Ay ve Güneş

/

 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  Video BölümüVideo Bölümü  
SIK KULLANILAN BÖLÜMLER
Tıkla Dinle Kutucukları & Maneviyat& Aşk ve Sevgi & Lakırdı Ovası & SEYR-i ALEM & DİVAN-I EDEBİYAT
GİTMEK İSTEDİĞİNİZ BÖLÜMÜN İSMİ ÜZERİNE TIKLAYIN
EN SON GÖNDERİLEN 10 MESAJ
Konu Yazan GöndermeTarihi
C.tesi 17 Haz. 2017, 13:04
Perş. 25 Mayıs 2017, 09:45
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:58
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:56
Perş. 04 Mayıs 2017, 09:33
Salı 25 Nis. 2017, 09:47
Çarş. 19 Nis. 2017, 09:57
Perş. 30 Mart 2017, 09:46
Perş. 23 Mart 2017, 09:03
Ptsi 20 Mart 2017, 09:18

Kendini Arayan Adam - Halit Ertuğrul

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
mcnn38
Admin
avatar

Erkek
Yaş : 37 Kayıt tarihi : 04/09/08 Mesaj Sayısı : 1871 Nerden : Geliyon İş/Hobiler : Yaşamak Lakap : GARİB

MesajKonu: Kendini Arayan Adam - Halit Ertuğrul Paz 28 Ara. 2008, 11:59

Kendini Arayan Adam; yaşanmışın romanıdır. Aynı zamanda inançsız ruhlarda saklı kuşkuların, açmazların, sıkıntıların ve inkardan kaynaklanan bunalımlarında hikayesi...

Kendini Arayan Adam; yazarımızla tanışıyor. Kuşkularında geçen tartışmalar sonucu nihayet islamla kucaklaşıyor. İslamla kucaklaştığı yerde huzurla tanışıyor.

Sonuç: bir hayatın daha mana kazanması. Ve inkarla geçen bir ömürde kaybedilen güzelliklere ulaşma gayreti... İnsanın insana sunabileceği en iyi eser yine insansa, bu kitap, bir insanı kazanmanın metodunu sunuyor.

Kendini Arayan Adam; insanca tereddütlerin yumak yumak işlendiği bir hayat hikayesidir.



Diğer Özellikleri:
ISBN: 975-408-165-4
Ebad:13,5 x 19 cm.
Sayfa Sayısı: 121
Özellikler: Book Paper, Karton Kapak.
İstanbul, Haziran 2002




Önsöz

İnsanlığı huzur ve mutluluğa götüreceği iddia edilen birçok ideoloji, felsefî akım ve model, uzun tarihî tecrübelerden sonra birbiri ardından silinip gitmektedir. Komünizmin bir "çığ" gibi yıkılışı da bunlardan birisidir. Bu yüzden ferdin yaratılışına en uygun bir din olan İslâma yöneliş, gerek ülkemizde ve gerekse bütün dünyada hızla devam etmektedir.

Çölün ortasında susuzluktan ölmek üzere olan bir insanın can havliyle su araması ve suya koşması gibi, insanlık da sefahat ve maddenin hazsız, kuru ve susuz dünyasından, "iman ve Kur'ân" kervanına katılan yüzbinlerce insandan birisi de Salih Gökkaya'dır.

Salih Gökkaya, komünizm yolundaki şöhreti yurt dışına taşmış ve bu uğurda ömrünün elli yılını vermiş olan bir insandır. Böylesine kapasiteli bir kişinin intibaha gelerek dönüş yapması, dikkatleri bir anda üzerinde toplamış ve "dönüş"ünden sonra yazdığı mektuplar, "Asrın mektupları" olarak değerlendirilmiştir. Bu mektuplar hâlâ elden ele, ilden ile ve dolaşarak hizmet yapmaktadır.

Salih Gökkaya'nın "dönüş" hâdisesini, bundan birkaç yıl önce "Yeniden doğmak" adını taşıyan bir kitapta toplamıştık. Fakat bu eserin onbeş gün gibi kısa bir süre zarfında tükendiğini hayretle müşahede ettik. Kitabın bitmesinden sonra da yeni taleplerle karşılaşıyor, takdir, tebrik ve gözyaşları ile dolu olan sayısız mektup ve telefon alıyorduk. Bu eserin fevkalâde bir iman hizmetine vesile olduğunu görünce, daha muhtevalı bir kitap haline getirilmesine karar verdik.

Kitabın, daha birçok hizmete vesile olması dileğiyle...
1.4.1991

_________________
Yoruldum her sabah, dönüşüne dair düş görmüş olarak uyanmayı hayal etmekten.
Ben yalanına bile razıyım artık seninle ilgili her şeyin. Bir umudun, bir güneşin...

Yürek sancımın tek refakatçisi, sözcüklerimin yegane bekçisi..
Aldırma satırlarıma bulaşmış hüzün rutubetine.
Önemseme kendimle olan savaşın galibine.


En son mcnn38 tarafından Paz 28 Ara. 2008, 12:05 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://med-cezir.eniyiforum.org
mcnn38
Admin
avatar

Erkek
Yaş : 37 Kayıt tarihi : 04/09/08 Mesaj Sayısı : 1871 Nerden : Geliyon İş/Hobiler : Yaşamak Lakap : GARİB

MesajKonu: Geri: Kendini Arayan Adam - Halit Ertuğrul Paz 28 Ara. 2008, 12:00

Arkadaşlar kitabın "özet" haline yandaki linkden ulaşabilirsiniz ; http://www.halitertugrul.com/koku.php?k_ad=Kendini%20Arayan%20Adam&s_n=2

kitabı okuyan arkadaşlar sevdikleri pasajları "online" halinden alıp buradan bizlerle paylaşabilir...

_________________
Yoruldum her sabah, dönüşüne dair düş görmüş olarak uyanmayı hayal etmekten.
Ben yalanına bile razıyım artık seninle ilgili her şeyin. Bir umudun, bir güneşin...

Yürek sancımın tek refakatçisi, sözcüklerimin yegane bekçisi..
Aldırma satırlarıma bulaşmış hüzün rutubetine.
Önemseme kendimle olan savaşın galibine.


En son mcnn38 tarafından Paz 28 Ara. 2008, 12:19 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://med-cezir.eniyiforum.org
mcnn38
Admin
avatar

Erkek
Yaş : 37 Kayıt tarihi : 04/09/08 Mesaj Sayısı : 1871 Nerden : Geliyon İş/Hobiler : Yaşamak Lakap : GARİB

MesajKonu: Geri: Kendini Arayan Adam - Halit Ertuğrul Paz 28 Ara. 2008, 12:10

Bu vatanda doğacaksın... Bu milletin ekmeğiyle. suyuyla büyüyeceksin...

Belki de bir lokma ekmeğe muhtaç yetimlerin rızıklarından kesilerek yaptırılan güzelim okullarda okuyacaksın...

İstikbâlimizin garantisi olarak, "öğretmensin" diye köye gönderileceksin... İnsanlık ve yardımlaşmada birbirleriyle âdeta yarışan vatandaşların samimî ve sıcak alâkasıyla karşılaşıp, manevî evlât muamelesi göreceksin...

Sonra da bu kadar nimetleri unutarak, beslendiğin sofraya ihanet edeceksin...

Bu nasıl anlayış? Bu nasıl fikir? Bu nasıl felsefe? Bir hayvan bile, sahibinin bir ikramına bin hizmet ederken, bu kadar ikrama rağmen, bu tip nankör insanlar neden hep ihanet yolunu tercih ediyorlar? Nasıl oluyor da vicdanları buna müsâade ediyor?
Bunun cevabını, okuduğum bir tefsirden hatırlamaya çalışıyordum:

"Malumdur ki, âlâ (iyi) bir şey bozulsa, edna (basit) bir şeyin bozulmasından daha ziyade bozuk olur. Meselâ, nasıl ki, süt ve yoğurt bozulsalar yine de yenilebilirler. Yağ bozulsa yenilmez. Bazen zehir gibi olur. Öyle de, mahlukatın en mükemmeli, belki en âlâsı olan insan, eğer bozulsa, bozuk hayvanlardan daha ziyade bozuk olur. Müteaffin (kokuşmuş) maddelerin kokusuyla telezzüz eden (lezzet alan) haşerat gibi ve ısırmaktan lezzet alan yılanlar gibi, dalâlet bataklığındaki şerler ve habis (pis) ahlâklar ile telezzüz ve iftihar eder. Zulüm ve zulümatındaki zararlardan ve cinayetlerden lezzet alırlar."

Yarım asır önce kaleme alınan bu ifadelerin bugün bütün açıklığıyla kendini gösterdiği anlaşılıyordu. Demek ki, o yıllarda atılan tohumlar, bugün meyve veriyordu.

Kalbinden imân, ahlâk ve faziletin sökülerek alındığı gençlerin bu milleti ne hâle getirebileceklerini hayâl ettikçe, Kayseri terminalindeki sıcağa rağmen titriyor ve böyle insanların şerrinden bu büyük milleti ve mâsum insanları muhafaza etmesi için Allah'a yalvarıyordum.

Bu aldatılmış güruhla mücadelede kuvvet, sabır ve metânete ne kadar ihtiyacımız var?

Bineceğim otobüse doğru ilerlerken, kalbi dertlerle param parça olmuş ihtiyar yol arkadaşımın son sözlerini, fısıldayarak tekrar etmeye çalışıyorum:
"Yıkanlar çok, yapanlar az. Öyleyse yapanlar geceyi gündüze katmalılar ki, yapılan tahripler günü gününe tamir olsun."

_________________
Yoruldum her sabah, dönüşüne dair düş görmüş olarak uyanmayı hayal etmekten.
Ben yalanına bile razıyım artık seninle ilgili her şeyin. Bir umudun, bir güneşin...

Yürek sancımın tek refakatçisi, sözcüklerimin yegane bekçisi..
Aldırma satırlarıma bulaşmış hüzün rutubetine.
Önemseme kendimle olan savaşın galibine.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://med-cezir.eniyiforum.org
mcnn38
Admin
avatar

Erkek
Yaş : 37 Kayıt tarihi : 04/09/08 Mesaj Sayısı : 1871 Nerden : Geliyon İş/Hobiler : Yaşamak Lakap : GARİB

MesajKonu: Geri: Kendini Arayan Adam - Halit Ertuğrul Paz 28 Ara. 2008, 12:19

"Ben kendimden başlamak istiyorum," dedim. "Sizce insan nedir? Mahiyeti ve sırları neyi göstermektedir? Bir türlü sırlarına ulaşılamayan bu dev muamma niçin vardır? Ve varlığı neye bağlıdır? Bu varlığın tercihini kim yapmıştır? Bu soruların cevabını yıllardır düşünmeme rağmen bir türlü içinden çıkamıyorum. Beni bu konuda aydınlatın lütfen. Çünkü sizin gibi kapasiteli bir insana bir daha rastlayacağımı zannetmiyorum."

Karşımda oturanı "o adam"ın birden ciddîleştiğini gördüm. Bakışlarındaki o tatlı pırıltı bir anda silinerek donuklaşmıştı. Herhalde böyle bir soruyu hiç beklemiyordu.
Bir müddet geçtikten sonra:

"Doğrusu bu konuyu bugüne kadar hiç düşünmemiştim" dedi. "Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sizce insan nedir?"

Konuyu istediğim noktaya çekince biraz rahatlamıştım.

"Efendim" dedim. "Bu konuyu merak edince, tabi ki kendi çapımda bir araştırma yaptım. İlmine ve kütürüne inandığım yakın bir dostuma da bu mevzuu açmıştım. Faydalanmam için bana bir kitap vermişti. Okudum. İçinde çok önemli konular bulunuyor. Ancak dili biraz ağırca. Bir kısmını tam anlayamadım. Siz, oldukça kültürlü bir insansınız. Ve Osmanlıca kavramları da herhalde iyi biliyorsunuz. O kitabın anlaşılmayan yerlerini size okursam, bana izah eder misiniz?"

"Gayet tabi hocam" dedi. "Kitap üzerinizdeyse buyurun. Elimden geldiği kadarıyla size yardımcı olmaya çalışırım. Böylelikle, sizin olduğu kadar benim de merak ettiğim bir konuyu öğrenebiliriz."

Ceketimin iç cebindeki kitabı çıkardım.

Kitabın adı, Meyve Risalesi...

"Altıncı Mesele"yi açtım.

_________________
Yoruldum her sabah, dönüşüne dair düş görmüş olarak uyanmayı hayal etmekten.
Ben yalanına bile razıyım artık seninle ilgili her şeyin. Bir umudun, bir güneşin...

Yürek sancımın tek refakatçisi, sözcüklerimin yegane bekçisi..
Aldırma satırlarıma bulaşmış hüzün rutubetine.
Önemseme kendimle olan savaşın galibine.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://med-cezir.eniyiforum.org
mcnn38
Admin
avatar

Erkek
Yaş : 37 Kayıt tarihi : 04/09/08 Mesaj Sayısı : 1871 Nerden : Geliyon İş/Hobiler : Yaşamak Lakap : GARİB

MesajKonu: Geri: Kendini Arayan Adam - Halit Ertuğrul Paz 28 Ara. 2008, 13:14

"Önce Allah'a imanı anlatmalıyım"
Karşımda materyalist felsefenin parmakla gösterilecek kadar şuurlu bir sîması oturuyordu. Âdeta, "o dâvâ"yı temsil eden "o adam"a karşı imân dâvâsının muzaffiyeti için bütün kalbimle Allah'a yalvarıyor ve âcizliğimi şefaatçi yaparak yine ona sığınıyordum.

"Altıncı Mesele" Allah'a imân hakkındaydı. Allah'ın varlığını ve birliğini, aklî, ilmî ve mantıkî tarzda izah ediyordu. Öncelikle bu meseleyi anlatmaya çalışacaktım. Çünkü her şeyin başı Allah'a imândı ve bu husus izah edilip açıklığa kavuşturulunca, diğer meseleler çok kolay halledilecekti.

Kitabı, okuduğunu pek anlamayan ve orada yazılanlara yabancı olan bir insan tavrıyla okumak istiyordum. Çünkü bu konuda birşeyler bildiğimi ifade edersem, mevzunun tartışma havasına girmesinden korkuyordum. Halbuki ben, kendisinden bazı hususları öğrenmek istediğimi nazara vermeliydim

_________________
Yoruldum her sabah, dönüşüne dair düş görmüş olarak uyanmayı hayal etmekten.
Ben yalanına bile razıyım artık seninle ilgili her şeyin. Bir umudun, bir güneşin...

Yürek sancımın tek refakatçisi, sözcüklerimin yegane bekçisi..
Aldırma satırlarıma bulaşmış hüzün rutubetine.
Önemseme kendimle olan savaşın galibine.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://med-cezir.eniyiforum.org

Kendini Arayan Adam - Halit Ertuğrul

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ay ve Güneş :: DİVAN-I EDEBİYAT :: KÜTÜPHANE :: Halit Ertuğrul Kitaplığı -

/

Yetkinforum.com | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Kendi blogunuzu yaratın