Ay ve Güneş

/

 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  Video BölümüVideo Bölümü  
SIK KULLANILAN BÖLÜMLER
Tıkla Dinle Kutucukları & Maneviyat& Aşk ve Sevgi & Lakırdı Ovası & SEYR-i ALEM & DİVAN-I EDEBİYAT
GİTMEK İSTEDİĞİNİZ BÖLÜMÜN İSMİ ÜZERİNE TIKLAYIN
EN SON GÖNDERİLEN 10 MESAJ
Konu Yazan GöndermeTarihi
C.tesi 17 Haz. 2017, 13:04
Perş. 25 Mayıs 2017, 09:45
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:58
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:56
Perş. 04 Mayıs 2017, 09:33
Salı 25 Nis. 2017, 09:47
Çarş. 19 Nis. 2017, 09:57
Perş. 30 Mart 2017, 09:46
Perş. 23 Mart 2017, 09:03
Ptsi 20 Mart 2017, 09:18

Evlenecek gençlerin dikkatine!

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
mcnn38
Admin
avatar

Erkek
Yaş : 37 Kayıt tarihi : 04/09/08 Mesaj Sayısı : 1871 Nerden : Geliyon İş/Hobiler : Yaşamak Lakap : GARİB

MesajKonu: Evlenecek gençlerin dikkatine! Çarş. 25 Mart 2009, 12:57

GÜLAY ATASOY
Her genç hayaller kurarak evlenir. Kimi “kalbine mukabil bir kalp” “bularak mutluluğu yakalar, kimi yakalayamaz. Hayat arkadaşına “İyi ki evlendim.” diyenler olduğu gibi; “Ah! Keşke evlenmeseydim..” diye feryad ü figan edenler de vardır… Yeni evlenecek olan gençler sonradan “keşke” demek istemiyorlarsa şu noktalara dikkat etmelidirler:

1) KENDİNİZİ TANIYIN

Eşinizi tanımadan önce kendinizi tanıyın. Evlilikten ne bekliyorsunuz? Evlilik sizin için ne ifade ediyor? Neden evleniyorsunuz? Evlilik bir fantezi mi? Yoksa hayat arkadaşlığı mı?

2) RUHEN OLGUNLAŞIN

Belirli bir ruhî olgunluğa gelmeden evliliğe yanaşmayın. Çünkü evlilik, evcilik oyunu değil. “Biraz oynar usanırsam eşyalarımı alıp eve dönerim.” diyemezsiniz. Evlenirken her zorluğa ve fedakârlığa katlanmayı göze alın.

3) EĞİTİMİNİZİ TAMAMLAYIN

Mesleki eğitiminizi ya da kariyerinizi tamamlamaya özen gösterin.

4) REALİST OLUN

Gözünüzdeki pembe gözlüğü bir kenara bırakıp, realist olmaya çalışın. Çünkü hayal üzerine kurulan evlilik, ilk hayal kırıklığıyla yıkılabilir.

5) ‘DEĞİŞTİRİRİM’ DİYE DÜŞÜNMEYİN

Bazı şeyleri içime katlarım, beğenmediğim huylarını değiştiririm diye düşünmeyin. O zaman evliliğiniz bir şeyleri değiştirme savaşına dönüşür. Sürekli “Neden öyle yaptın? Niye böyle yapmıyorsun? Ben şundan hoşlanmıyorum. Ama sen yapmaya devam ediyorsun. Şu huyundan vazgeç.” demekle geçer.

6) İNANÇLARINIZA UYGUN OLANI SEÇİN

Kendi dini inançlarınıza uygun birisini tercih edin. Kadın namaz kılar kocası içki masası hazırlatırsa, ya da erkek namaz kılarken eşi tersini yaparsa mutluluk oranı o ölçüde azalır. Eşler sürekli “sen yanlış yapıyorsun, ben doğru yapıyorum” tartışması yapar.

7) HUY, AHLAK VE MİZACA DİKKAT!

Huy, ahlak, mizaç ve hatta zevklerde bile uyum içinde olan kişileri tercih etmek evlilikte mutluluğa bir adım atmış olmak demektir.

Cool SEVGİ ÖNEMLİ

Aşık olmadan evlenmem demek ne kadar yanlışsa; sevginin sıfır olduğu bir evliliği de mantık evliliği yapıyorum diye yapmak yanlıştır. Sevmediğiniz, içinizin ısınmadığı komşunuzla bile yapamazken hayat arkadaşıyla hiç yapamazsınız.
9) AİLENİZİN GÖRÜŞÜNE ÖNEM VERİN


Sonradan “Ben nerede yanlış yaptım?” dememek için ilk anda yanlış yapmayın. Çünkü kimi gençler ailelerin denk görmediği eşlerle evleniyorlar. O an hisleri mantıklarını örtüp aileyi dinlemiyorlar

_________________
Yoruldum her sabah, dönüşüne dair düş görmüş olarak uyanmayı hayal etmekten.
Ben yalanına bile razıyım artık seninle ilgili her şeyin. Bir umudun, bir güneşin...

Yürek sancımın tek refakatçisi, sözcüklerimin yegane bekçisi..
Aldırma satırlarıma bulaşmış hüzün rutubetine.
Önemseme kendimle olan savaşın galibine.


En son mcnn38 tarafından Çarş. 25 Mart 2009, 13:58 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://med-cezir.eniyiforum.org
mcnn38
Admin
avatar

Erkek
Yaş : 37 Kayıt tarihi : 04/09/08 Mesaj Sayısı : 1871 Nerden : Geliyon İş/Hobiler : Yaşamak Lakap : GARİB

MesajKonu: Geri: Evlenecek gençlerin dikkatine! Çarş. 25 Mart 2009, 13:00


Önce nişan sonra düğün; 20 soruda nişanlılık
Merak ettiğiniz sorulara ilginç cevaplar
Nişanlılık, evliliğe giden önemli bir adım. Bu önemli süreçte birçok sorunlar ortaya çıkabiliyor. Bu sorunları aşabilenler mutlu bir evliliğe yelken açabiliyor. Nişanlılıkla ilgili soruları Ali Demirel, Gülay Atasoy, Bilgin Kalmış, Mustafa Oğuz ve Şemsinur Özdemir cevapladı. Ailem


|||||||| ALİ DEMİREL ||||||||

1. Nişanlılık nedir?

Nişan, evlilik öncesi evliliğe hazırlık döneminin adıdır. Nişanlılık dönemi, evlenecek kişilerin ve ailelerin birbirlerini tanımalarını sağlar. Nişanlanma, memleketimizde yaygın bir âdet olduğu gibi, dinimizde de yeri olan bir husustur. Nitekim Peygamberimiz, Hz. Âişe ile üç sene kadar nişanlı kaldıktan sonra evlenmişlerdir. Böylece, nişan aynı zamanda bir sünnet sayılmaktadır. (Müslim, Nikâh, 69) Dinimizde evleneceklerin nikâhtan önce birbirlerini görmesi ve tanıması için nişanlılık devresi caiz görülmüştür. Çünkü iki insanın bir araya gelip mutlu bir evlilik hayatı kurabilmeleri için birbirlerini iyi tanımaları şarttır. Bunun için önce sağlıklı bir nişanlılık dönemi yaşanması uygun görülmüştür.

2. Nişanlılık, evlilik midir?

Nişan, bir evlilik olmayıp evlilik vaadinden ibarettir. Nişanlılık, taraflara evliliğin verdiği yakınlığı, birlikte yaşama hakkını ve yetkisini vermez. Yani mahremiyet bakımından nişanlılar, birbirlerine iki yabancı durumundadır. Bu durum, daima göz önünde tutulmalıdır. Nitekim nişanı, bir evlilikmiş gibi telâkki ederek nişanlılar arasındaki mahremiyet sınırına dikkat edilmemesi neticesinde, toplumumuzda pek çok üzücü ve aileleri sıkıntıya sokacak durumlar görülmekte ve duyulmaktadır. Bu hususta titizlik gösterilmemesi sonunda tarafları pişmanlığa düşüren bazı hataların çıkma ihtimali göz ardı edilmemelidir. Resmî nikâh yapılıncaya kadar her iki taraf da meşruiyet sınırını aşmamaya itina etmelidir.

3. Nişandan dönmek caiz mi?

Beraberliklerini sürdüremeyeceklerini anlayan nişanlılar her zaman için nişanı bozma hak ve yetkisine sahiptirler. Nişanlıların mesut bir yuva kuramayacakları hususunda ciddi belirtiler çıkarsa, nişan sözleşmesine nihayet verilebilir. Böyle bir durumda alınmış olan hediyeler karşılıklı olarak geri verilir; taraflar helalleşmeyi de sağlamaya çalışırlar. Nişan atma her ne kadar bir haksa da bu hakkı, kimseyi incitmeden, maddî ve manevî zarara uğratmadan kullanmak en doğrusu ve en hoş olanıdır.

4. Nişandan dönen biriyle evlenilmez mi?

Nişandan dönen bir kız veya erkekle elbette evlenilebilinir. Çünkü artık o kimseyi bağlayıcı bir durum ortadan kalkmıştır. Ancak başkasının nişanlısı olan bir kadına evlenme teklif etmek caiz değildir.

5. Nişanlılık döneminde aldatıcı davranışlar, roller kişilikleri maskeliyor mu?

Nişanlılık döneminde taraflar birbirlerinin kusurlu yanlarını gizlemeye çalışabilirler. Gerçek yüzlerini ortaya koymayabilir, kendilerini olduklarından başka türlü göstermeye çalışabilirler. Ancak bu tarz aldatıcı tavır ve söylemler, ilişkinin daha başlangıçta yanlış temellendirilmesi demektir. Uzun vadede her iki taraf da bundan zararlı çıkarlar. O yüzden nişanlılık döneminde taraflar, kendilerini oldukları gibi göstermeliler, aldatıcı tavırlardan uzak durmalılar.

|||||||| GÜLAY ATASOY ||||||||

6. Gençler ailelerinden habersiz nişanlanabilir mi?

Maalesef son zamanlarda gençlerin ailelerinden habersiz nişanlanmaları moda oldu. Özellikle üniversiteye gelen ve yalnızlık hisseden gençler bu duygudan kurtulmak için nişanlanıyor. Sonunda ise genç kızın mağdur olacağı çok acı tablolar ortaya çıkıyor. Böyle üzücü olayların yaşanmaması için gençler mutlaka ailelerinin görüşünü almalıdır. Çünkü ‘gençlik damarı akıldan ziyade hissiyatı dinler. His ve heves ise kördür’ geleceği görmeyebilir.

7. Nişanlılıkta duygusal çatışmalar yaşıyor ve çiftler birbirine ısınamıyorsa ne yapmalı?

Bazen gençler, “nikâhta keramet var” sözüyle birbirine ısınamadıkları halde evlendiriliyor. Halbuki nikâhtaki keramet birbirini sevmeyen iki insanın nikâhlandıktan sonra birbirlerini sevecekleri anlamına gelmiyor. Böyle gençler eğer bir türlü birbirine ısınamıyorsa ayrılmaları daha doğru olur. Çünkü evlilikte sevgi çok önemli, hatta arabayı yürüten benzin hükmündedir. Benzinsiz araba yürümediği gibi, sevgisiz evlilik de yürümez.

8. Bakış açısı farklılıkları ortaya çıkıyorsa buna nasıl yaklaşmalı?

Mutsuzluğa ve büyük çatışmalara sebep olan bakış ayrılıkları olan gençlerin ilk başta nişanlanmamaları gerekir. Mesela delikanlı eşinin örtünmesini ister, genç kız da ‘asla’ derse bu, evlilikte büyük çatışmalara ve hatta ayrılmaya bile sebep olabilir. Şayet bu farklılıklar ufak tefek şeylerse karşılıklı konuşarak anlayışla aşılabilir.

9. Nişanlı çiftler eşya krizini nasıl aşmalı?

Birbirini seven ve mutlu olacaklarına inanan iki gencin basit şeylere takılmaması gerekir. Hz. Fatıma validemiz evlendiğinde tüm eşyası ne kadardı? Ezvac-ı tahiratın evlilikleri yine hâkeza… Dünyanın faniliği düşünülür ve sünnete uyulursa bu problemler kendiliğinden ortadan kalkar. Bilmem hangi otellerde ve eşyalarla yapılan düğünlerin birkaç gün sürdüğüne şahit oluyoruz.

10. Birbirinizin aileleri hakkında söylenen laflara inanmalı mı?

Bazen de aileler hakkındaki sözler abartılı olabiliyor. Veya çevredeki kötü niyetli insanlar, arada söz taşıyarak ailelerin ve nişanlı çiftlerin arasını açabiliyor. Bu sözlerin doğruluk payını iyi araştırmak, konuyu tahkik etmeden hükme varmamak gerekir.

|||||||| MUSTAFA OĞUZ ||||||||

11. Nişanlılık dönemi aldatıcı olabilir mi? Bu aldatıcılığı öğrenme yolları nelerdir?

Nişanlılık dönemi, evlenecek kişilerin birbirine ister istemez “şirin” görünmeye çalıştığı dönemdir. Bu dönemde taraflar birbirine gerçek yüzlerini göstermezler. Bu süreçte nişanlılar yapmacık davranışlar içine girip gerçek yüzünü sezdirmeyebilir. Aşkın insanın gözünü kör ettiği gerçeğini göz önüne aldığımızda bu aldatıcı davranışları “nişanlı”ların fark etmesi zor olur. Bu durumda yakın çevresindekilerin yardımını almalı, onların görüşlerine önem vermelidir. Bir kişinin gerçek yüzünü, iyi ve kötü yönlerini bütünüyle o kişiyle uzun süre birlikte olan kişiler bilebilir. Bu da o kişinin aile, komşu, iş ve arkadaş çevresindeki kişilerdir. Bu kişilerden “nişanlı” ile ilgili sağlıklı bilgi alınabilir. Bunun yolu da bu çevredeki kişiler arasında bir araştırma yapmaktır. Bunu nişanlı kişi değil de bir yakını yapmalıdır.

|||||||| BİLGİN KALMIŞ ||||||||

12. Nişanda ailelerin kültür çatışmaları nasıl önlenebilir?

Nişanda ailelerin kültür çatışmalarını mutlak manada önlemek mümkün değildir. Tek çözüm karşılıklı olarak bazı gerçekleri kabul ve saygıdır. Kültürün çok uzun bir geçmişi olduğu için değiştirilmesi ve yıkılması zordur. Ama dinî hükümlermiş gibi sarılıp mutlaka yapılması gerekir denilip insanlara zor durumlar yaşatılması kesinlikle doğru değildir.

13. Nişanlılıkta aileler de nişanlanır mı?

Ailelerin en aktif olduğu dönem nişanlılık dönemidir. Evlilik sadece iki kişi arasında görünse de bir akrabalık müessesesi kurulacağı için aileler de nişanlanmış demektir. Ama ailelerin değişik yanlış anlamalarından dolayı hayırlı bir işin ortada kalması ise uygun değildir. Ailelerin birbirlerini tanımaları ileride çiftler arasında muhtemel bir sıkıntının daha iyi çözülmesine sebep olacaktır.

14. Nişanlınızı nasıl tanıyabilirsiniz? Tanımanın ölçüleri nedir?

Nişan döneminde eş adayını genel çerçevesiyle tanımak mümkün olsa da ayrıntılarıyla tanımak mümkün değildir. Nişan dönemi genellikle insanların hep iyi yönünü gösterdiği bir dönemdir. Bu da çok normal bir durumdur. Problem ve sıkıntı anında insanların tepkisi, yaklaşımı ve anlayışını doğal bir ortamın dışında anlamak çok zordur. Zor anlarda ve mutlu anlarında insanların tepkileri kişinin yapısıyla ilgili ipucu verir.

15. Nişanlılık evlilik için bir kriter midir, evliliğin iyi ya da kötü olacağını gösterir mi?

Evet, kriterdir. Nişanlılık dönemi için 6 aylık bir zaman dilimini tavsiye ediyoruz. Bu dönemde beraber ağlayıp beraber gülebiliyorsanız çoğu meseleyi çözmüş ve sizin için uygun eşi bulmuşsunuz demektir.

16. Nişanın amacı evlenecek çiftlerin birbirini tanıması mıdır?

Evet, nişanın amacı bir ömür boyu beraber yaşamayı düşündüğünüz insanı tanıma sürecidir. Olabileceğine veya olamayacağına karar verme dönemidir.

17. Nişanlanan çiftler aynı evde ikamet edebilirler mi?

Haram ve helal dairesine dikkat ederek nişanlı çiftler umuma açık alanlarda baş başa görüşebilirler. Bundaki amaç ise sadece karşı tarafı tanıma olmalıdır. Aynı evde ikamet edemezler.

18. Törensel şeyler yapılmasa olur mu?

Her yörenin farklı âdet ve kültürü var. Nişanların nasıl yapılacağını, törenlerin sade olup olmayacağını kız ve erkek tarafının anlaşarak belirlemesi daha güzel olur.

19. Nişan olmadan nikâh yapılsa olur mu?

Nişan olmadan nikah yapılabilir. Bunda bir sakınca yoktur. Nişan olmadan evlilik olmaz denilemez. Ama evlenecek çiftlerin birbirlerini daha iyi tanımaları için nişanlılık dönemi bir fırsattır. Evlilikten dönmek, nişandan dönmekten çok daha zordur.

|||||||| ŞEMSİNUR ÖZDEMİR ||||||||

20. Nişanlanmanın ve nişan bozulmasının kanunî hükmü nedir?

Türk Medeni Kanunu’na göre, nişanlanma, tarafların birbirlerine karşılıklı yazılı veya sözlü olarak kendi serbest iradeleriyle evlenme vaadinde bulunmalarıdır. Tabii ki her hukuki işlem gibi tarafların ayırt etme güçleri (temyiz kabiliyeti) olmak zorundadır. Ancak nişanlanma tarafları evlenmeye zorlayamaz. Kişiler kendi hür iradeleriyle evlenme veya evlenmemede serbesttirler. Taraflar isterlerse tek taraflı veya karşılıklı anlaşma ile nişanı bozabilir. Nişanın karşılıklı anlaşma ile bozulmasına “ikale” denir.

İkale ile biten nişanlardan sonra maddi ve manevi tazminat davası açılamaz. Nişanın tek taraflı olarak bozulmasında haklı ya da haksız sebepler maddi ve manevi tazminat davalarının açılabilmesi için önemlidir. Nişanın bozulmasındaki bu haklı ya da haksız sebepleri hakim takdir eder.

Nişan eğer nişanlılardan birinin haksız yere nişanı bozması veya nişanın bozulmasına kendi kusuru ile sebebiyet verip nişanın davacı nişanlı tarafından bozulmasında da maddi tazminat istenebilir. Örnek olarak; A ile B nişanlıdır. A evlilik için kendisine iyi niyetle kıyafet almıştır, A’nın annesi de evlilik için iyi niyetle davetiye bastırmıştır. (Masrafların talep edilebilmesi için iyi niyetle yapılmaları gerekir.) A, B’nin başkasıyla ilişkisi olduğunu öğrenmiştir ve bunun üzerine A nişanı tek taraflı olarak bozmuştur. A daha sonra mahkemeden bu masraflar için bir maddi tazminat talebinde bulunabilir.

Nişan bozulduktan bir yıl sonra hediyeleri isteyemezsiniz!

Aynı şekilde A’nın annesi de aynı davayı açabilir ve masrafları isteyebilir. Tabii ki bu arada B’nin ilişkisini A, hakime ispat etmelidir. Bu olayda B’nin nişanlılıktaki sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle hakim uygun bir tazminata karar verebilir. Maddi tazminat isteme süresi nişanın bozulmasından itibaren 1 yıldır. Bir yıl sonunda dava açılmazsa dava zamanaşımına uğrar.
Yine burada nişan tek taraflı bir irade beyanıyla sona ermiştir. Nişanın bozulmasında kusuru olmayan taraf manevi zarara uğradığı gerekçesiyle mahkemeye başvurup hakimin bu manevi zararın varlığını kabul etmesi ve bunun üzerine uygun bir para tazminatına karar vermesiyle nişanın bozulmasında kusuru olan taraf diğer davacı tarafa bu tazminatı ödemekle yükümlüdür. Burada da dava açılma süresi 1 yıldır.
Nişan bozulduktan sonra iade edilmesi istenen hediyeler nişanlılık dolayısıyla verilmeli, maddî değeri büyük hediyeler olmalıdır. Bu hediyeler nişanlı ya da onun anne veya babası ya da onlar gibi hareket eden kimseler tarafından istenebilir. Burada da hediyelerin istenebilmesi için nişanın bozulmasından itibaren 1 yılın geçmemesi gereklidir. Taraflara verilen hediyeler aynen mevcut ise aynen, aynen verilemiyorsa mislen, mislen de geri verilemiyorsa sebepsiz zenginleşme kuralları uygulanır. Hediyeler iyi niyetle elden çıkmış ise hediyelerin iadesi istenemez

_________________
Yoruldum her sabah, dönüşüne dair düş görmüş olarak uyanmayı hayal etmekten.
Ben yalanına bile razıyım artık seninle ilgili her şeyin. Bir umudun, bir güneşin...

Yürek sancımın tek refakatçisi, sözcüklerimin yegane bekçisi..
Aldırma satırlarıma bulaşmış hüzün rutubetine.
Önemseme kendimle olan savaşın galibine.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://med-cezir.eniyiforum.org
mcnn38
Admin
avatar

Erkek
Yaş : 37 Kayıt tarihi : 04/09/08 Mesaj Sayısı : 1871 Nerden : Geliyon İş/Hobiler : Yaşamak Lakap : GARİB

MesajKonu: Geri: Evlenecek gençlerin dikkatine! Çarş. 25 Mart 2009, 13:02

GÜLAY ATASOY

Görür görmez vurulmuş, “İşte tam istediğim gibi bir gelin” diye mırıldanmıştı. Hemen isteme turlarına başlamış, oğlunu paşalara layık bir düğünle baş göz etmişti.

İlk günler gelinini çok sevmişti. Ama ne olmuşsa düğünden sonra olmuş, her akşam oğluna bir şikâyet dilekçesi sunmaya başlamıştı.

Artık delikanlı eve koşar adımlarla değil korkuyla geliyordu. “Acaba annem bugün neler anlatacak?” diyerek ürküyordu. Daha kapıdan girer girmez annesinin serzenişleriyle karşılaşıyordu.

Eşi de ufaktan ufaktan rahatsız olmaya ve tartışmalar, gözyaşları ve şikâyetler başlamıştı…

…Ve anne son dilekçeyi vermişti. Ya eşin ya ben.

Delikanlı deliye dönmüştü. Ne eşinden vazgeçebiliyordu ne de annesinden. Yıllarca süren bu tartışmalar mahkeme kapısına kadar gitmişti.

Ne yazık ki, böyle trajediler sık sık yaşanıyor. Bir hiç yüzünden nice genç gelinlerin boynu bükülüyor. Genç erkeklerin omuzu çöküyor. Gencecik insanlar, anne kaprisine kurban gidiyor.

Kimi avukatlar, boşanmaların birinci sırasını şiddetli geçimsizliğin, ikinci sırasını ise aile yakınlarının müdahalesinin aldığını söylüyor.

Uzmanlara göreyse bazı insanların evlenmemesi gerekiyor. Bunlardan birileri de “büyüyememişler”.
Yani belirli bir ruhi olgunluğa erişmemiş, şahsiyeti tam oturmamış ve ailesine son derece bağlı ve etki altında kalanlar…

Bu tip kişilerin kişilikleri oturmamış olduğundan hep yakınlarının sözleriyle hareket ediyor. Kendilerini idare edemediklerinden idare ediliyorlar.

Yani kayınvalide oğluna “eşini sev” dediğinde sever. “Döv” dediğinde döver.

Bu sadece erkek için değil, kadın için de geçerlidir. İyilik zannıyla nice kötülük yapan:
“Aman ezilme. Kendini ayak altına verme. Kendini kullandırma” diyerek kızlarını fena hareket etmeye teşvik eden kız anneleri de var. Şayet kız da “büyüyememişler” sınıfındaysa annesinin yanlış telkinleriyle aile yuvasını cehenneme döndürebiliyor.

Yaşınız büyüdü; ya ruhunuz, davranışlarınız büyüdü mü?

* İlk önce evlenmeyi düşünen aday “büyüyememişler” grubundaysa büyüyene kadar evlenmemelidir.
* Kayınvalidelerse, çocuklarının evine karışmamalıdır. Bu kız annesi için de erkek annesi içinde geçerlidir. Çünkü aile probleminde sıkıntıyı sadece kayınvalidenin “el kızı” dediği gelin değil, “ciğerparem” dediği oğlu da çekmektedir.
* Erkek iki kadın arasında kalmaktadır. Bir taraftan eşi öbür taraftan annesi çekiştirmekte ve annenin “ciğerparesi” de “el kızıyla” birlikte yıpranmaktadır.
* Peygamberimiz: “Kadını kocası aleyhine kışkırtan kimse bizden değildir.” buyurmaktadır (Ebû Davud, Talâk:1.)
* Öyleyse, oğlunu seven ve onun mutluluğunu isteyen kayınvalide, gelinini sevmeli ki, hem oğlu mutlu olsun hem de gelininin sevgisini kazanarak oğlunu kaybetmesin

_________________
Yoruldum her sabah, dönüşüne dair düş görmüş olarak uyanmayı hayal etmekten.
Ben yalanına bile razıyım artık seninle ilgili her şeyin. Bir umudun, bir güneşin...

Yürek sancımın tek refakatçisi, sözcüklerimin yegane bekçisi..
Aldırma satırlarıma bulaşmış hüzün rutubetine.
Önemseme kendimle olan savaşın galibine.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://med-cezir.eniyiforum.org
mcnn38
Admin
avatar

Erkek
Yaş : 37 Kayıt tarihi : 04/09/08 Mesaj Sayısı : 1871 Nerden : Geliyon İş/Hobiler : Yaşamak Lakap : GARİB

MesajKonu: Geri: Evlenecek gençlerin dikkatine! Çarş. 25 Mart 2009, 13:13

Kendini tanımadan eş bulamazsın!

Evlenmeye karar verdiğinizde, karşınızdakinin uygun kişi olup olmadığını anlamak için öncelikle kendinizi tanımanız gerekiyor. Nasıl bir kişiliğiniz olduğunu, ihtiyaçlarınızı, evlilikten beklentilerinizi, hayat görüşünüzü ve ahlaki değerlerinizi tespit etmeniz, karar verirken işinizi kolaylaştıracaktır. Kendini tanıdıktan sonra, kişinin evlenmeyi düşündüğü insana da olduğu gibi görünmesi gerekir.

AYNI İNANCA SAHİP OLMAK UYUM ANLAMINA GELMİYOR

Genellikle eşler birbirini tanımadan, biyolojik ve maddi yeterliliğe göre veya yine bu kriterlere önem veren tanıdıklarının tavsiyesine göre karar veriyor. İnancın kişiliğe getirdiği olumlu özellikler o kişinin sahip olduğu özelliklerle orantılı. Yani aynı inanca sahip olmak evlilikte mutlak bir uyumu sağlamayabiliyor.

EVLENİNCE DEĞİŞİLMİYOR

Eş seçiminde mümkün olduğu kadar açık ve dürüst davranmak gerekir. Olduğun gibi görünme ya da göründüğün gibi olma, önemli bir iç tutarlılık göstergesidir. Mutlu evlilikler aklın ve duyguların eşdeğerde ortaya konduğu ilişkilerdir. Evlilik kimsenin kişiliğini değiştirmez. ‘Evlenince ben onu değiştiririm’ mantığı sizi ancak mutsuzluğa götürür.

FİZİKSEL YETERLİLİK VE MADDİYAT MUTLULUĞA YETMEZ

Evlilikte çoğunlukla karşı tarafın fiziksel görüntüsü, maddi gücü ve sosyal becerisi üzerinde durulur. Bir kişinin belli bir yaşta olması ve parasının olması o kişinin ticarette başarılı olacağı anlamına gelmezse aynı şekilde sağlıklı bir evlilik için de kişinin belli bir yaşta olması, fiziksel görünümünün iyi olması ve maddi imkanının olması o kişinin evliliğe uygun olduğu ve evlilik yeterliliğine sahip olduğu anlamına gelmez.

_________________
Yoruldum her sabah, dönüşüne dair düş görmüş olarak uyanmayı hayal etmekten.
Ben yalanına bile razıyım artık seninle ilgili her şeyin. Bir umudun, bir güneşin...

Yürek sancımın tek refakatçisi, sözcüklerimin yegane bekçisi..
Aldırma satırlarıma bulaşmış hüzün rutubetine.
Önemseme kendimle olan savaşın galibine.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://med-cezir.eniyiforum.org
Sponsored content





MesajKonu: Geri: Evlenecek gençlerin dikkatine!

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Evlenecek gençlerin dikkatine!

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ay ve Güneş :: TEMAŞA MEYDANI :: Aile ve Çocuk -

/

Bedava forum | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Yetkinblog.com