Ay ve Güneş

/

 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  Video BölümüVideo Bölümü  
SIK KULLANILAN BÖLÜMLER
Tıkla Dinle Kutucukları & Maneviyat& Aşk ve Sevgi & Lakırdı Ovası & SEYR-i ALEM & DİVAN-I EDEBİYAT
GİTMEK İSTEDİĞİNİZ BÖLÜMÜN İSMİ ÜZERİNE TIKLAYIN
EN SON GÖNDERİLEN 10 MESAJ
Konu Yazan GöndermeTarihi
C.tesi 17 Haz. 2017, 13:04
Perş. 25 Mayıs 2017, 09:45
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:58
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:56
Perş. 04 Mayıs 2017, 09:33
Salı 25 Nis. 2017, 09:47
Çarş. 19 Nis. 2017, 09:57
Perş. 30 Mart 2017, 09:46
Perş. 23 Mart 2017, 09:03
Ptsi 20 Mart 2017, 09:18

Öldürülen Albay Rıdvan Özden

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
emiroğlu




Yaş : Kayıt tarihi : 09/09/08 Mesaj Sayısı : 589 Nerden : İş/Hobiler : Lakap : amcasını arıyor

MesajKonu: Öldürülen Albay Rıdvan Özden Çarş. 03 Ara. 2008, 16:31


Mardin Jandarma Alay Komutanı Albay Rıdvan Özden, 1995 yılında, suikast silahı Kanas'la öldürüldü. Albay Özden'in ölümü resmi kayıtlara "PKK ile girdiği çatışmada şehit düştü' şeklinde girdi.



Ancak Özden'e eşinin ısrarına rağmen otopsi yapılmaması, bir PKK itirafçısının 'çatışmada ölmedi' açıklaması ve askerlerinden birinin "Komutanımızı yanındaki asker öldürdü" itirafı Özden'in suikaste kurban gittiği şüphelerini doğurdu. Albay Rıdvan Özden'in İstanbul'da ve Mardin'de JİTEM ile PKK'nın uyuşturucu ticaretini ortaya çıkarması, daha önce de kendisine kurulan pusudan kurtulması şüpheleri arttırdı.
Yeni Şafak'tan Şaban Arslan'ın haberi bir çok karanlık noktaya ışık tutuyor: İşte Özden'in açıklamaları:
HEP EBU SÜFYAN'DAN BAHSEDERDİ
"Son günlerinde eşim bizi telefonla aradığında, hep çocukluk arkadaşı olduğunu söylediği 'Ebu Süfyan' adlı kişiden bahsederdi. Hatta kocamla memleketi Kayseri'nin Pınarbaşı İlçesi'nden çocukluk arkadaşı olduğunu söyleyen bu adam da beni her gün telefonla arıyor, bir ihtiyacım olup olmadığını soruyordu. Eşim öldürüldükten sonra bir iki gün, 'Ebu Süfyan' bizi aramadı. Hatta biz, 'Neden bu adam bizi hiç aramadı' derken, iki gün sonra askerler bizim lojmana bir adamı getirip bıraktı"
MEZARA İLK SUYU O DÖKTÜ
'Ebu Süfyan' kod adını kullanan ancak gerçek kimliğini açıklamayan bu kişiyi 'kısa boylu, yuvarlak yüzlü, hastaneden yeni çıkmış gibi kötü görünen bu adam' şeklinde tarif eden Tomris Özden, "Emekli öğretmen olduğunu söyledi. Eşimin cenazesine katıldı. Hatta definden sonra mezarın üzerine ilk suyu da o döktü ve televizyonlarda yayınlanan haberlerde de bu adam vardı" dedi.
Evinde on gün kalan bu adama 'Cilalı İbo' lakabını taktıklarını söyleyen Tomris Özden, "Ortalık duruldu ama bu adam hala evimizden gitmiyordu. Sonunda kendisini uyardık ve gönderdik. Bu adam o günden sonra bir daha hiç ortaya çıkmadı. Kim olduğu araştırılır ve sorgulanırsa Rıdvan Özden suikastı ve Ergenekon soruşturması ile ilgili önemli bir mesafe kat edilir" şeklinde konuştu.
JİTEM ve PKK'nın eroin ticaretini ortaya çıkardı
Uçak kazasında şehit düşen eski Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis'in ekibinden olan Albay Rıdvan Özden, İstanbul'da kaçakçılık faaliyetlerinin üzerine gitti. Akaryakıt kaçakçılığında kullanılan araçların Jandarma'ya ait tesislerden birinde saklandığını belirledi. Olay yargıya taşındı. 1994 senesinde tayini Mardin'e çıktı. Mardin'de görev yaparken sınırda JİTEM'in PKK ile koordineli yaptığı kaçakçılık ve uyuşturucu sevkıyatını ortaya çıkardı. Bazı görevliler hakkında dava açılmasını sağladı. Kasım 1994'te Mardin'de resmi aracına kurulan pusudan kurtuldu. 12 Ağustos 1995'te iki koruması ile birlikte öldürüldü.
Veli Küçük'le arası bozuktu
Eşinin ölümünden kısa bir süre önce Adapazarı'nda bir düğüne gittiklerini anlatan Tomris Özden, eşi ile arka sırada oturan Ergenekon sanığı Veli Küçük Paşa arasında geçen bir diyaloğu anlattı. Tomris Özden 'Veli Paşa eşimin kulağına eğilerek 'Rıdvan Mardin'de rahat mısın?' diye sordu. Eşim de "Sayesinizde rahat değiliz Paşam" cevabını verdi' şeklinde konuştu. Tomris Özden 'Bu dialogdan eşim ile Küçük Paşa'nın arasının bozuk olduğu sonucuna vardım" dedi.
"JİTEM'E GİR" BASKISI
Tomris Özden, eşine Veli Küçük ve çevresinden 'JİTEM'e gir' baskısı yapıldığını ileri sürdü. Özden, "Eşim JİTEM'de çalıştı mı tam olarak bilmiyorum. Bir kere Kuzey Irak'a kod adı kullanarak göreve gitmişti. Ancak, Veli Küçük ve ekibinin kendisine JİTEM'e gir yönünde baskı yaptığını ima etmişti" diye konuştu.
Katliam sanığına Jandarma koruması
Tomris Özden, eşi Kuşadası'nda görev yaparken, Bahçelievler katliamı ve Kemal Türkler cinayeti zanlısı, ülkücü Ünal Osmanağaoğlu'nun arandığı yıllarda jandarma korumasında saklandığına tanıklık ettiğini ileri sürdü. Özden, "Alt katımızda oturan bir adam vardı. Orada bir kamp vardı, çadır kiralama işi ona verilmişti. Jandarma personeliyle çok samimiydi. Kocam bana, onun, Bahçelievler katliamı ve Kemal Türkler cinayeti zanlısı olduğunu, ondan uzak durmam gerektiğini söylemişti. Adam her yerde aranıyordu ama orada korunuyordu. Bu adam, beni kocam öldükten sonra tehdit etti' diye konuştu. Osmanağaoğlu, Bahçelievler katliamı davasında zaman aşımının dolmasına bir yıl kala yakalanmıştı. 20 yıldır aran Osmanağaoğlu, kardeşi Tamer Osmanağaoğlu'nun kimliği ile Kuşadası'nda 10 Nisan 1999'da yakalandı. Zaman aşımı süresinin dolmasına bir kaç ay kala yakalanan Osmanağaoğlu, 7 kez idam cezasına çarptırıldı.
CİNAYET ERGENEKON'DA
Ergenekon savcıları Albay Rıdvan Özden'in eşi Tomris Özden'den suikastle ilgili bilgi aldı. Albay'ın günlüklerini eşinden alan savcılar cinayet dosyasını Ergenekon davasına ekledi.



Albay Özden suikastı Ergenekon dosyasında
Eski Mardin İl Jandarma Alay Komutanı Albay Rıdvan Özden'in ölümü üzerindeki sis perdesi aralanıyor. Özden cinayetinin de Ergenekon dosyası kapsamına alındığı ortaya çıktı.



Edinilen bilgilere göre, Ergenekon iddianamesini hazırlayan savcılar, 1995 yılı Ağustos ayında öldürülen Rıdvan Özden'in eşi Tomris Özden'i dinledi. Beş saat süren görüşmeden sonra savcıların, Tomris Özden'de bulunan eşine ait günlükleri incelemek için aldığı öğrenildi. Rıdvan Özden'in ölümü kayıtlara PKK ile çatışmada şehit düştüğü şeklinde geçmişti. Eşi Tomris Özden, taleplerine rağmen eşinin cesedine otopsi yapılmadığını vurguluyor. Cinayet konusundaki çelişkileri ise şöyle aktaraıyor: "Askerî görevlilerin kimisi çatışmada öldürüldü diyordu, kimisi yolda şehit düştüğünü iddia ediyordu. Bir PKK itirafçısı, eşimin JİTEM tarafından öldürüldüğünü açıkladı. Eşimin yanında askerlik yapan erlerden biri de bana eşimin çatışmada ölmediğini söyledi." Ergenekon sanığı Albay Arif Doğan'la ailecek görüştüklerini de belirten Tomris Özden, "Doğan, eşimin JİTEM'e katılması için 1989 yılında ısrar ediyordu." diyor.
Bitlis'in ekibinden olan Özden, İstanbul'da kaçakçılık faaliyetlerinin üzerine gitti. Akaryakıt kaçakçılığında kullanılan araçların Jandarma'ya ait tesislerden birinde saklandığını belirledi. Olay yargıya taşındı. 1994 senesinde tayini Mardin'e çıktı. Mardin'de görev yaparken sınırda JİTEM'in PKK ile koordineli yaptığı kaçakçılık ve uyuşturucu sevkıyatını ortaya çıkardı. Albay C.K.'nin de aralarında bulunduğu bazı görevliler hakkında dava açılmasını sağladı. Kasım 1994'te Mardin'de resmi aracına kurulan pusudan kurtuldu. 12 Ağustos 1995'te iki koruması ile birlikte öldürüldü. Resmi açıklamalarda albayın PKK ile çatışmada şehit düştüğü belirtildi. Bankacı olan eşi Tomris Özden ise resmi beyanları inandırıcı bulmuyor: "Eşimin ölüm haberi bize 14 Ağustos'ta verildi. Otopsi yapılır korkusuyla cesedi iki gün arazide bırakılmış. Mardin'e vardığımızda iki personeliyle birlikte albayın alnından vurulduğu raporu elimize tutuşturuldu. Otopsi istedik. Talebimiz kabul edilseydi eşimin 48 saat arazide bekletildiği ve 14 Ağustos 1995, yani PKK'nın kuruluş yıldönümünde öldürüldüğünün uydurma olduğu saptanırdı. Ayrıca olaydan sonra bize teslim edilen silahla eşimin silahının seri numaraları birbirini tutmuyordu. Silahı teslim ettim ama balistik incelemesini bile yapmadılar. Olaydan sonra PKK itirafçısı İ.Y. bize, eşimin JİTEM tarafından öldürüldüğünü söyledi. Her şikâyetimizden sonra takipsizlik kararı verildi."
Savcı Zekeriya Öz'ün özellikle Tuncay Güney ve Veli Küçük ilişkisi üzerinde durduğunu anlatıyor. Eşinin ölümüyle ilgili belgeleri Tuncay Güney ve Ümit Oğuztan'a verdiğini ifade eden Özden, "Benden belgeleri 1996'da haber yapacağız diye aldılar. Sonra ne haber yaptılar ne de ilgilendiler. Tuncay Güney, benim yanımda Veli Küçük'le de telefonla görüştü. Ona da bilgiler verip 'ilgileniyoruz' dedi. Sözde eşimin olayını açığa çıkaracaklardı." diyor. Eşinin JİTEM ve benzeri yapılanmaların faaliyetlerinden rahatsız olduğunu söylüyor. JİTEM'in kurucularından Ergenekon sanığı Albay Arif Doğan'la ailecek tanıştıklarını aktaran Özden, "1989'dan beri eşimin JİTEM'de çalışması için ısrar ediyordu. Oysa eşim bu olaylardan, özellikle sınırda yapılan kaçakçılık ve uyuşturucu işinden çok rahatsızdı. Orada JİTEM ve örgütler beraber yapıyordu bu işi. Eşim en son Mardin'de görev yaparken de bunların üzerine gitti. Orada bir albayın da aralarında bulunduğu bazı görevliler hakkında dava açtırdı. 'Bu işlerin kökünü kazıyacağım' diyordu. Ama kendisinin sonu oldu." şeklinde konuşuyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör

Öldürülen Albay Rıdvan Özden

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ay ve Güneş :: DÜNYA VE ÜLKEMİZDE YAŞAM :: Sosyal Hayat & Medya :: KARA KUTU -

/

Yetkinforum | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Ücretsiz bir blog yaratın