Ay ve Güneş

/

 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  Video BölümüVideo Bölümü  
SIK KULLANILAN BÖLÜMLER
Tıkla Dinle Kutucukları & Maneviyat& Aşk ve Sevgi & Lakırdı Ovası & SEYR-i ALEM & DİVAN-I EDEBİYAT
GİTMEK İSTEDİĞİNİZ BÖLÜMÜN İSMİ ÜZERİNE TIKLAYIN
EN SON GÖNDERİLEN 10 MESAJ
Konu Yazan GöndermeTarihi
C.tesi 17 Haz. 2017, 13:04
Perş. 25 Mayıs 2017, 09:45
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:58
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:56
Perş. 04 Mayıs 2017, 09:33
Salı 25 Nis. 2017, 09:47
Çarş. 19 Nis. 2017, 09:57
Perş. 30 Mart 2017, 09:46
Perş. 23 Mart 2017, 09:03
Ptsi 20 Mart 2017, 09:18

Muhafazakârlarla laikler HİLMİ YAVUZ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
emiroğlu




Yaş : Kayıt tarihi : 09/09/08 Mesaj Sayısı : 589 Nerden : İş/Hobiler : Lakap : amcasını arıyor

MesajKonu: Muhafazakârlarla laikler HİLMİ YAVUZ Salı 17 Şub. 2009, 10:35

Türkiye'de muhafazakârların ne kadar muhafazakâr olduklarını biliyoruz da, muhafazakâr olmayanların, mesela, laik kesimi oluşturanların, muhafazakâr olup olmadıklarını biliyor muyuz?
Türkiye, bir karşıtlıklar ülkesi. 1800'lü yıllardan ya da XIX. yüzyılın başından itibaren, entelektüel tarihini, hep bu ikili karşıtlıklar üzerine inşâ edilmiş buluyor Türkiye: Modern/Geleneksel; Doğulu/Batılı; Şehirli/Köylü; Laik/Muhafazakâr. Bu ikili karşıtlıkların hepsi, sanki birbiriyle örtüşmeyen temel çelişkiler olarak sunuldu bize. Modern'le Geleneksel'in, Şehirliyle Köylünün, Laik ile Muhafazakârın, birbirlerinden siyahla beyaz gibi değil, siyahla-siyah olmayan gibi ayrıldıkları gösterilmek istendi. Oysa mantıkta 'karşıtlık' (opposition) ile, 'çelişki' (contradiction) arasında büyük fark vardır: İkili karşıtlık, üçüncü ihtimali dışta bırakmaz; siyah'la beyaz'ın dışında öteki renkler de vardır çünkü... Oysa çelişki, ya biri ya öteki'dir, siyah'la siyah-olmayan arasında bir üçüncü ihtimal yoktur...
Yakın geçmişimizi bu mantıksal kavramsallaştırmalardan yola çıkarak okursak, entelektüel tarihimizin ikili karşıtlıklar olarak sunduğu Modern/Geleneksel, Şehirli/Köylü, Laik/Muhafazakâr ikilikleri, sanki Modern olan Geleneksel olamazmış; Köylü olan Şehirli olamazmış ya da Muhafazakâr olan Laik olamazmış gibi, çelişkiler biçiminde alımlandığını gösteriyor. İkili karşıtlıkların imkânlı kıldığı ara konumların göz ardı edilmesi, karşıtlıkların uzlaşmaz zıtlıklar olarak okunması! Öteden beri süregelen zihinsel maluliyetimiz, budur!
Karşıtlıkların uzlaşmaz çelişkiler biçiminde sunulması, Devletin gerek ideolojik gerekse yaptırımcı aygıtlarının dayatmasının sonucudur. Cumhuriyet döneminde Devletin lojiği, kendisini, karşıtlıkları çelişkiler gibi göstererek yeniden üretme imkânını kullanmıştır ve resmî ideoloji, işte tastamam bunun, yani çelişkilerin karşıtlıklar gibi gösterilmesi üzerine inşâ edilmiş bir (yanlış-) bilinçlilik konumudur. Sormak gerekiyor: Devletin, Türkiye'de Modernle Geleneksel'in (ya da, Nilüfer Göle'den alıntılayarak söyleyeyim: 'Modern Mahrem'in) bir aradalığını ya da Modern'le Geleneksel-olan arasında bir 'ara konum' olarak yaşama imkânlarını reddetmesi, bu ideolojik tavır-alıştan başka ne ile izah edilebilir?
Muhafazakârlarla laiklerin bir arada yaşamalarının mümkün olmadığını, kimler açıktan açığa öne sürüyor;- bir bakalım: laikler mi, yoksa muhafazakârlar mı? Prof. Kemal Karpat'ın bundan iki yıl önce, Radikal'de Neşe Düzel'le yaptığı konuşmada bu sorunun cevabını nasıl verdiğini hatırladım: 'Türkiye'de dinin yaşanma şekli yumuşadı. Yumuşamakla da kendi özünü buldu. Aşırı dogmatik yönleri törpülendi. Erdoğan hükümetinin İslam'la modernite'yi (Bu cümledeki 'modernite'yi 'laiklik' diye okuyunuz. H.Y.) bir arada tutma konusunda çok önemli vazifeleri var.' Prof. Karpat, Başbakan Erdoğan'a bir mektup yazdığını ve 'sizden şüphe edenlere bir güven hissi veriniz' dediğini de bildiriyor.
(Ayraç içinde belirteyim: Doğallıkla burada sorgulanması gereken bir mesele de yok değildir: Prof. Karpat'ın öne sürdüğü gibi, 'dinin aşırı yönleri [mi] törpülen[miş]tir, yoksa giderek, İslam'ın Muhtevası mı geriye itilmiştir? İslam'ın özellikle Biçim olarak öne çıkmasının, Muhtevanın geriye itilmiş olmasıyla bir ilişkisi yok mudur? Dolayısıyla Biçimin, Modernite olarak okunmasının sosyolojik temeli olduğu öne sürülebilir. Ancak şurası muhakkak ki, İslam'ın Muhteva olarak geriye itilmesinin tarihi, AKP ile başlamıyor. Bu 'geriye itilme'de, Laisizmin adetâ bir Devlet dini olarak dayatılmasının belirleyici bir rolü yok mudur? Düşünmeye değer!)
Gelelim meselemize: Diyelim ki, Erdoğan ve AKP, kamuoyuna 'güven hissi'ni verdi, acaba laik kesim bununla tatmin olacak mıdır? Türkiye'de AKP ve Erdoğan'ın, ağzıyla kuş değil Zümrüdüanka tutsa, gene de yaranamayacağı yeminli laikler vardır ve Prof. Karpat'ın, 'dinin aşırı dogmatik yönleri'nin AKP tarafından 'törpülendiği'ne dair görüşüne laik kesimden acaba kaç kişi inanıyor? Ve asıl soru: Türkiye'de laikler arasında, 'aşırı dogmatik yönleri' olanlar yok mudur ve bunlar, bu 'aşırı dogmatik yönleri'ni 'törpülemişler' midir;- ya da 'törpüleme' eğiliminde midirler? Bu sorular, niçin sorulmuyor? Radikal muhafazakârlar varsa, radikal laikler yok mu bu ülkede? Ve Türkiye'deki siyasal krizlerin sorumlusu olarak, niçin ve ısrarla, sadece ve sadece muhafazakârlar gösteriliyor? Laiklerin hiç mi kabahati yok?
Türkiye'de muhafazakârlarla laiklerin bir arada yaşamalarını imkânsız kılmaya çalışanlar, sadece muhafazakârlar mıdır? Sırtlarını devletin ideolojik ve yaptırımcı aygıtlarına dayamış olmanın verdiği cesaret ve fütursuzlukla, muhafazakârları 'ötekileştirme'ye doğru öteleyen laikler yok mu bu ülkede?
Mesele, uzlaşabilir karşıtlıkları, uzlaşmaz çelişkiler biçiminde görenlerden kaynaklanıyor. Bunların arasında muhafazakârlar da var, laikler de! Ama günah keçisi hep muhafazakârlar oluyor...
15 Şubat 2009, Pazar
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör

Muhafazakârlarla laikler HİLMİ YAVUZ

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ay ve Güneş :: DÜNYA VE ÜLKEMİZDE YAŞAM :: GAZETE YAZILARI ve YAZARLARI -

/

forum kurmak | Sanat, Kültür ve Hobiler | Other literature | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Bir blog yaratın