Ay ve Güneş

/

 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  Video BölümüVideo Bölümü  
SIK KULLANILAN BÖLÜMLER
Tıkla Dinle Kutucukları & Maneviyat& Aşk ve Sevgi & Lakırdı Ovası & SEYR-i ALEM & DİVAN-I EDEBİYAT
GİTMEK İSTEDİĞİNİZ BÖLÜMÜN İSMİ ÜZERİNE TIKLAYIN
EN SON GÖNDERİLEN 10 MESAJ
Konu Yazan GöndermeTarihi
C.tesi 17 Haz. 2017, 13:04
Perş. 25 Mayıs 2017, 09:45
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:58
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:56
Perş. 04 Mayıs 2017, 09:33
Salı 25 Nis. 2017, 09:47
Çarş. 19 Nis. 2017, 09:57
Perş. 30 Mart 2017, 09:46
Perş. 23 Mart 2017, 09:03
Ptsi 20 Mart 2017, 09:18

Keremcem : Bilgisiz bir gençlikten yana değilim

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
mcnn38
Admin
avatar

Erkek
Yaş : 37 Kayıt tarihi : 04/09/08 Mesaj Sayısı : 1871 Nerden : Geliyon İş/Hobiler : Yaşamak Lakap : GARİB

MesajKonu: Keremcem : Bilgisiz bir gençlikten yana değilim Paz 11 Ocak 2009, 17:13

Keremcem
Hayatımıza çok değil, beş yıl önce giren, tek şarkılık starlar gibi ortaya çıkıp kaybolmadan çizgisini ve dinleyici kitlesini muhafaza eden Keremcem kim? İyi bir şarkıcı mı? Çok iyi bir oyuncu mu? İnternet sitelerinde yakışıklılığını her fırsatta vurgulayan gençlerin idolü olan bir jön mü?








Bir romantik mi, bir 'Beyaz Türk' mü? Kısa sürede şöhretin basamaklarını tırmanan bu genç adam kim?.. Biz sorduk, o da tüm samimiyetiyle cevapladı: "Yüzüne bakılan bir insanım ama o kadar da yakışıklı değilim. Yakışıklı olsam İstanbul'a ilk geldiğimde herkesin dönüp bana bakması lazımdı. Bu, şöhretin büyüsü..." Keremcem, "Bu büyüye kapılmadım; aslında bir hiç olduğumun farkındayım." diyor. Türkiye'nin yıkıldığı hit bir şarkısının olmadığını söyleyen Keremcem, kendisini dinleyen yaş grubunun ise romantik şarkılarını niçin sevdiklerini bilmediğini ifade ediyor. "Şarkı sözleri aşk bittikten sonra yazılıyor. Âşıkken hiç şarkı yapmadım." diye samimi bir itirafta bulunuyor. Beyaz Türk olmadığının altını çizen Keremcem, gençlerin apolitik ve bilgisiz olmasından da şikâyetçi. Hayranlarına bir de müjdemiz var: Keremcem, adı henüz belli olmayan yeni albümünü bu ay çıkaracak.
Türkiye'nin yıkıldığı, hit bir şarkım yok


Daha çok 9-17 yaş grubunun dinlediği romantik şarkılarıyla sevilen Keremcem, yakışıklı olduğunu düşünmüyor! İnsanların kendisine olan ilgisini popüler olmakla ve 'şöhret' isimli büyü ile açıklayan sanatçı, hiçbir şarkısının hit olmadığını da söylüyor. "İnsanların bugün gördüğü Keremcem ile 2001 senesinde gördüğü Keremcem arasında fark yok." diyen şarkıcı, yeni şarkıların yer aldığı albümünü bu ay içinde çıkacağının müjdesini de veriyor.

İlk bestelerinizi Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın şiirleriyle yapmışsınız. Hâlâ mırıldanır mısınız onlardan?

Yaşayan en büyük şairdi Fazıl Hüsnü Dağlarca. Büyük bir kayıp oldu. Onun şiirlerini bestelemem ona olan özel ilgimle olmadı açıkçası. Evde bulduğum bir şiir kitabıydı. Gitar çalıyor, rock müzik dinliyordum, melodiler yapmaya başlamıştım, henüz söz filan yazmıyordum. 'Nü' isimli bir şiirini besteledim. Keşke özel bir ilgim olsa da öyle besteleseydim, ama tamamen tesadüf. (Gülüyor) Ama bana Dağlarca'yı kazandırdı. Çok fazla şiir okuduğumu söyleyemem. Sanırım etkilenmekten korkuyorum.

Müziğe piyano ile başlamanıza rağmen Şirinler'in yayın saatiyle çakıştığı için piyanoyu bırakmışsınız. Hâlâ çizgi film izler misiniz?

Çok fazla televizyon seyretmiyorum. Rastladığım zaman Şirinler'e şöyle bir bakıyorum. (Gülüşmeler) Hafızam çok zayıftır ama onu hiç unutamıyorum. Pazartesi günleri piyano dersi saatinde 17.00'de Şirinler başlardı. Keşke başka zaman olsaymışım, piyano çalmayı çok isterdim.

Dizilerle yakaladığınız popülerlik müziğe daha çok sarılmanız gerektiği gerçeğine mi itti sizi?

Açıkçası ne oyunculuğun müziğe ne de müziğin oyunculuğa katkısı oldu. En büyük şansım ikisinin beraber yürümesiydi. İlk 'Aşk Oyunu'nda oynamaya başladığımda beni oradaki karakterin ismiyle tanıyorlardı. Müziğim için belki de kötü bir şeydi bu, ama biz galiba doğru oynadık. Albüm çıkalı 6-7 ay olmuştu, yeni albüm yapma imkânı yoktu. Dolayısıyla Seden Gürel'le bir düet albüm yaptık. İnsanlar bana 'Sarp' demeye başlamıştı ama benim İstanbul'a geliş ve gösteri sanatlarının içine giriş sebebim müzikti. Bunu bir şekilde onlara göstermek lazımmış. Beni sevenler benim besteci ve şarkıcı kimliğimi hiç bırakmadılar. Hatta dün doğum günümüzü 80 kişilik bir grupla kutladık. İnternet sitemizin üyesi 80 bin civarında. Bu beni mutlu ediyor, ben şarkıcıyım.

Magazin basınına malzeme olmaktan çekiniyorsunuz. Bunun nedeni ailenize ve kendinize olan saygıdan mı kaynaklanıyor?

Bu piyasa dediğiniz benim hiç sevmediğim laf ama gerçekten bu bir piyasa. Piyasanın içinde kendinizi nasıl konumlandıracağınız tamamen kendi seçiminiz. Gece ya kameraların olduğu yere gidersiniz ya da olmadığı yere gidersiniz. Bu bir seçim. Bu niye böyle oldu? Buna oturup karar vermedik. Çünkü ben böyle bir insanım. İnsanların bugün gördüğü Keremcem ile 2001 senesinde gördüğü Keremcem arasında fark yok. O yüzden de yapıştırma gibi durmuyor. Aslında böyle olmayan birisinin o şekilde davranması çok sıkıcı, düşünsenize! (Gülüyor) Böyle hayata dayanamazdım, bir yerde patlardım. 'Heeyt' derdim. (Gülüşmeler)

Eee dışarıda değilseniz ne yapıyorsunuz evde?

Ya ben hep evcimen birisi oldum. Eski değerlerime, eski arkadaşlarıma çok bağlıyım. İnsanın daire şeklinde genişleyen çevreleri vardır ya, o etrafımdaki çekirdek insanlara çok bağlıyım. Valla bana yetiyor. Beş gün evden çıkmadığım oluyor.

Yemek yapıyor musunuz?

Yapardım eskiden, şu an zamansızlıktan yapamıyorum. Çok güzel pilav yaparım. Zordur pilav yapmak. Zeytinyağlı yaparım genellikle.

Ya piyasanın kurallarına uysaydınız?

Evet başka bir Keremcem olurdum. Kötü mü olurdu? Olmaya da bilirdi. Ama başka olurdu, böyle olmazdı. Piyasanın kuralı diye yapsam bu çok yapıştırma dururdu. (Tahtaya vuruyor)

Bu şekilde popüler olduğunuz için rahat konuşuyorsunuz belki de. Ya bu tutmasaydı?

Böyle olsaydı, böyle olur muydu benim hiç kullanmadığım bir cümle. Kim bilebilir ki? Ben sonuçta 2001 senesinde İstanbul'a geldim, 2004 yılında albümüm çıktı. Bana gelen ilk sorular 'Bu başarı ve şöhret çabuk değil miydi?' şeklindeydi. Siz bilmiyorsunuz ki bunun altını. Ne zaman müziğe başladım, ne zaman İstanbul'a geldim, ben ne yaptım? Ama ben diyemem ki 2001 ile 2004 arasında iki albüm çalışması yaptım. Kimse bilmiyor bunu. Hayat bizi bir yol ayrımına götürüyor, orada bir karar veriyorsunuz, o yol başka bir yol ayrımına götürüyor.

Bu yol ayrımlarında kimlere danışıyorsunuz?

4 yaş büyük bir ablam var. 12 yaşından sonra İzmir'e yatılı okula gittim. Kendi ayaklarımız üzerinde durma konusunda yetkin olmak zorunda kaldık. Haliyle ilk kendime sorarım. Duygusal konularda ailem ve ablama danışırım.

En büyük zayıflığınız gururunuz mu cidden?

Bazen zayıflık oluyor, yenilmek olarak baktığınız zaman. Benim yenildiğim ender şeylerden birisi de gururdur. Ona sözümü geçiremiyorum. İnsanların çok fazla gururumu kırmasına izin vermiyorum. İnsanların çizgisinin olması lazım. Bunlardan birini de gururunun belirlemesinin benim için bir sakıncası yok.

Hayatınız büyük oranda başarılarla dolu gibi. Mutlu bir salyangoz izi gizli geçtiğiniz yollarda. Hiç mi pişmanlığınız yok geçmişe dair?

Yok desem yeridir. Sayıca ve büyüklük olarak çok az. (Yine tahtaya vuruyor) Pişmanlığa çok inanmıyorum. Verdiğim kararın arkasında dururum. Pişmanlık işe yaramıyor, düzeltmeye çalışırım. Büyük pişmanlıklar yaşamadım.





Kimisi sizi Türkiye'nin jönü olarak niteliyor. Bu tür tanımlardan sıkılıyor musunuz?

Sıkılmıyorum, çünkü bu bana ek bir sorumluluk getirmiyor. Eğer öyle bir insan olmasanız ve bu sizin maskeniz olsa bu hem sıkıcı olur hem de sorumluluk getirir. Ben burada böyleyim, dışarı çıkıp kopacağım mesela. (Gülüyor) Ya biri beni o halde görürse, size yalan söylemiş olurum. O sorumluluk da beş yıl sonra ağır gelebilir.

Müzikal anlamda patlamanızın arka planı ne? Nasıl bir boşluğu doldurdunuz?

Hep de bir boşluk olup oraya oturmazsınız. Bazen siz bir yere gidersiniz aslında orada bir boşluk yoktur. Sonra kendinize öyle bir yer açarsınız ki orada size ihtiyaç varmış gibi durur. Yoksa insanların 'Ah bir efendi star olsun' diye dolaştıklarını sanmıyorum. (Gülüşmeler) Ben gelince mutlu oldular, kendime bir yer açtım.

Müzisyenlik takdir görme, beğenilmeyle gelişen bir şey. Bir gün bu takdir kaybolursa?..

Sanmıyorum üretmeyi keseceğimi. Kısa zamanda yakalanmış bir başarı gibi görünse de ilk günlerden itibaren şunu hissediyorum kendimde. Hani yaşadığınız hayata ve içinize durup bir bakarsınız ya! Dışarı çıkıyorsunuz insanlar sizi tanıyor. Bu ne? Adı şöhrette size verilen bir hediye mi bu, sizin kazandığınız bir şey mi? Bunlara baktığım zaman ilk günlerden buna hazırmışım gibi geliyor bana. O yüzden pik vurmadı. Eğer öyle olsaydı belki düşüş korkutabilirdi. Konserinize 10 bin kişi gelirken 300 kişi gelmeye başlarsa kimse etkilenmemezlik edemez. Bunun korkusuyla da yaşanmaz. Olursa daha güzel bir albüm yapmaya çalışırım. Ben hep böyleyim ya, lafları uzatıyorum. (Gülüşmeler)

Sahip olduğunuz popülerlikle orantılı olarak bir koşuşturma içindeyken hiç şöyle bir durup kendinize bakıyor musunuz cidden?

Sonunda evim olsun, telefonu açıp annemle, ailemle konuşabileyim yeter. Konsere gitme ve konserden çıkış anı hakikaten ilginç oluyor. Arabada ben, şoför ve yardımcınız oluyor. Bir buçuk iki saat boyunca çığlıklar, alkışlar.. Sonra biraz daha terli olarak tekrar arabaya biniyorsunuz yine aynı şekilde oturuyorsunuz. Bu aslında hastalıklı bir durum. Aslında bir hiçsiniz. Öyle görmek lazım. Onu gerçek hayata almaya çalışırsanız çok tehlikeli. Şöhretin birine tokat atmasını, hayatını şaşırtmasını anlıyorum. Çok acayip bir şey, ona kapılmamak lazım.

Şu anki şöhretiniz hangi işle alakalı? Yakışıklılık mı, oyunculuk mu, şarkılar mı?

Ben çok çok yakışıklı olduğumu düşünmüyorum açıkçası. Yüzüne bakılır bir insanım tamam da, aslında o bir büyü. Oyunculuk, şarkılar, duruşunuz... Bütün bunların toplamı sizi yaratıyor ve sizi şöhret yapıyor. Yani ben 2004'ten önce İstiklal'de dolaşırken kimse 'Aa ne yakışıklı adam' diye dönüp bakmıyordu. (Gülüşmeler) İnanın bana! N'olur inanın! Çok çok çok hit olmuş bir şarkım yok. Türkiye'nin yıkıldığı bir şarkım olmadı. E noldu, benim şarkıcılığım mı ön planda? Yakışıklılığı da attık. Dizi? Şimdiki benim iki katı başarılı olmuş dizilerin oyuncuları var. Hadi oyunculuğu da attık. Benim gibi yaşayanlar da vardır, onu da attık. Ee geriye o büyü kalıyor. Mesela Madonna'nın nesi onu Madonna yapıyor? Çok mu güzel şarkıları var, sahne performansı mı çok iyi?.. Aynı şekilde devam eden yıllar sizi bir yere getiriyor. Bir şarkılık ne starlar oldu, şimdi isimlerini hatırlamıyoruz.

Kendinizi 'Beyaz Türk' olarak görür müsünüz?

Bırakın içine koymayı, böyle bir şeye de inanmıyorum. Kendimi nasıl Beyaz Türk olarak görebilirim ki, dinleyicilerim ve ben bunu istemezken.

Bir ideolojiniz ve duruşunuz var mı?

Çevreye kötü davranıyoruz. Vahşi kapitalizm sistemine inanmıyorum. Sosyal devlet meselesini savunuyorum. Uluslararası İlişkiler mezunuyum. Apolitik ve bilgisiz gençlikten yana değilim. Politik etkileri olmasa bile politik fikirleri olmalı.

Siz neler okuyorsunuz mesela?

Gazeteleri okuyorum her gün. Ama yavaş okuyan biriyim. Ne yazık ki! Afgan yazar Khaled Hosseini'nin Uçurtma Avcısı ve Bin Muhteşem Güneş isimli kitaplarını okudum. O kadar gerçekçi ki birkaç yerinde hüngür hüngür ağladım uçakta. Ve rezil oldum. O kitapları okuduktan sonra çok gitmek istedim Afganistan'a. Aynı anda birkaç kitabı okumayı beceremem. Öyle insanlara hayranım. Nazara inanırım. 14 yıldır boynumda taşıyorum nazar boncuğunu. Bir de nazarım değer. Hemen 'Maşallah!' derim.

Takıntılarınız var mı?

Bir ara tek sayı takıntım vardı. Tek sayı ile yiyordum her şeyi. Ondan kurtuldum; çünkü bir apartmanın çift sayılı bir katında ve çift sayılı bir dairesinde oturuyorum. (Gülüşmeler)

9-17 yaş grubu dinliyor şarkılarınızı. Onları size ve şarkılarınıza bağlayan ne?

Ben onlar için yapmadım ama onlar sevdiler şarkılarımı. Bu da beni üzmüyor açıkçası. Yoksa ağlak aşk şarkıları benim şarkılarım. 'Ağlayalım Beraber' diye bir şarkım var mesela. 9 yaşındaki çocuk ne anlar bundan? (Gülüşmeler) Ama söylüyoruz işte beraber, popülerlikle ilgili bu. 'Aşk bitti' diye bağırıyoruz beraber, nereye bitti yani?

Romantik biri misiniz?

Herkes romantiktir. Âşık olduysa bir insan her insan romantiktir, ne kadar kaba olursa olsun. İlla çiçek almak değil ki, herkese göre değişir. Ben sadece gösterebiliyor, şarkılara aktarabiliyorum. Ben de çiçek alıyorum da! (Gülüşmeler) Bir de şarkı sözleri aşk bittikten sonra yazılıyor. Âşıkken hiç şarkı yapmadım.

Sırf söz yazmak için ayrıldığınız oldu mu?

Yok canım, öyle bir şey yok! (Gülüşmeler) Allah korusun yani. Bu hastalıklı bir şey olurdu. Şarkı yapmak için öyle bir duygu gerekiyorsa farkında olmadan oraya doğru gidiyor olabilirim.

Gerçek hayranlar yetmedi mi ki, şimdi de Kita isimli sanal karakterle klip çektiniz?

Bu güzel bir projeydi. Bir çizgi karakterle aynı klibin içinde olmak sanırım ilk olan bir şey. Sözlerini benim yazdığım bir şarkıyla olması, yaşça beni dinleyen tutkulu kitleye seslenen karakter olması, çizgi filmleri seven biri olmam artı şeyler.

Yeni albüm var mı yolda?

5 şarkıyı tamamladık stüdyoda. Toplam 12 şarkı olacak, hepsi yeni şarkılar. Albümün ismi henüz belli değil. Ocak ayının ortasında çıkacak albümüm. Yalnız 'Karaağaç' diye türkü bestelemiştim. Onu yeni düzenleme ile seslendireceğim albümde. s.zengin@zaman.com.tr

_________________
Yoruldum her sabah, dönüşüne dair düş görmüş olarak uyanmayı hayal etmekten.
Ben yalanına bile razıyım artık seninle ilgili her şeyin. Bir umudun, bir güneşin...

Yürek sancımın tek refakatçisi, sözcüklerimin yegane bekçisi..
Aldırma satırlarıma bulaşmış hüzün rutubetine.
Önemseme kendimle olan savaşın galibine.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://med-cezir.eniyiforum.org

Keremcem : Bilgisiz bir gençlikten yana değilim

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ay ve Güneş :: DÜNYA VE ÜLKEMİZDE YAŞAM :: Sosyal Hayat & Medya -

/

forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Bir bloga sahip olmak