Ay ve Güneş

/

 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  Video BölümüVideo Bölümü  
SIK KULLANILAN BÖLÜMLER
Tıkla Dinle Kutucukları & Maneviyat& Aşk ve Sevgi & Lakırdı Ovası & SEYR-i ALEM & DİVAN-I EDEBİYAT
GİTMEK İSTEDİĞİNİZ BÖLÜMÜN İSMİ ÜZERİNE TIKLAYIN
EN SON GÖNDERİLEN 10 MESAJ
Konu Yazan GöndermeTarihi
C.tesi 17 Haz. 2017, 13:04
Perş. 25 Mayıs 2017, 09:45
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:58
Cuma 12 Mayıs 2017, 09:56
Perş. 04 Mayıs 2017, 09:33
Salı 25 Nis. 2017, 09:47
Çarş. 19 Nis. 2017, 09:57
Perş. 30 Mart 2017, 09:46
Perş. 23 Mart 2017, 09:03
Ptsi 20 Mart 2017, 09:18

Vali Beyin Başyazısı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
emiroğlu




Yaş : Kayıt tarihi : 09/09/08 Mesaj Sayısı : 589 Nerden : İş/Hobiler : Lakap : amcasını arıyor

MesajKonu: Vali Beyin Başyazısı Perş. 21 Mayıs 2009, 11:35

Bayramın ikinci günü ev ziyaretçilerle doldu. Evin büyük oğlu Doğan Bey elinde gazete, "Vali Bey Bayram gazetesine başyazı yazmış " dedi.
Büyük Hanım,
"Vali Beyi pek severim. Ne yazmış acaba, aman oku. "dedi.
Doğan Bey gazeteyi okumaya başladı:
"Otuz günlük oruç ayını gıpta edilecek bir irade metaneti ile tamamlayan vatandaş imrenilir bir ruh safveti ve samimiyeti içerisinde bayram Musâfahasına koşuyor"
Büyük Hanım Sordu.
"Nereye koşuyor?
Oğlu Doğan Bey, gazetedeki kelimeyi heceliyerek okudu:
"Mu-sa-fa-ha-sı-na koşuyor"
Misafirlerden biri,
"Husamafa ne demek?" diye sordu.
O sırada cart diye bir ses duyuldu. Halının üstünde oynayan torunlarından biri yerdeki Bayram gazetesini yırtımıştı. Misafirlerden biri edebiyat öğretmeni:
"Fusamaha diye bir kelime hiç duymadım" dedi.
Bir misafir:
"Siz duymadınız diye kelime yok mu demektir? Daha sizin duymadığınız dünyada ne kadar kelime var" deyince, öğretmen:
"Olabilir. Ben duymadım " dedi.
O zamana kadar söze karışmamış olan büyük baba,
"Nedir o? dedi. "Duyup duymadığınız nedir?"
"Safahuma kelimesini hiç duydunuz mu?"
"Ha... Bildim. Japon adalarından biri olacak. Bu Japon adaları irili ufaklı dört yüzden fazla olup, içlerinde en münbit ve mahsuldar olanına Sumahufa adası denir. "
"Sumahufa değil baba..."
"Ya nedir?"
"Husamafa..."
"Yanlış yazmışlardır. Doğrusu Fusamaha olacak. Evet bir Japon adaşıdır."
"İmkânı yok, Japon adası olamaz, Vatandaşların Japon adasında işi ne?"
"Turist olamazlar mı? "
"Amma da yaptınız, Bayram diye vatandaşlar Namusafa adasına mı kaçacaklar?"
Doğan Bey,
"Yahu," diye bağırdı. "Bir kere kelimenin aslını bozdunuz, Gazete nerede, baksanıza şuna.,. "
Yerden gazeteyi aldılar. Torun gazeteyi yırtmış, parçalamıştı. Tam aradıkları kelime okunamıyordu. Doğan Bey:
"Ben Humasufa diye okuduğumu gayet iyi biliyorum"dedi
Bir misafir:
"Evet" dedi. "Doğru... Siz sahamufa diye okudunuz. "
"Tabii canım insan okuduğunu bilmez mi? Tabii fusamaha diye okudum."
"Haaa... Şimdi anlaşıldı. Şuna Humasufa desenize Saha-fuma demek bilirsiniz bazı şeylerin beş altı adı vardır. Meselâ hela, ayak yolu deriz, kabine deriz, tuvalet deriz.
Abdesthane."
"Hah işte tamam italyanlar ayıp olur diye bir mecliste helaya bizim gibi kabine demezler, masafuha derler. Şimdi anlaşıldı mı?
"Amma yaptınız baba... İnsaf yahu... Yani vatandaşlar ayak yoluna mı koşuyorlar?"
"Neden koşmasınlar? Şimdi vatandaşlar her bir yere koşuyorlar,, trene, vapura, otobüse, tramvaya... Neresini boş buluyorlarsa oraya koşuyorlar.
Şimdi boş yer kaldı mı? Boş buldun mu koşacaksın."
"Olamaz, imkânı yok... Bu sahamufa olsa bir bayram yeri, sirk adı filândır."
"Musafama mı; Haa bildim, bildim, Dur ayol.. Danyal Peygamberin kardeşinin adı neydi. "
"Yoo... o başka. Onun adı Husafama. Bayram sevinciyle vatandaşlar Danyal Peygamberin kardeşine mi koşacaklar. Amma yaptınız. "
"Sahumafa'yı şimdi hatırladım. Eskiden Hasamafu adında bir Hint fakiri vardı. Gazetelerde okumuşsunuzdur. Bu Mufasaba zurna çalar, halatı yılan gibi oynatırdı. "
"Canım Hint Fakiri." Fasamuhayı herkes biliyor. Bu o masafahu değil..."
"Ay aman, bırakın şunu. Ne olursa okun. Tasası bize mi düştü? Samuhafaf fusamaha, her neyse..."
"Canım hanım, öyle şey olur mu? Bütün vatandaşlar bayram günü
Hasamafu'ya koşarken biz duralım mı? Belki Migros gibi birşeydir de kahve, çay dağıtıyordur. "
El sıkışmak, selâmlaşmak mânasına gelen musafaha kelimesinin başına gelenlere bakınız. Nice böyle güzel kelimelerimiz ondan farklı değil.
Kaynak: Kelimeler armonisi, sayfa 9-12, Saffet Senih,
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör

Vali Beyin Başyazısı

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ay ve Güneş :: RUH UFKU :: Kıssadan Hisse -

/

Yetkinforum.com | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Bir blog yaratın