Ay ve Güneş

/

 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  Video BölümüVideo Bölümü  
SIK KULLANILAN BÖLÜMLER
Tıkla Dinle Kutucukları & Maneviyat& Aşk ve Sevgi & Lakırdı Ovası & SEYR-i ALEM & DİVAN-I EDEBİYAT
GİTMEK İSTEDİĞİNİZ BÖLÜMÜN İSMİ ÜZERİNE TIKLAYIN
EN SON GÖNDERİLEN 10 MESAJ
Konu Yazan GöndermeTarihi
C.tesi 17 Haz. 2017, 13:04
Perş. 25 Mayıs 2017, 09:45
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:58
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:56
Perş. 04 Mayıs 2017, 09:33
Salı 25 Nis. 2017, 09:47
Çarş. 19 Nis. 2017, 09:57
Perş. 30 Mart 2017, 09:46
Perş. 23 Mart 2017, 09:03
Ptsi 20 Mart 2017, 09:18

Hz. Mevlâna ve Kadın

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
mcnn38
Admin
avatar

Erkek
Yaş : 37 Kayıt tarihi : 04/09/08 Mesaj Sayısı : 1871 Nerden : Geliyon İş/Hobiler : Yaşamak Lakap : GARİB

MesajKonu: Hz. Mevlâna ve Kadın Cuma 17 Ekim 2008, 16:52

Mevlâna Fîhi Mâ Fih adlı eserinde de ifade ettiği gibi, ileri bir görüşle, kadınlığa lâyık olduğu gerçek değeri vermiş, kadın ruhunun inceliklerini bir psikolog gözüyle belirttikten sonra, ona mânâsız baskılar yapmaktan çok onu anlayarak ve yaradılışının icaplarına uyarak hareket edilmesi lüzumunu misallerle anlatmıştır.,

Nitekim Hz. Peygamber Efendimiz de hadislerinde kadının, [u][b]eğe kemiğinden yaratıldığını, bu sebeple sert davranıldığında o kemiğin kolayca kırıldığı gibi kırılacağını, dolayısıyla gezme, giyinme vs. isteklerini ölçüler dahilinde yerine getirmek gerektiğini tavsiye buyurmuşlardır.[/b]
[/u]
Hz. Mevlâna, Resulullah Efendimizin bu tavsiyelerini kendi aile hayatında yaşadığı gibi insanlara da tavsiye etmiştir. Hanımıyla devamlı kayga eden ve geçinemeyen bir şahsa şu nasihatlerde bulunuyor:

“[color=red]Gece gündüz kavga edip bir kadının huyunu güzelleştirmek ve düzeltmek istiyorsun.[/color] Onun pisliğini kendinle temizliyorsun. Kendini onunla temizlemen, onun vasıtasiyle iyileş, güzelleş, ona doğru git. [color=red]İmkansız olsa bile, onun dediği şeyi kabul et.[/color]

İnsanların kötülüklerine katlanmak, tıpkı kendi pisliğini onlara sürmek suretiyle kendini temizlemek gibidir. Senin huyun tahammülle iyi olur, [color=red]onlarınki ise zulüm ve kötü muameleden dolayı bozulur, kötüleşir.[/color] [u]şimdi madem ki bunu öğrendin, artık kendini temizle ve sana kötülük eden insanları pisliklerini temizlediğin bir bez parçası olarak bil.[/u]

Sen desen de, demesen de o kendi bildiği gibidir ve bildiğinden şaşmaz. [color=red]Söylemekle ona tesir edilmez; hattâ daha kötü olur.[/color]

Mesela bir ekmek al, koltuğunun altına koy ve insanların görmesine mani ol. Eğer sen: ‘Ben bunu insanlara vermiyeceğim. Vermek şöyle dursun göstermiyeceğim bile!’ dersen, ekmek ucuzluğundan, bolluğundan sokaklara atılmış olsa da [color=red]görülmesine mani olmaya başlayınca bütün insanlar onu görmek isteyip senin arkanda dolaşır dururlar[/color] ve: “Biz elbette o sakladığın ve görmemizi istemediğin ekmeği görmek isteriz!” diye, ya birini araya kor yalvarırlar yahut da onu zorla almak isterler. Sen o ekmeği bilhassa, bir yıl yeninde saklasan, göstermemek ve vermemekte aşırı gitsen, insanların da buna karşı isteği ve alakası haddini aşar. [color=red]Çünkü olgunlaşmamış insanlar men edildikleri şeye karşı haris olurlar[/color].

Onda eğer kötü bir işi yapmamak cevheri varsa, sen mâni olsan da olmasan da, o güzel yaradılışına temiz ve iyi huyuna uyacaktır. Sen merak etme. Aklını, işini, gücünü karıştırma; bunun aksine de olsa, o yine kendi bildiği yolda gidecektir. [color=red]Ona mâni olmak, muhakkak ki rağbetini artırmaktan başka bir şeye yaramaz[/color]."

Larende’de evlendiği Lalasının kızı Gevher Hatun’u genç yaşında Konya’da toprağa vermişti. Gevher Hatun’dan, Sultan Veled ve Alaeddin Çelebi adlı oğulları dünyaya gelmiş, bunlar yetişkin birer delikanlı olmuşlardı.

Mevlâna, Gevher Hatun’un ölümünden sonra, Konyalı İzzeddin Ali’nin dul kızı Kerrâ Hatun’la evlendi. Genç ve güzel Kerrâ Hatun iyi bir tahsil görmüş, tasavvuf terbiyesi almış, gönül sahibi bir hanımefendi idi. Mevlâna’nın, Muzaffereddin Emir Âlim Çelebi adındaki oğlu ile Melike Hatun adlı kızı bu hanımdan dünyaya gelmişlerdi. Mevlâna’nın, Şemseddin Yahya adında, genç yaşında ölen bir de üvey oğlu vardı.


En son mcnn38 tarafından Paz 28 Ara. 2008, 13:27 tarihinde değiştirildi, toplamda 4 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://med-cezir.eniyiforum.org
Misafir
Misafir
avatar



MesajKonu: Geri: Hz. Mevlâna ve Kadın Çarş. 29 Ekim 2008, 14:18

HALİNE ERMEZ AKIL,
GEDA NE VEREBİLİR SULTANA,
ANLAMAK İSTER SENİ BU SEFİL,
YARDIM EYLE EY SULTANI MEVLANA...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
mcnn38
Admin
avatar

Erkek
Yaş : 37 Kayıt tarihi : 04/09/08 Mesaj Sayısı : 1871 Nerden : Geliyon İş/Hobiler : Yaşamak Lakap : GARİB

MesajKonu: Geri: Hz. Mevlâna ve Kadın Paz 28 Ara. 2008, 13:28

"usta" sen yazıyı bi kere daha oku istersen ok


Mevlâna Fîhi Mâ Fih adlı eserinde de ifade ettiği gibi, ileri bir görüşle, kadınlığa lâyık olduğu gerçek değeri vermiş, kadın ruhunun inceliklerini bir psikolog gözüyle belirttikten sonra, ona mânâsız baskılar yapmaktan çok onu anlayarak ve yaradılışının icaplarına uyarak hareket edilmesi lüzumunu misallerle anlatmıştır.,

Nitekim Hz. Peygamber Efendimiz de hadislerinde kadının, eğe kemiğinden yaratıldığını, bu sebeple sert davranıldığında o kemiğin kolayca kırıldığı gibi kırılacağını, dolayısıyla gezme, giyinme vs. isteklerini ölçüler dahilinde yerine getirmek gerektiğini tavsiye buyurmuşlardır.

Hz. Mevlâna, Resulullah Efendimizin bu tavsiyelerini kendi aile hayatında yaşadığı gibi insanlara da tavsiye etmiştir. Hanımıyla devamlı kayga eden ve geçinemeyen bir şahsa şu nasihatlerde bulunuyor:

Gece gündüz kavga edip bir kadının huyunu güzelleştirmek ve düzeltmek istiyorsun. Onun pisliğini kendinle temizliyorsun. Kendini onunla temizlemen, onun vasıtasiyle iyileş, güzelleş, ona doğru git. İmkansız olsa bile, onun dediği şeyi kabul et.

İnsanların kötülüklerine katlanmak, tıpkı kendi pisliğini onlara sürmek suretiyle kendini temizlemek gibidir. Senin huyun tahammülle iyi olur, onlarınki ise zulüm ve kötü muameleden dolayı bozulur, kötüleşir. şimdi madem ki bunu öğrendin, artık kendini temizle ve sana kötülük eden insanları pisliklerini temizlediğin bir bez parçası olarak bil.

Sen desen de, demesen de o kendi bildiği gibidir ve bildiğinden şaşmaz. Söylemekle ona tesir edilmez; hattâ daha kötü olur.

Mesela bir ekmek al, koltuğunun altına koy ve insanların görmesine mani ol. Eğer sen: ‘Ben bunu insanlara vermiyeceğim. Vermek şöyle dursun göstermiyeceğim bile!’ dersen, ekmek ucuzluğundan, bolluğundan sokaklara atılmış olsa da görülmesine mani olmaya başlayınca bütün insanlar onu görmek isteyip senin arkanda dolaşır dururlar ve: “Biz elbette o sakladığın ve görmemizi istemediğin ekmeği görmek isteriz!” diye, ya birini araya kor yalvarırlar yahut da onu zorla almak isterler. Sen o ekmeği bilhassa, bir yıl yeninde saklasan, göstermemek ve vermemekte aşırı gitsen, insanların da buna karşı isteği ve alakası haddini aşar. Çünkü olgunlaşmamış insanlar men edildikleri şeye karşı haris olurlar.

Onda eğer kötü bir işi yapmamak cevheri varsa, sen mâni olsan da olmasan da, o güzel yaradılışına temiz ve iyi huyuna uyacaktır. Sen merak etme. Aklını, işini, gücünü karıştırma; bunun aksine de olsa, o yine kendi bildiği yolda gidecektir. Ona mâni olmak, muhakkak ki rağbetini artırmaktan başka bir şeye yaramaz."

Larende’de evlendiği Lalasının kızı Gevher Hatun’u genç yaşında Konya’da toprağa vermişti. Gevher Hatun’dan, Sultan Veled ve Alaeddin Çelebi adlı oğulları dünyaya gelmiş, bunlar yetişkin birer delikanlı olmuşlardı.

Mevlâna, Gevher Hatun’un ölümünden sonra, Konyalı İzzeddin Ali’nin dul kızı Kerrâ Hatun’la evlendi. Genç ve güzel Kerrâ Hatun iyi bir tahsil görmüş, tasavvuf terbiyesi almış, gönül sahibi bir hanımefendi idi. Mevlâna’nın, Muzaffereddin Emir Âlim Çelebi adındaki oğlu ile Melike Hatun adlı kızı bu hanımdan dünyaya gelmişlerdi. Mevlâna’nın, Şemseddin Yahya adında, genç yaşında ölen bir de üvey oğlu vardı.

_________________
Yoruldum her sabah, dönüşüne dair düş görmüş olarak uyanmayı hayal etmekten.
Ben yalanına bile razıyım artık seninle ilgili her şeyin. Bir umudun, bir güneşin...

Yürek sancımın tek refakatçisi, sözcüklerimin yegane bekçisi..
Aldırma satırlarıma bulaşmış hüzün rutubetine.
Önemseme kendimle olan savaşın galibine.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://med-cezir.eniyiforum.org
Sponsored content





MesajKonu: Geri: Hz. Mevlâna ve Kadın

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Hz. Mevlâna ve Kadın

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ay ve Güneş :: ABİDE ŞAHSİYETLER :: Evliya Hayatları :: Mevlana -

/

Yetkinforum.com | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Yetkinblog.com