydi bu insanların hiç birisi kâfir olamazdı, hiç birisi müşrik olamazdı. Allah öyle dileseydi bu insanların hiç birisi Allah’a şirk koşamaz, Allah’a kafa tutamaz ve Allah’a isyan içinde bir hayat yaşayamazdı. Eğer bu insanlar yeryüzünde şu anda küfrü, şirki tercih edebiliyorlar ve Allah’a rağmen, Allah’ın âyetlerine rağmen diledikleri gibi bir hayatı yaşama imkânı bulabiliyorlarsa unutmayasın ki bu da Allah’ın yeryüzünde koyduğu bir yasası gereğidir. Allah’ın bunlara verdiği bir iznin sonucudur


O halde bu insanları imana sen mi zorlayacaksın? Halbuki onların hidâyete gelmesi senin planlarına, senin programlarına bağlı değildir. Şüphesiz ki ey peygamberim sen dilediklerini hidâyete erdiremezsin. Allah yasaları gereği özgür iradesiyle küfrü ve şirki seçen bir kimseyi ne sen ne de bir başkası asla hidâyete ulaştıramaz. Bu iş sadece Allah’ın elindedir. Bu Allah’ın koyduğu bir yasadır. Bunu kimse değiştiremez.



Öyleyse ey peygamberim, senin vazifen ölmüşleri diriltmek değildir. Sen ancak korkmadan, çekinmeden, açıkça sana indirdiğimizi anlat ve ötesini düşünme. Eğer Allah dileseydi onların tümünü, insanların tamamını hidâyet üzere, İslâm üzere toplardı. Ama Rabbin böyle dilememiş ve böyle olmamıştır



Tebliğ vazifesini yapan peygamberler, bu vazifelerinde zorlayıcı herhangi bir yola başvurmamışlar, sadece tebliğ vazifelerini yerine getirmişler ve sonucu Allah'a bırakmışlardır:



"Peygambere düşen, sadece tebliğ yapmaktır" (el-Mâide, 5/99) (Bu konu ile ilgili olarak bkz. Âl-î İmrân, 3/20; el-Mâide, 5/92; er-Ra'd, 13/40; en-Nahl, 16/35,82; en-Nûr, 24/54; el-Ankebût, 29/18; Yâsîn, 36/17; eş-Şuarâ, 42/48; et-Teğâbûn, 64/12).

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet Editör

_________________
Yoruldum her sabah, dönüşüne dair düş görmüş olarak uyanmayı hayal etmekten.
Ben yalanına bile razıyım artık seninle ilgili her şeyin. Bir umudun, bir güneşin...

Yürek sancımın tek refakatçisi, sözcüklerimin yegane bekçisi..
Aldırma satırlarıma bulaşmış hüzün rutubetine.
Önemseme kendimle olan savaşın galibine.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://med-cezir.eniyiforum.org

Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi inanırdı. müslümanlar neden dini yaymaya çalışıyor?

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ay ve Güneş :: RUH UFKU :: Sorular ve Cevaplar -

/

Forum kurma | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Kendi blogunuzu yaratın